Ana içeriğe geç
Sözlük

bekler ile cümle

bekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.pomeril je vanj smrtno orožje, ognjene je naredil pšice svoje.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.También ha alistado para sí armas de muerte y ha hecho incendiarias sus flechas
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.und hat darauf gelegt tödliche Geschosse; seine Pfeile hat er zugerichtet, zu verderben.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.και δι' αυτον ητοιμασεν οργανα θανατου προσηρμοσε τα βελη αυτου εναντιον των διωκτων.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Приготвил е против него и смъртоносни оръжия; Прави стрелите си огнени стрели.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.ולו הכין כלי מות חציו לדלקים יפעל׃
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.‎وسدد نحوه آلة الموت. يجعل سهامه ملتهبة
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.他 也 豫 備 了 殺 人 的 器 械 . 他 所 射 的 是 火 箭
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.他 也 豫備 了 殺人 的 器械 . 他 所 射 的 是 火箭
Hepimiz bekleriz...Bir şey bekleriz! Mesela ben.Ήταν μόνο μια αναμονή για κάτι πιο σημαντικό. ...Κάτι πραγματικό...
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.강쪽을 향해 사진을 찍으면서 날라가면 허드슨 강이 시야에 들어 오지요.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.בטיסה מעל כיכר טיימס, מביטים מטה לעבר נהר ההדסון, מחכים להדסון שיגיע.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.بالتحليق فوق تايمز سكوير، و ننظر اتجاه نهر هيدسون، وننتظر هيدسون ليظهر.
Hudson'un gelmesini beklerken Hudson Nehri'ne doğru bir fotoğraf çekebildik.実写したかのような映像です 最新技術のおかげで 私達は
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Co interesujące, po paru miesiącach będzie miało miejsce coś takiego:
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Curiosamente, damos-lhes uns meses, e isto é o que acontece. "Este é um...
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.De façon plutôt intéressante, voilà ce qui se passe après quelques mois.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.E' piuttosto interessante, dategli un po' di mesi, ed ecco quel che succede.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Este interesant că dacă le dai câteva luni, iată ce se întâmplă.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Interessanterweise passiert nach einigen Monaten das Folgende.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Je zajímavé dát jím pár měsíců, pak se stane toto.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.흥미로운 사실은, 그들에게 몇 개월의 시간을 준다면, 이런 일이 발생한다는 것이죠.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Mikä on mielenkiintoista on se, että kun heille antaa muutaman kuukauden seuraava tapahtuu.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Milyen érdekes, nézzük csak mi történik néhány hónap elteltével.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Muy interesante, si les damos pocos meses esto es lo que pasa.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Thú vị hơn cả, bạn cho họ thêm vài tháng, và đây là điều xảy ra. [Đây là một cái]
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Wat belangwekkend is, is dat er na een paar maand dit gebeurt.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Zelo zanimivo, pa se po nekaj mesecih zgodi to.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Το ενδιαφέρον είναι πώς, αν τους δώσεις μερικούς μήνες, συμβαίνει αυτό.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Довольно интересно, что через несколько месяцев происходит следующее.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Досить цікаво, що через кілька місяців відбувається наступне.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.Изключително интересно е, че като им дадеш няколко месеца, ето какво се случва.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.באופן מעניין למדי, תנו להם מספר חודשים, וזה מה שקורה.
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.و الشئ المثير هو عندما نعطيهم بضعة شهور فإن هذا ما يحدث
İlginç olan şu ki, eğer birkaç ay beklerseniz olan şu.数か月経つと、 こんなことが起こります
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.A mim me ouviam e esperavam, e em silêncio atendiam ao meu conselho.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Ellos me escuchaban y esperaban; ante mi consejo guardaban silencio
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Hallgattak és figyeltek reám, és elnémultak az én tanácsomra.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.He kuuntelivat minua ja odottivat, olivat vaiti ja vartoivat neuvoani.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Iedereen luisterde naar mij en stelde prijs op mijn advies. Als ik sprak, zweeg ieder ander.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Ja, på mig hörde man då och väntade, man lyssnade under tystnad på mitt råd.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.무리는 내 말을 들으며 나의 가르치기를 잠잠히 기다리다가
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mene so poslušali in čakali in molče na uho vlekli moj svet.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mi ascoltavano in attesa fiduciosa e tacevano per udire il mio consiglio
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mig hørte de på, de ventet og lyttet i taushet til mitt råd.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mig hørte de på og bied, var tavse, mens jeg gav Råd;
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Người ta lắng tai nghe tôi, chờ đợi, Và làm thinh đặng nghe lời tôi bàn.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Người_ta lắng_tai nghe tôi , chờ_đợi , Và làm_thinh đặng nghe lời tôi bàn .
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Oamenii mă ascultau şi aşteptau, tăceau înaintea sfaturilor mele.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.On m`écoutait et l`on restait dans l`attente, On gardait le silence devant mes conseils.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Orang-orang diam, jika aku memberi nasihat; segala perkataanku mereka dengarkan dengan cermat
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Počúvali na mňa a očakávali a mlčali na moju radu.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Poslouchajíce, čekali na mne, a přestávali na radě mé.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Sie hörten mir zu und schwiegen und warteten auf meinen Rat.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Słuchano mię, i oczekiwano na mię, a milczano na radę moję.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Με ηκροαζοντο προσεχοντες και εις την συμβουλην μου εσιωπων.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Внимали мне и ожидали, и безмолвствовали при совете моем.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Човеците чакаха да ме слушат, И мълчаха, за да чуят съветите ми.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.לי שמעו ויחלו וידמו למו עצתי׃
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.لي سمعوا وانتظروا ونصتوا عند مشورتي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod