Böyle bir durumda Eleştirmen'in dile gelmesini ve Oyuncu'nun davranışını değiştirmesini emretmesini bekleriz.クリティックは行動方針を変えるよう アクターに働きかけると 予想しました。
Böyle bir ülkede organizmanın daha hafif forma evrimleşmesini beklersiniz.Je zou verwachten dat de organismen daar tot mildere vormen zouden evolueren.
Böyle bir ülkede organizmanın daha hafif forma evrimleşmesini beklersiniz.당연히 그런 쪽에서의 병균들은 순하게 변했을거라고 예측할 수 있겠지요.
Böyle bir ülkede organizmanın daha hafif forma evrimleşmesini beklersiniz.ניתן לצפות שהאורגניזם יתפתח שם לצורה עדינה.
Böyle bir ülkede organizmanın daha hafif forma evrimleşmesini beklersiniz.فتوقع أن يكون الكائن أخف وطأة هناك.
Böyle bir ülkede organizmanın daha hafif forma evrimleşmesini beklersiniz.飲料水媒介の感染が膨大に発生する国々では
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Dus veel economen kijken naar de afnemende bevolking en verwachten stagnatie, wellicht depressie.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Ezért sok közgazdász, a csökkenő populációt nézve, stagnálásra, esetleg hanyatlásra számít.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Iata de ce mulţi economişti privesc scăderea demografică ca un semn al stagnării, poate, criză.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.그렇기 때문에 많은 경제학자들이 인구가 감소하기 시작한다면 경기가 하강하고 침체에 빠질 것이라고 말합니다.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Por isso muitos economistas analisam o decréscimo populacional e esperam ver estagnação, talvez depressão.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Så många ekonomer ser på avtagande befolkning och väntar sig stagnation, kanske depression.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Takže hodně ekonomů se dívá na klesající počet obyvatel a předpokládá stagnování, případně pokles.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Takže veľa ekonómov sa pozrie na klesajúcu populáciu a očakávajú stagnáciu alebo depresiu.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Và nhiều nhà kinh tế nghiên cứu sự sụt giảm dân số và mong chờ sự đình trệ, có thể là suy thoái.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Έτσι πολλοί οικονομολόγοι κοιτούν τον φθίνοντα πληθυσμό και αναμένουν να δούνε στασιμότητα, ίσως και ύφεση.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Затова много икономисти гледат намаляващото население и очакват да видят стагнация, може би депресия.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Таким образом, многие экономисты рассматривают спад населения как признак застоя, возможно, депрессии.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.Таким чином, багато економістів розглядають спад населення як ознаку застою, можливо, депресії.
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.ולכן הרבה כלכלנים מביטים באוכלוסיה המצטמצמת ומצפים לראות בלימה, אולי ירידה
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.لذا فالكثير من الإقتصاديين ينظر لعدد السكان المتناقص ويتوقع أن يشهد ركود، ربما كساد
Böylece bir çok ekonomist azalan nüfusa bakarak durgunluk ve buhran görmeyi bekler.人口減少に対し 停滞や不況を予測します しかし人口減少は少なくとも二つの好ましい経済効果を
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Ar fi ca şi cum v-aţi aştepta ca bebeluşul să ajungă la o greutate cât şase vapoare Titanic.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Ça veut dire que votre enfant, atteindrait le poids de six Titanics.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Dat zou betekenen dat je kind zes Titanics aan gewicht zou toenemen.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Eso querría decir que su hijo, esperarían que ganara el peso de seis Titanics.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Ez azt jelentené, hogy a gyermeküknek hat Titanic súlyát kellene felszednie.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Ihr Kind würde etwa das sechsfache Gewicht der Titanic zulegen.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.그것은 당신의 아이가,여섯개의 타이타닉만큼 무거워질거라고 기대하는거죠.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Significaria que o vosso bebé iria atingir o peso de seis Titanics. (Risos)
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Significherebbe che vostro figlio aumenterebbe di un peso pari a 6 Titanic.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Takie dziecko miałoby w przyszłości osiągnąć wagę sześciu Titanic'ów.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Αυτό θα σήμαινε ότι το παιδί σας, θα περιμένατε να πάρει το βάρος έξι Τιτανικών.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Това би означавало, че вашето дете, бихте очаквали да достигне теглото на шест Титаника.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.Это бы означало, что ваш ребёнок достиг бы веса шести Титаников.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.זה היה אומר שהייתם מצפים שהילד שלכם יגדל למשקל של שש פעמים הטיטאניק.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.وهذا يعني أن طفلك، فإنك تتوقع أن اكتساب الوزن من ستة Titanics.
Bu demektir ki çocuğunuzun altı Titanik kadar ağırlaşacağını beklerdiniz.どうやって育てればいいのでしょうね
Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.Можно было бы предположить, что эта женщина очень тщательно относится к гигиене ротовой полости.
Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.שניתן היה לצפות, מהאישה הזאת לנקיון פה מדוקדק ומשופר.
Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.أنكم تعتقدون أن هذه المرأة تمتلك فم في منتهى النظافة
Bu kadının diş temizliğinin mükemmel olmasını beklersiniz.歯はとてもきれいだろうとお思いでしょうが (笑)
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.A jeźli nie odstępował obłok, nie ruszali się aż do dnia, którego odstępował.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.A keď sa nedvíhal oblak, nehnuli sa, až do dňa, keď sa zase zdvihol.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.còn nếu áng mây không ngự lên thì họ cũng không đi , cho_đến ngày nào áng mây ngự lên .
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.còn nếu áng mây không ngự lên thì họ cũng không đi, cho đến ngày nào áng mây ngự lên.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Et quand la nuée ne s`élevait pas, ils ne partaient pas, jusqu`à ce qu`elle s`élevât.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Ha pedig a felhõ nem szálla fel, õk sem indulának el, míg csak fel nem szálla.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.구름이 떠오르지 않을 때에는 떠오르는 날까지 발행하지 아니하였으며
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Maar als de wolk op de tabernakel bleef, bleven ook de Israëlieten waar zij waren.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Men når skyen ikke løftet sig, brøt de ikke op, men ventet til den dag den atter løftet sig.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Mutta milloin pilvi ei kohonnut, he eivät lähteneet liikkeelle, ennenkuin sinä päivänä, jona se taas kohosi.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.og når Skyen ikke løftede sig. brød de ikke op, men ventede, til den atter løftede sig.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Pakli se neodnášel oblak, nehýbali se až do dne, v němž se zdvihl.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.pero si la nube no se levantaba, no partían hasta el día en que ella se levantaba
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.se a nuvem, porém, não se levantava, não caminhavam até o dia em que ela se levantasse.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Se la nube non si innalzava, essi non partivano, finché non si fosse innalzata
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Şi cînd nu se ridica norul, nu porneau, pînă ce nu se ridica.
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Tetapi kalau awan itu tidak naik, mereka tidak berangkat dari situ
Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi.Wenn sich aber die Wolke nicht aufhob, so zogen sie nicht bis an den Tag, da sie sich aufhob.