Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.Vă putem înşela aşteptările despre formă.
Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.Vi kan överträda dina förväntningar om form.
Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.Μπορούμε να παραβιάσουμε τις προσδοκίες σας ως προς το σχήμα.
Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.Мы можем обмануть ваше восприятие формы.
Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.Така. Може да нарушим очакванията ви относно формата.
Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.אוקיי. אנחנו יכולים להפר את הציפיות שלכם בנוגע לצורה.
Anladık ki, beklentilerinizi şekiller yoluyla yönlendirebiliyoruz.حسنا. سوف ننتهك توقعاتكم عن الشكل
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Az én szüleimtől távol állt, hogy alacsony elvárásaik legyenek velem és a nővéremmel szemben.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Bố mẹ tôi có tất cả ngoại trừ kì vọng cao đặt vào tôi và chị tôi.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.I miei genitori avevano tutt'altro che scarse aspettative per me e mia sorella
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.내 부모님은 나와 내 언니에게 기대감을 상당히 가졌습니다.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Meine eigenen Eltern hatten alles außer niedrige Erwartungen an mich und meine Schwester.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Mes parents avaient tout sauf de faibles attentes pour moi et ma soeur.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Mijn ouders hadden allesbehalve lage verwachtingen van mijn zus en mij.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Mina egna föräldrar hade allt annat än låga förväntningar för mig och min syster.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Mine forældre havde alt andet end lave forventninger til mig og min søster.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Mis propios padres tenían de todo menos bajas expectativas para mí y mi hermana.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Moi rodzice mieli wysokie wymagania w stosunku do mnie i mojej siostry.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Moji starši resnično niso imeli nizkih pričakovanj glede moje sestre in mene.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Moji vlastní rodiče měli ode mne a mé sestry cokoli jen ne nízká očekávání.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Moji vlastní rodičia mali všetko okrem nízkych očakávaní pre mňa a moju sestru.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Omat vanhempani asettivat korkeat tavoitteet minulle ja siskolleni.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Orang tua saya sendiri mempunyai banyak harapan-harapan yang tidak rendah untuk saya dan kakak saya.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Os meus pais só têm expetativas baixas para mim e para a minha irmã.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Părinţii mei nu au avut în nici un caz aşteptări modeste de la mine şi sora mea.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Οι δικοί μου γονείς είχαν μόνο υψηλές προσδοκίες από την αδερφή μου και εμένα.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Ожидания моих родителей относительно меня и моей сестры никак не назвать низкими.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.Собствените ми родители далеч нямаха ниски очаквания за мен и сестра ми.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.У моїх батьків було усе, тільки не низькі очікування щодо мене та моєї сестри.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.ההורים שלי הם ההיפך הגמור מציפיות נמוכות לגביי ולגבי אחותי.
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.والديَّ على سبيل المثال لا يرضون بالتوقعات المنخفضة فيما يتعلق بي و بإختي
Annem ve babamın ben ve kız kardeşim için küçük beklentiler dışında her türlü beklentisi vardı.けっしてありませんでした 医者になれとか 弁護士になれとか
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Cei expuși la metafore-agent au avut așteptări mai mari ca tendințele actuale ale prețurilor să continue.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ci, którzy doświadczyli metafor podmiotowych, mieli większe oczekiwania, że trend cenowy się utrzyma.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.De som hade blivit utsatta för agent-metaforer hade högre förväntningar om att pristrenderna skulle fortsätta.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.행위자적 은유에 노출된 사람들은 가격 동향이 계속될 것이라고 더 크게 기대했습니다.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Los expuestos a las metáforas de agente tenían mayores expectativas de que las tendencias seguirían.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Mereka yang diberikan metafora agen mempunyai harapan lebih tinggi bahwa kecenderungan harga akan berlanjut.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Những điều này cho thấy các phép ẩn dụ tác nhân có kì vọng cao hơn vì xu hướng giá có thể tăng cao.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ti, kteří se setkali s činitelskými metaforami, měli vyšší očekávání co se týče růstu cen.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Онези, изложени на агенти-метафори имали по-високи очаквания, че ценовите тенденции биха продължили.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Те, кто были повержены метафоре субъекта проявили больше уверенности, что тенденция сохранится.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.Ті, що мали справу з суб'єктними метафорами, переважно ставили на зростання цін.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.אלו שנחשפו למטאפורות הסוכן ציפו שהכוון הנוכחי יימשך.
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.والذي تعرضوا لتعابير مجازية توقعوا أن إتجاه الأسعار سوف يستمر على نفس النحو
Aracı metaforlara maruz kalanların fiyat eğilimlerinin devam edeceği konusunda büyük beklentileri vardı.価格上昇の持続に高い期待を示しました 彼らがそのような期待を抱いたのは
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.아랍사람들이 기대하는 것과 현실의 차이가 혁명이라는 불에 연료를 제공했다고 말할 수 있겠지요.
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.la realidad árabe y sus expectativas.
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.היה זה ההבדל בין מה שהערבים חוו ומה שהם ציפו שסיפק את הדלק
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.كان الفرق بين ما اختبره العرب وما توقعوه هو الذي وفر الوقود.
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.期待との間にあった ギャップでした つまり
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.그건 이길지도 모른다는 생각때문에 뇌에서 세로토닌이 분비돼서
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.זה בגלל שהציפייה לנצח מפעילה סרוטונין במוח, וגורמת להרגשה טובה
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.ذلك بسبب أن توقع إمكانية الفوز يطلق السيروتونين في الدماغ ، ويقدم في الواقع شعور جيد
Asıl sebep, kazanma beklentisinin olması beyinde serotonin salgılanmasını ve iyi hissetmesini sağlar.外れたと分かるまで 実際いい気持ちにさせるのです
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Anda tidak akan pernah terkejut senang karena pengharapan Anda, pengharapan saya, telah menembus langit.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Bạn sẽ ko bao giờ được bất ngờ dễ chịu vì kỳ vọng của bạn, kỳ vọng của tôi đã qua khỏi trần nhà.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Ette ikinä ylläty iloisesti, koska teidän odotuksenne, minun odotukseni, ovat kohonneet pilviin.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.기분좋게 깜짝 놀랄일이 없습니다. 왜냐하면 저와 여러분들의 기대감은 이미 지붕을 뚫어 버렸습니다.
Asla hoş bir şekilde şaşkınlığa uğramayacaksın çünkü beklentileriniz, beklentilerim, tavana vurmuştur.Man vil aldrig få en behagelig overraskelse fordi ens forventninger, mine forventninger, er røget i vejret.