beklenmedik ile cümle

beklenmedik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.I will be able to see you tomorrow unless something unexpected turns up.
Dün hava durumu beklenmedik bir şekilde gerçekleşti.Unexpectedly the weather forecast came true yesterday.
Beklenmedik sonuçlar açıklandı.Unexpected results were announced.
Biraz şans bazen beklenmedik bir başarıya götürür.A little bit of luck sometimes leads to an unexpected success.
George beklenmedik bir anda tırmanmaya başladı.George began to climb all unawares.
Bu beklenmedik sonuçlara yol açtı.This led to unexpected results.
Büyükanne beklenmedik bir şekilde öldüğünde aile derinden sarsıldı.The family was shook up when the grandmother died unexpectedly.
Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.We had unexpected visitors.
Beklenmedik bir zorlukla karşılaştık.We met with an unexpected difficulty.
Teklifim beklenmedik bir muhalefetle karşılaştı.My proposal met with unexpected opposition.
Ben dün beklenmedik bir şekilde otobüste benim eski bir arkadaşla karşılaştım.I unexpectedly met an old friend of mine on the bus yesterday.
Onunla oldukça beklenmedik bir şekilde tanıştım.I met him quite unexpectedly.
Onun beklenmedik sorusuna nasıl cevap vereceğimi şaşırdım.I was at a loss how to answer his unexpected question.
Beklenmedik bir şekilde onun mektubunu aldım.I received his letter unexpectedly.
O beklenmedik bir engelle karşılaştı.He met an unexpected obstacle.
Mücevher beklenmedik bir yerde bulundu.The jewel was found in an unlikely place.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Beklenmedik olayları öngörmeliyiz.We should provide for unexpected events.
Bir sabah, o, caddede beklenmedik şekilde onunla karşılaştı.One morning, she unexpectedly met him on the street.
Gezimiz sırasında beklenmedik olaylarımız olmadı.We had no unexpected incidents during our trip.
Ben, onun beklenmedik ziyaretinden mutlu oldum.I was happy for her unexpected visit.
Dün havaalanında beklenmedik bir anda onunla karşılaştım.I unexpectedly ran into him at the airport yesterday.
Başkan, beklenmedik bir şekilde öldü.The President died unexpectedly.
O beklenmedik engellerle karşılaştı.He encountered unexpected obstacles.
Mary eve giderken beklenmedik bir biçimde John'a rastladı.Mary unexpectedly ran into John on her way home.
Birden beklenmedik bir şey oldu.Suddenly, something unexpected happened.
O, markette beklenmedik bir şekilde ona rastladı.He unexpectedly met her in the market.
Tom beklenmedik biçimde çevik.Tom is surprisingly agile.
Beklenmedik değildi.It was not unexpected.
Şirket bu yıl beklenmedik kâr gördü.The corporation saw windfall profits this year.
Beklenmedik bir saldırıya karşı savunma yoktur.There is no defense against an unexpected attack.
Bu beklenmedik.This is unexpected.
Amcam Kobe'den beklenmedik bir şekilde geldi.My uncle arrived unexpectedly from Kobe.
Beklenmedik soru karşısında kafası karışmıştı.He was confused by the abrupt question.
Bu beklenmedik bir sürpriz.This is an unexpected surprise.
Bu beklenmedik bir şey.This is one for the books.
Bu sadece çok beklenmedik.It's just so unexpected.
Beklenmedik şeyler her zaman olur.Unexpected stuff happens all the time.
Tom bazı beklenmedik sorunlarla karşılaştı.Tom encountered some unexpected problems.
Tom'un beklenmedik ölümü çalışma arkadaşları mahvetti.Tom's unexpected death devastated his work colleagues.
Beklenmedik bir şey gündeme geldiği için yarın seni karşılayamayacağım.I won't be able to meet you tomorrow because something unexpected has come up.
Onun biraz beklenmedik olduğunu biliyorum.I know it's a little unexpected.
Sizden bir hediye almak beklenmedik bir sürprizdi.Receiving a gift from you was an unexpected surprise.
Seninle burada karşılaşmak beklenmedik bir zevk.Meeting you here is an unexpected pleasure.
Ne beklenmedik bir sürpriz!What an unexpected surprise!
Onlar sadece beklenmedik bir şey yapabilir.They just might do something unexpected.
Beklenmedik bir şey oldu.Something unexpected happened.
Olanlar beklenmedikti.What happened was unexpected.
O gerçekten beklenmedik bir şeydi.That was actually unexpected.
Bu bütünüyle beklenmedikti.This was totally unexpected.
Bu tamamen beklenmediktir.This is totally unexpected.
Bu tamamen beklenmedikti.It was totally unexpected.
Bazı beklenmedik sorular vardı.There were some unexpected questions.
Bazı beklenmedik cevaplar vardı.There were some unexpected answers.
Bu biraz beklenmedikti.It was kind of unexpected.
Beklenmedik bir fırsattı.It was an unexpected opportunity.
Tom beklenmedik bir şekilde öldü.Tom died unexpectedly.
Onunla tamamen beklenmedik bir şekilde tanıştım.I met him totally unexpectedly.
Balon beklenmedik bir şekilde patladı.The balloon popped unexpectedly.
Onların beklenmedik durum planları var mı?Do they have contingency plans?
İlgili Sayfalar