Ana içeriğe geç
Sözlük

beklemek ile cümle

beklemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Biraz beklemek zorundasın.You have to wait a bit.
Tom'u beklemek zorunda mıyız?Do we have to wait for Tom?
Tom için beklemek zorunda mıyız?Do we have to wait for Tom?
Tom'un uyanmasını beklemek zorundaydım.I had to wait for Tom to wake up.
Tom artık beklemek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to wait any longer.
Yapabileceğim tek şey beklemekti.All I could do was wait.
Beklemekten nefret ederim.I hate waiting.
Beklemek istedim.I wanted to wait.
Birkaç saat beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait several hours.
Daireyi almak için iki yıl beklemek zorunda kaldılar.They had to wait two years to get the flat.
Burada beklemek zorundayım.I have to wait here.
Tom'u beklemek zorunda değilsin. Gelmeyecek.You don't have to wait for Tom. He won't come.
Yaşam bence sonsuzluktan gelecek posta arabasını beklemek zorunda olduğumuz bir handır.I consider life an inn where I have to wait until the stagecoach of the abyss arrives.
Sırada beklemekten hiçbir zaman hoşlanmadım.I've never liked waiting in line.
Cevap beklemek için zamanımız yok.We don't have time to wait for a reply.
Doğrudan karşılaşmalarda, en iyisi sessiz ve hareketsiz beklemektir.When dealing with direct encounters it is best to remain silent and motionless.
2. Sahne: Şatonun dışında Bir grup katil pusuda beklemektedir.Scene 2: Outside the castle A gang of murderers lie in wait.
"Sadece beklemek ve görmek zorundayım"."I'll just have to wait and see."
WMATA 2030'da günlük ortalama bir milyon yolcu olacağını beklemektedir.WMATA expects an average of one million riders daily by 2030.
Oğullarını fena akıbet beklemekteydi.The worst was waiting for the return of their sons.
Eşbaşkan Sam Altman, on yıllardır sürecek olan projenin insan zekasını geçmesini beklemektedir.Co-chair Sam Altman expects the decades-long project to surpass human intelligence.
Sonunda beklemekten yorulup yatağa giriyor.Tired of waiting he ends up getting into bed.
Ruhunu 19. yüzyılda satmış ve asıl iblis formuna dönüşmek için beklemektedir.He sold his soul in the 19th century so that he could eventually ascend to pure demon form.
Hikâyede, Thorn çifti bir çocuk beklemektedir.In Series 4, the couple are expecting a second child.
Şu an için hala beklemekte.So now he waited.
Ayrıca akşamki aile yemeğini beklemektedir.I'm going out to dinner with my family tonight.
2. Sahne: Kalenin yanındaki park girişinde bir çeşme kenarında Lucia, Edgardo'yu beklemektedir.Scene 2: By a fountain at the entrance to the park, beside the castle Lucia waits for Edgardo.
Böylece Spurs tarihinin ilk NBA finalini oynamak içi 20 sene beklemek zorunda kalıcaktı.The Spurs would have to wait another 20 years to make it to their first NBA finals.
Ulaştığında ise onu çok zor bir durum beklemektedir.When they arrive, they find troubles waiting for them.
Hanın barında bir grup öğrenci şair Hoffmann'ı beklemektedirler.In the tavern, students wait for Hoffmann.
Sahne 3: Deniz sahili ve akşam vakti: Selim'in gemisi önünde Fiorilla'yi beklemektedir.The sea shore at night Selim is waiting for Fiorilla.
Bu sektörlerde önümüzdeki yıllarda da hızlı bir büyüme beklemekteyiz.This area will see rapid growth in the coming years.
28.Bölük Hurtgen Ormanında bir saldırıya katılmayı beklemektedir.The 28th Infantry Division was scheduled to begin an attack in the Hurtgen Forest.
Oyuncular, canlarının yeniden dolması için 24 saat beklemek zorundadır.Shareholders have 14 days to decide whether to buy.
Onlar “sadece bir süre için beklemek istiyorlar.”They have to close up some time."
"Pithampur unitelerini nahos bir gelecek beklemekte"."Pithampur units face bleak future".
Müzenin çatısında 2015 yılında bir yangın çıkmıştır ve müze şu anda restorasyon beklemektedir.In 2015 the museum was destroyed in a fire, but there are plans to reconstruct it.
Onlar da alev alev yanan bir mangal başında kralı beklemektedirler.They went off in full view of the enemy and under heavy fire.
Fakat bundan önce Obi-Wan’ı bir başka zor görev beklemekteydi.Preceding it was the Einin era, and following it was the Kengen era.
Önümüzdeki on yılda yapılacak ölçümlerin bu konuya açıklık getireceğini beklemektedirler.He hoped that further observations would clear the matter up in the following months.
Polisler ise dışarıda Sucreyi beklemekteler.However, the FBI is waiting for them outside.
ABD onayı beklemekte.)Reprinted in the United States.)
Beklemekten başka çaresi yoktur.I have no choice but to obey.
Ancak korkunç bir keşif onu beklemekteydi.Another defeat was waiting for him there.
Hazırda. işlem işlemciye tahsis edilmeyi beklemekte.Other? has to be searched manually.
Aş!" 2. Sahne Lisa şüpheler içinde Herman'ı beklemektedir."'슈가맨2' 지누·아담, 상상 속의 슈가맨 소환 완료".
Bazı yıllar gazetelerde de bulunamamıştır ve doldurulmayı beklemektedir.In some years, the newspapers from the time did not survive to be archived.
Benjamin, beklemek zorundasın John, bunu düşüneceğim der.Dejected, Billy says that he will think it over.
Yetkililerce gün yüzüne çıkartılmayı beklemektedir.Day-to-day operations are overseen by the president.
Kendimi rahat hissedene dek beklemek istiyorum.That motivated me to keep going until it seemed right.
Tartışma esnasında polis gelir ve grubu ailelerini beklemek üzere tutuklayarak hücreye koyar.Police arrive and they are brought to a holding cell to wait for their parents.
Akşam olmuştur, evin dışında birkaç pelerinli adam beklemektedir.The following morning many marks of cloven hooves were seen outside the house.
Artık yatalak olan Gravelli, şantaj ve haraç suçlarından mahkemeye çıkacağı tarihi beklemektedir.The people behind this appalling blackmail and smear campaign must be brought to justice.
Onlardan 40.000 kadar asker desteği beklemekteydi.These are some of the 40,000 extra troops that I have demanded.
Arzu ise bir yapımcının gelip ona iş teklif etmesini beklemektedir.He expects others to come to him and offer him work.
İkisi de gebe olup Macheath'in çocuğunu beklemektedirler.Both get into an argument and are caught by Muchhad’s men and guards.
Bütün sakinler o günü sessizce beklemektedir.Females will remain fairly calm throughout this ordeal.
Sağ kanatta Lord Byron2600 süvari ve 500 tüfekli piyade ile beklemektedir.The right wing was commanded by Byron, with 2,600 horse and 500 musketeers.
Serginin çıkışında onları Holden beklemektedir.Spiders stay at the door awaiting prey.
Herkesin beklemekten sabrı tükenmektedir.Until then, I humbly ask for everyone's patience.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod