Tom'un onu yapabilip yapamayacağını beklemek ve görmek zorunda kalacağız.We'll have to wait and see whether Tom will be able to do that.
Sami cevap için beklemek zorunda.Sami has to wait for the answer.
Burada ne kadar beklemek zorundayız?How long do we have to stay here?
Bir arkadaşı uzun süre beklemek beni sıkar.Waiting a long time for a friend annoys me.
Beklemek, gözlemek ve sessiz kalmak birçok savaşı önleyebilir.Waiting, observing, and keeping silent can avoid many wars.
Tom'un gelip seninle konuşmasını beklemek yerine, sadece onun yanına gitmelisin.Instead of waiting for Tom to come up and speak to you, you should just go up to him.
Tom'un bunu yapmasını beklemekten yoruldum.I got tired of waiting for Tom to do that.
Tom muhtemelen çok beklemek zorunda kalmayacak.Tom probably won't have to wait very long.
Belki Tom bir cevap beklemektedir.Perhaps Tom is waiting for a reply.
Tom'u beklemek zorunda değildim.I didn't have to wait for Tom.
Trafikte beklemekten hoşlanmam.I don't like sitting in traffic.
Tom o kadar uzun beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait that long.
Tom çok uzun süre beklemek istemedi.Tom didn't want to wait so long.
Canım beklemek istemedi.I didn't feel like waiting.
Trafikte beklemekten nefret ediyorum.I hate sitting in traffic.
Beklemek istemedim.I didn't want to wait.
Beklemek istiyorum.I want to wait.
Sanırım biraz beklemek daha iyi olurdu.I think it would be better to wait a little.
Tom biraz daha beklemek zorunda kalabilir.Tom might have to wait a bit longer.
Tom daha fazla beklemek zorunda kalmayacak.Tom won't have to wait much longer.
Tom beklemek zorunda kalacağını biliyordu.Tom knew he'd have to wait.
İnsanları beklemekten nefret ediyorum.I hate waiting for people.
Canım beklemek istemiyor.I don't feel like waiting.
Tom beklemek zorunda olduğumu söyledi.Tom said I had to wait.
Beklemek zorunda hissettim.I felt I had to wait.
Tom beklemek zorunda kalabilir.Tom may have to wait.
Tom'un Mary'yi beklemek zorunda olduğunu biliyorum.I know Tom has to wait for Mary.
Beklemekten hoşlanmıyorum.I dislike waiting.
Tom'un elinden beklemek dışında bir şey gelmiyordu.Tom could do nothing except wait.
Umarım çok uzun süre beklemek zorunda değiliz.I hope we don't have to wait too long.
Tom'un yapabileceği tek şey beklemekti.The only thing Tom could do was wait.
Polis gelene kadar beklemek daha iyi.It's better to wait until the police arrive.
Tom bir çekici için üç saat beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait three hours for a tow truck.
Tom bizi beklemek istemedi, ama bekledi.Tom didn't want to wait for us, but he did.
Tom seni beklemek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to wait for you.
Tom beklemekten bıkmış gibi görünüyor.Tom looks like he's tired of waiting.
Tom artık beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait any longer.
Tom, beklemekten bıktığını söyledi.Tom said he was tired of waiting.
Tom sırada beklemek istemiyordu.Tom didn't want to wait in line.
Tom beni beklemek istemedi.Tom didn't want to wait for me.
Ne kadar beklemek zorunda kaldın?How long did you have to wait?
Tom ne kadar süre beklemek zorunda kaldı?How long did Tom have to wait?
Uzun süre beklemek zorunda kaldım.I had to wait a long time.
Tom beklemek zorunda değil.Tom doesn't have to wait.
Tom beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait.
Tom beklemek istiyordu.Tom wanted to wait.
Tom sırada beklemek istemiyor.Tom doesn't want to wait in line.
Bir şeyler yapmak için son dakikaya kadar beklemekten hoşlanmıyorum.I don't like to wait until the last minute to do something.
Tom beklemekten yoruldu.Tom is tired of waiting.
Beklemekten bıktım, bu yüzden eve gittim.I got tired of waiting, so I went home.
Beklemekten sıkılıp ayrıldım.I got tired of waiting and left.
Beklemek isteyen kişi benim.I'm the one who wanted to wait.
Tom'u beklemekten sıkıldım, bu nedenle ayrıldım.I got tired of waiting for Tom, so I left.
Beni beklemek zorunda değilsin.You don't have to wait for me.
Tom'u ne kadar beklemek zorundasın?How long did you have to wait for Tom?
Tom için ne kadar beklemek zorundasın?How long did you have to wait for Tom?
Üç yıl, beklemek için uzun bir zaman.Three years is a long time to wait.
Üç ay beklemek için uzun bir zaman.Three months is a long time to wait.
Tom gelene kadar burada beklemek zorundayım.I have to wait here until Tom gets here.
Beklemek zorunda mıyız?Do we have to wait?