Tek yapmam gereken onu beklemekti.Non dovevo fare altro che aspettarlo.
Tek yapmam gereken onu beklemekti.Έτσι, αρκούσε να τον περιμένω.
Ţey, yani... ...bir ţey yapmadan beklemek hem zaman hem para kaybý, evet.Τα μαζεύω για το Μάστερ μου.
Ţey, yani... ...bir ţey yapmadan beklemek hem zaman hem para kaybý, evet.Спестявам за магистратурата.
Tha 'genç başlayamaz. Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız."Tha לא יכול להתחיל הצעיר. זה יעשה לך טוב על thysen לחכות קצת.
Tha 'genç başlayamaz. Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.파치 '는 젊은 시작할 수 없습니다. 그것은 thysen에 조금 기다려 너에게 잘 할거야.
Tha 'genç başlayamaz. Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.يمكن 'ثا لم يبدأ الأصغر سنا. انها سوف تفعل اليك جيدة الانتظار على thysen قليلا.
Tha 'genç başlayamaz. Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.私の母はいつも彼女は壮大な人の子供が判明していない理由を確認できないと述べた
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Cê pode ter de esperar por eles.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll aspettare per 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll avoir à attendre 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll čakati na 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll čakať na 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll čekat na 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll czekać na 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll harus menunggu untuk 'mereka.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll kell várni rájuk.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll은 그들 부부를 위해서 기다려야합니다. 그들은 높은 여기서 '밀어 조금을 찌를거야
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll måste vänta på dem.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll moeten wachten op 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll müssen für 'em warten.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll nødt til at vente på 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll phải chờ cho 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll que esperar para ellos.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll täytyy odottaa" EM.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll trebuie să aşteptaţi pentru 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll πρέπει να περιμένουμε για 'em.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll доведеться чекати їх.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll придется ждать их.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll Трябва да се изчака за тях.
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll צריך לחכות להם. הם אחטט קצת יותר כאן, דחיפה "
"Tha'll 'em için beklemek zorunda."Tha'll أن تنتظر' م. وأنها سوف تصل كزة أعلى قليلا هنا ، ودفع '
"Tha'll 'em için beklemek zorunda.より多くのそこにスパイクアウト、別のこと"この日の葉を真っすぐにする"。
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Azt megteszem neked jó várni a thysen egy kicsit.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Bude sa ti dobre čakať na thysen bit.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Bude se ti dobře čekat na thysen bit.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Ça va te faire du bon d'attendre le Thysen un peu.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Det kommer göra dig gott att vänta på thysen lite.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Det vil gøre dig godt at vente på Thysen en smule.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Es wird dir Gutes tun, um auf Thysen noch ein bisschen warten.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.E ti farà bene ad attendere il Thysen un po '.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Het zal u weldoen te wachten op thysen een beetje.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Ini akan melakukan kepadamu baik untuk menunggu thysen sedikit.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Nó sẽ làm ngươi tốt để chờ đợi trên thysen một chút.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Que va a hacerte bien que esperar en Thysen un poco.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Se tekee sinulle hyvää odottamaan thysen hieman.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Se va face te bine să aştepte pe thysen un pic.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.To będzie do ciebie dobre czekać na thysen nieco.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.To bo pa tebi dobro čakati na thysen bit.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Vai te fazer bem esperar um pouco sobre Thysen.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Αυτό θα κάνει καλό σου να περιμένει για thysen λίγο.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Това ще направя тебе добре да се изчака за thysen малко.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Це буде зробити тобі добро чекати на thysen небагато.
Thysen biraz beklemek senden iyi yapacağız.Это будет сделать тебе добро ждать на thysen немного.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.(68:4) Я изнемог от вопля, засохла гортань моя, истомились глаза мои от ожидания Бога моего .
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Affondo nel fango e non ho sostegno; sono caduto in acque profonde e l'onda mi travolge
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Aku berseru-seru sampai letih dan kerongkonganku kering. Mataku perih menantikan bantuan Allahku
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Cansado estoy de llamar; mi garganta se ha enronquecido. Mis ojos han desfallecido esperando a mi Dios
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Estou cansado de clamar; secou-se-me a garganta; os meus olhos desfalecem de esperar por meu Deus.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.Hrúžam sa v hlbokom bahne, a nieto na čom zastať. Vošiel som do hlbín vôd, a zalial ma valiaci sa prúd.