Ana içeriğe geç
Sözlük

beklemek ile cümle

beklemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Ondertussen staan zes vrienden ook in hun ondergoed klaar bij de volgende zes opeenvolgende haltes.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Pendant ce temps là, j'ai six amis qui attendent aux six arrêts suivants, eux aussi en sous-vêtements.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Trong lúc đó, tôi có 6 người bạn đang đợi ở 6 trạm kế tiếp cũng chỉ với chiếc quần lót như tôi.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Undre tiden har jag sex vänner som väntar på de följande sex stationerna, även de i bara kalsongerna.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.W międzyczasie, 6 moich przyjaciół czeka w samej bieliźnie na sześciu kolejnych stacjach.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Εντωμεταξύ, έξι φίλοι μου περιμένουν στους έξι επόμενους σταθμούς, επίσης με τα εσώρουχά τους.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.В то же время, шесть моих друзей поджидают нас на следующих шести остановках в таком же неглиже.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.Тим часом, шість моїх друзів у спідній білизні чекають на наступних шести зупинках метро.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.בינתיים, יש לי שישה חברים שמחכים בשש התחנות הבאות בתחתונים שלהם גם כן.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.الآن في نفس الوقت لدي ستة أصدقاء ينتظرون عند محطات التوقف الست المتتالية مرتدين ملابسهم الداخلية أيضا.
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.次の6つの停車駅で下着姿で待っています 1人ずつこの車両に乗ってきます
Bunlar olduğu sırada, 6 tane arkadaşım sıradaki 6 durakta, iç çamaşırları ile birlikte beklemekteler.與此同時,我有6個朋友 喺接落嚟唧6個站,都凈喺著住底褲,等緊車
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.이게 새 패러다임이 나타나는 걸 기다릴 필요가 없던 패러다임 붕괴의 한 경우라는 겁니다.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.la possibilité de remettre en cause un paradigme qu'aucun autre ne remplacerait.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.שזה מקרה אחד של קריסת פרדיגמה שבו לא היינו צריכים לחכות לבואה של פרדיגמה חדשה.
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.هذا احد اسباب انهيار هذا النموذج حيث لم نكن بحاجة لانتظار ظهور نموذج جديد
Bu paradigmanın yıkılışı sırasında, yeni bir paradigmanın doğmasını beklemek zorunda kalmadık.方法論が崩壊した事です 1960年から待ち構えていたものが
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Come siamo arrivati a dedicare centinaia di ettari e migliaia di ore all'attesa?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?¿Cómo llegamos a esto de dedicar cientos de hectáreas y miles de horas a esperar?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Cum am ajuns să ne dedicăm sute de hectare și mii de ore așteptării?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Hoe is het toch gekomen dat we zo onnoemelijk veel ruimte en tijd aan wachten besteden?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Hogy jutottunk el ide, ahol több száz hektárt és több ezer órát áldozunk a várakozásra?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Hvordan kom vi til det punkt hvor vi helligere hundredvis af kvadratmeter og tusindvis af timer på at vente?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?어쩌다가 우리는 수백 평과 수천 시간을 기다리는데 투자하게 되었을까요?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Wie sind wir an diesen Ort gekommen, wo wir hunderte Flure und tausende Stunden dafür opfern zu warten?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Πώς φτάσαμε στο σημείο να αφιερώνουμε εκατοντάδες στρέμματα και χιλιάδες ώρες για να περιμένουμε;
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Как мы докатились до того, что мы проводим тысячи часов в ожидании?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Как стигнахме до тук, където посвещаваме стотици декари и хиляди часове за чакане?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?איך הגענו למצב הזה שאנחנו משקיעים מאות דונמים ואלפי שעות להמתנה?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?كيف وصلنا هنا حيث نكرس مئات الأفدنة ، والآلاف من ساعات للانتظار؟
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?ただ待つことに 何平方㎞もの場所と何千もの時間を 費やしているのでしょうか? もし風邪で来院した時に
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.Así se evitan las colas.
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.Ceci vous évitera de faire la queue.
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.Näin sinun ei tarvitse jonottaa.
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.På så sätt undviker du köandet.
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.В этом случае вам не придётся стоять в очереди.
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.بهذا لا يتوجب عليك الانتظار في الطابور.
Bu şekilde, sırada beklemek zorunda kalmazsınız.前往警察局办事之前可预约时间。这样可避免等候。请注意,一些地区的警察局只在预约后提供服务。
Bu sistemde otobüsler kalkışlarda birbirlerini beklemek zorunda değillerLos buses no necesariamente tienen que esperar uno detras del otro de esta manera no se pierde tiempo
Bütün hayatým burda, Senin gibi birini beklemekle geçti (Evet)Toute ma vie j'ai voulu quelqu'un comme toi
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Jedyne, co tu można zrobić, to umrzeć.
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek! Olamaz...Det enda vi kan göra är att vänta på döden.
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek! Olamaz...Det eneste, vi kan gøre, er at vente på døden.
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Ragazzi, non ci rimane altro che aspettare la morte!
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Resta-nos ficar aqui à espera para morrer!
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Solo podemos esperar hasta morir.
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Voimme vain odottaa kuolemaa.
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Δεν μπορούμε παρά να περιμένουμε να πεθάνουμε! ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ Μέι Τσαν - Ζιάο Μέι
Çocuklar, tek yapabileceğimiz burada ölümü beklemek!Мы можем лишь сидеть тут и ждать смерти! МЕЙ ЧАНГ КСАО МЕЙ
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Denn ich will nicht auf den nächsten Versuch in einigen Jahren warten .
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Ik wil niet wachten op de volgende proef, dat duurt jaren.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.왜냐하면 저는 다음 시도까지 기다리기 싫어요, 몇 년이나 걸릴테니까요
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Parce que je ne veux pas attendre le prochain essai, ça va prendre des années.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Pentru ca nu vreau sa astept urmatoarea cercetare, va dura ani intregi.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Perché io non voglio aspettare fino alla prossima sperimentazione, sarà fra anni.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Ponieważ nie chce czekać na kolejną rozprawę, to zajmie lata.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Porque no quiero esperar al siguiente ensayo, va a tardar años.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir."Quero saber agora. Podem-nos ajudar?"
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Vì tôi không muốn đợi đến đợt thử tiếp theo. Nó phải mấy đến hàng năm.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Защото не искам да чакам следващите изследвания, ще минат години.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod