Prens hıç beklemeden doğru yanıt verir: "Umut".A herceg helyesen válaszol: „A REMÉNYSÉG”.
Carlo Anjulu hiç beklemeden Macaristan Kralı IV. Bela'nın kızı olan Margaret'le evlenmeye talip oldu.Välittömästi Kaarle halusi avioitua Unkarin kuninkaan Béla IV:n tyttären Margaretin kanssa.
Lesacut tekrar geri gelir ve hiç beklemeden ayrılmalarını işaret eder.Den har bare tatt en pause og lover å komme tilbake når vi minst venter det.
Ancak savaş sonunu beklemeden köyü terk etmişlerdir.しかし、彼は戦争の終結を見ることなく死んだ。
Mallar taşınmadıklarında veya işlenmediklerinde, beklemededir.” 至於「誤導」或「隱瞞」,並不一定被視為謊言。
Mallar taşınmadıklarında veya işlenmediklerinde, beklemededir.그러나 故意 또는 過失로 因하여 心神喪失을 招來한 때에는 그러하지 아니하다.
Din adamlarının hiçbir ödeme beklemeden kiliselerine dönüp hizmet etmelerini istemiştir.Zopet drugi so zahtevali vrnitev v Cerkev brez vsake pokore.
228'i beklemede.228 är pågående.
228'i beklemede.228 đơn đang chờ kết quả.
228'i beklemede.228 están en trámite.
228'i beklemede.나머지 228개는 현재 심사 중입니다.
228'i beklemede.228 masih dalam proses.
228'i beklemede.228 még folyamatban van.
228'i beklemede.228 sind in Bearbeitung.
228'i beklemede.228 sono in corso di valutazione.
228'i beklemede.228 sont en cours.
228'i beklemede.228 sunt in curs de acordare.
228'i beklemede.228 είναι στην διαδικασία απόκτησης.
228'i beklemede.228 в процесі схвалення.
228'i beklemede.228 в процессе одобрения.
228'i beklemede.228 се разглеждат.
228'i beklemede.228 בתהליכים.
228'i beklemede.三週間前、「2009 CES Innovation Award」を受賞し、
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.누르라는 번호는 다 눌렀는데 18시간째 기다리고 있다네
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.18時間も待たされたまま やつらのソフトでMacがクラッシュしただけでなく
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Am apăsat fiecare buton care a trebuit. dar tot am petrecut 18 ore pe fir.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Ho schiacciato qualsiasi tasto mi sia stato ordinato, ma ho comunque trascorso 18 ore in attesa.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Ik heb op elke genoemde toets gedrukt maar sta toch al 18 uur in de wacht
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.J'ai appuyé sur tous les boutons qu'on m'a dit. mais je reste toujours 18 heures en attente.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Tôi nhấn vào tất cả những phím mà tôi được bảo, nhưng tôi vẫn phải dành 18 tiếng đồng hồ chờ đợi chẳng hơn.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Wbiłem każdy przycisk, który mi kazano, ale i tak spędziłem 18 godzin czekając.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Ya he presionado cada tecla que me han indicado. Y aún así he pasado 18 horas en espera.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Χτύπησα κάθε πλήκτρο που μου ζητήθηκε, αλλά είμαι ακόμα 18 ώρες στην αναμονή.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Натиснах всеки бутон, както ми беше казано, но пак прекарах 18 часа в изчакване.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.Я нажал каждую комбинацию, которую мне предложили, но вот уже 18 часов, как я всё ещё вишу на линии.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.לחצתי על כל כפתור שאמרו לי, אך נשארתי 18 שעות בהמתנה.
Bana söylenen tüm tuşlara bastım, ama yine de beklemede 18 saat harcadım.نقرت على جميع الأزرار المطلوبة مني،♪♫♪ و مع ذلك جلست 18 ساعة على الانتظار.♪♫♪
- Beklemede kalın.- Avakta.
- Beklemede kalın.Bersedialah.
- Beklemede kalın.Espere la orden.
- Beklemede kalın.- Fii pregătit.
- Beklemede kalın.-Odottakaa.
- Beklemede kalın.- Počakajte.
- Beklemede kalın.Standby.
- Beklemede kalın. - Tamam. Bir yere gidecek değilim.Não vou a lado nenhum. <i>Luz verde.
- Beklemede kalın. - Tamam. Bir yere gidecek değilim.- Nigdzie się nie wybieram.</i> <i>Możesz zaczynać.</i> <i>Mamy 40% obrotów.</i>
- Beklemede kalın. - Tamam. Bir yere gidecek değilim.استعد حسناً لن اذهب لأى مكان
- Beklemede kalın. - Tamam.- Oké, nem megyek sehová.
- Beklemede kalın. - Tamam.- Resta in attesa.
- Beklemede kalın. - Tamam.- Να'σαι σε ετοιμότητα.
- Beklemede kalın. - Tamam..תקרא ללב ותוריד את זה
- Beklemede kalın.Чакайте така.
- Beklemede kalın.Чакайте така.
Bir paketin otomatik yükseltilmesini engellemek için onu beklemede tutFriere ein installiertes Paket ein und verhindere, dass es automatisch aktualisiert wird
Bir paketin otomatik yükseltilmesini engellemek için onu beklemede tutMantiente un paquete instalado para que no sea actualizado automáticamente
Bir paketin otomatik yükseltilmesini engellemek için onu beklemede tut锁定一个已安装的软件包以便阻止它自动升级
Bunların 186 'sını aldık. 228'i beklemede.Dessas, já foram concedidas 186, 228 estão em processo.
Bunların 186 'sını aldık. 228'i beklemede.Waarvan er 186 toegekend zijn, van 228 loopt de procedure nog.
Bunların 186 'sını aldık. 228'i beklemede.Z nich dostaliśmy już 186, a 228 jest przetwarzanych.
Burası, Houston. Kenetlenme için hazırım. - Beklemede kalın.Připraven jsem zapnout trysky.