Tom'a bunu yapmak için daha fazla beklememesini tavsiye ettim.I advised Tom not to wait any longer to do that.
Sanırım biraz beklemek daha iyi olurdu.I think it would be better to wait a little.
Beklemeyi düşündüm, ama gitmeye karar verdim.I considered waiting, but decided to leave.
Senin yerinde olsam daha fazla beklemezdim.I wouldn't wait any longer if I were you.
Tom gelene kadar beklemeliyim.I've got to wait until Tom gets here.
Senin yerinde olsaydım Tom'dan beklemesini isterdim.I'd ask Tom to wait if I were you.
Tom'un beni beklemeyeceğini biliyorum.I know that Tom won't wait for me.
Tom artık beklemeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't wait any longer.
Tom pazartesiye kadar beklemem gerektiğini söyledi.Tom said I have to wait until Monday.
Tom'un biraz daha beklemesi gerekebilir.Tom might need to wait a bit longer.
Tom biraz daha beklemek zorunda kalabilir.Tom might have to wait a bit longer.
Tom'a nerede beklemesini söylemeliyim?Where should I tell Tom to wait?
Tom'un bizi beklemesini ummuştum.I'd expected Tom to wait for us.
Tom'u beklemeye ikna etmeye çalıştım.I tried to persuade Tom to wait.
Tom daha fazla beklemek zorunda kalmayacak.Tom won't have to wait much longer.
Tom muhtemelen çok daha fazla beklemeyecek.Tom will unlikely wait much longer.
Tom'un beklemeyeceğini biliyordum.I knew Tom wasn't going to wait.
Umarım Tom çok fazla beklememiştir.I hope Tom didn't wait too long.
Tom'un bizi bekleyip beklemeyeceğinden şüpheliyim.I doubt if Tom will wait for us.
Lütfen Tom'un burada biraz beklemesine izin verin.Please let Tom wait here a bit.
Sanırım Tom'u beklemem gerekir.I think I should wait for Tom.
Tom'un bizi beklemeyeceğini biliyorum.I know Tom won't wait for us.
Tom'un bizi beklemesine sevindim.I'm glad Tom waited for us.
Tom muhtemelen çok uzun beklemeyecek.Tom likely won't wait very long.
Tom asla bu kadar uzun beklemezdi.Tom would never wait that long.
Tom'un bizi beklemesini isteyeceğim.I'll ask Tom to wait for us.
Tom'dan beklemesini rica etmeliyim.I should ask Tom to wait.
Tom'un beklemeyeceğinden eminim.I'm sure Tom won't wait.
Tom'dan beklememesini istedim.I asked Tom not to wait.
Tom'un kazanmasını bekleme.Don't expect Tom to win.
Tom onu beklemeni istiyor.Tom wants you to wait for him.
Tom'un beklemesini tavsiye ettim.I advised Tom to wait.
Tom'un beklemesini ümit ediyorum.I expect Tom to wait.
Tom'un beklemesine memnun oldum.I'm glad Tom waited.
Tom 2.30 kadar beklemeyi planlıyor.Tom plans to wait until 2:30.
Daha fazla beklemeyi reddediyorum.I refuse to wait any longer.
Tom beklemek zorunda kalacağını biliyordu.Tom knew he'd have to wait.
Daha fazla beklemeyebilirim.I may not wait much longer.
Tom beklemeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't wait.
Tom bizi beklemeyebilir.Tom might not wait for us.
Daha uzun beklemeliydim.I should've waited longer.
Tom çok fazla beklemedi.Tom didn't wait very long.
İnsanları beklemekten nefret ediyorum.I hate waiting for people.
Canım beklemek istemiyor.I don't feel like waiting.
Beklemeyeceğini biliyordum.I knew you wouldn't wait.
Tom bize beklemememizi söyledi.Tom told us not to wait.
Tom bana beklemememi söyledi.Tom told me not to wait.
Tom Mary'den oraya gidinceye kadar beklemesini istedi.Tom asked Mary to wait until he got there.
Tom beklemesi gerektiğini söylüyor.Tom says he should wait.
Tom beklemem gerektiğini söylüyor.Tom says I need to wait.
Tom, Mary'yi 2.30'a kadar beklemeyi düşünüyor.Tom plans on waiting for Mary until 2:30.
Tom'un beklemesi gerekmiyordu.Tom didn't need to wait.
Tom'un beklemesine gerek yoktu.Tom didn't need to wait.
Tom muhtemelen beklemeyecek.Tom will unlikely wait.
Tom Mary buraya gelene kadar beklemesi gerekiyor.Tom needs to wait until Mary gets here.
Tom beklemek zorunda olduğumu söyledi.Tom said I had to wait.
Tom gerçekten beklemeli.Tom really should wait.
Tom beklemeye istekli.Tom is willing to wait.
Tom, Mary'den Pazartesi gününe kadar beklemesi istedi.Tom begged Mary to wait until Monday.
Tom beklememi önerdi.Tom advised me to wait.