Beklemek için hazırım.I'm prepared to wait.
Bekleme devam ediyor.The wait continues.
Biz beklemeye alışkın değiliz.We aren't accustomed to waiting.
Tom, Mary'den kendisini beklemesini istedi.Tom asked Mary to wait for him.
Bence artık beklememen gerekir.I think you shouldn't wait any longer.
Sanırım biraz daha beklemelisin.I think you should wait a little longer.
Tom burada beklememi rica etti.Tom asked us to wait here.
Tom burada beklememizi istedi.Tom asked us to wait here.
Beklemeye istekliyim.I'm willing to wait.
Tom farklı bir şey olmasını beklemediğini söyledi.Tom said that he had expected something different to happen.
Neden Tom'u beklemediğini bilmek istiyorum.I'd like to know why you didn't just wait for Tom.
Tom ona beklemesini söylediğim yerde değil.Tom isn't where I told him to wait.
Beni beklemene gerek yok.You don't need to wait for me.
Devam etsen iyi olur. Beni bekleme.You better go ahead. Don't wait for me.
En az bir ay beklemek zorundasın.You have to wait for one month at least.
O sadece beklemekten bıkmış.He's just tired of waiting.
Ona artık senin için beklememesini söyledim.I told him not to wait for you anymore.
Beni beklemeni istemiyorum.I don't want you to wait for me.
Tom'a otuz dakikadan fazla beklememesini söyledim.I told Tom not to wait for more than thirty minutes.
Tom'u beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom.
Ben beklemek zorundaydım.I had to wait.
Ben beklemedim.I didn't wait.
Beni burada beklemeni istiyorum.I want you to wait for me here.
Tom bizi beklemek zorunda değildi ama bekledi.Tom didn't have to wait for us, but he did.
Daha ne kadar beklemek zorundayım?How much longer do I have to wait?
Çok uzun beklemedim.I didn't wait very long.
Çok uzun süre boyunca beklemek zorunda değilim.I didn't have to wait for very long.
Beklemeyi seçtim.I chose to wait.
Daha ne kadar beklememiz gerek?How much longer do we need to wait?
Sırada beklemedim.I didn't wait in line.
Kuyrukta beklemedim.I didn't wait in line.
Uzun bir süre beklemek zorunda kaldım.I had to wait for a long time.
Daha ne kadar beklememi istiyorsun?How much longer do you want me to wait?
Beklemeyi kabul ettim.I agreed to wait.
Beklemeye karar verdim.I've decided to wait.
Tom'a beklemesini söyledim.I told Tom to wait.
Çok daha uzun beklemeyeceğim.I won't wait much longer.
Ben beklemeye karar verdim.I decided to wait.
Beklemek için oturdum.I sat down to wait.
Tom'un beklemesini istiyorum.I want Tom to wait.
Tom'a beklememesini söyledim.I told Tom not to wait.
Fadıl en kötüsünü beklemek ve planlamak zorundaydı.Fadil had to expect and plan for the worst.
Beklemek zorunda kalacağım.I'll have to wait.
Yarına kadar beklemek zorunda kalacaksın.You'll have to wait until tomorrow.
Tom, Mary'yi beklemek zorunda olduğunu söylüyor.Tom says he has to wait for Mary.
Sami, Leyla'ya beklemesini söyledi.Sami told Layla to wait.
Sanırım biraz daha beklemek zorundayız.I think we have to wait a little more.
Ben dönünceye kadar burada beklemeni istiyorum.I want you to wait here until I get back.
Tom bana burada beklememiz gerektiğini söyledi.Tom told me that we're supposed to wait here.
Uzun süre beklemek zorunda mıyım?Do I have to wait long?
Bekleme odası nerede?Where is the waiting room?
Tom'u beklemem gerektiğini mi düşünüyorsun?Do you think I should wait for Tom?
Beklemem gerektiğini mi düşünüyorsun?Do you think I should wait?
Leyla beklemekten bıktı.Layla got tired of waiting.
Dün senin için bizi beklemek çok zaman aldı mı?Did it take much time for you to wait for us yesterday?
Beklemeye devam ettik ama o gelmedi.We kept waiting, but he didn't come.
Hareket etmek beklemekten daha iyidir.It is better to act than to wait.
Siparişimin gelmesi için ne kadar beklemek zorundayım?How long do I have to wait for my order to arrive?
Bence yemek yemeden önce Tom buraya gelene kadar beklememiz gerek.I think we should wait until Tom gets here before we eat.
Belki de Tom onu yapmak için buraya gelene kadar beklemen gerekir.Perhaps you should wait until Tom gets here to do that.