Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.Umaknil sem se in čakal, a v tej deželi ni pravice.
Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.Аз се отдръпнах и чаках, но няма справедливост в тази страна.
Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.,תמכתי בעמדתם ושירתתי אותם אבל אין שום צדק .במדינה הזאת
Güneşi görene kadar bekledimCzekałam na wschód słońca
Güneşi görene kadar bekledimEsperé hasta que vi el sol.
Güneşi görene kadar bekledimHo aspettato finché non ho visto il sole.
Güneşi görene kadar bekledimПока не увидала солнца я ждала
Hayatım boyunca bunu bekledim.Μην το ξυπνήσεις.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Esperei sempre que ele viesse como que bater-me na cabeça.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Ho sempre aspettato, in un certo senso, che mi piovesse dal cielo.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Ich habe immer irgendwie darauf gewartet, dass es mich am Kopf trifft.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Ik heb altijd gewacht tot het naar me toe kwam.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.J'ai toujours attendu qu'en quelque sorte il vienne frapper à ma tête.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.그냥 일이 제 머리 위로 떨어지기만을 기다리는 축이었죠.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Mereu am aşteptat cumva să dea oportunităţile peste mine.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Saya selalu menunggu pekerjaan untuk datang sendiri.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Siempre he esperado que de alguna forma me golpee en la cabeza.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Tôi luôn đợi việc rơi vào đầu mình.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Zawsze czekałem, aż sama się nadarzy okazja.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Винаги съм чакал някак да ме удари по главата.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.Я всегда ждал, пока она сама свалится мне на голову.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.תמיד חיכיתי שהיא פשוט תיפול עליי.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.كنت دائماً أنتظر العمل ليأتي ويصدمني
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.それで 初めの頃は
Her gün, her saniye seni bekledim!!!¡Te he esperado cada minuto!
Her gün, her saniye seni bekledim!!!Я ждала тебя каждый день, каждую минуту!
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.제가 한 20대 중반일 때부터 하나 할까 하고 생각했었습니다 하지만 일부러 정말 오래 기다렸죠
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.All'inizio ho cominciato a pensare di farmelo verso i 25, ma ho aspettato a lungo deliberatamente.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Comecei a pensar em fazê-la com 20 e tal anos, mas esperei, deliberadamente, muito tempo.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Ik begon erover na te denken toen ik in de twintig was, maar ik heb expres heel lang gewacht.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.J'ai d'abord commencé à penser à le faire faire vers 25 ans, mais j'ai délibérément attendu très longtemps.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Lúc đầu tôi nghĩ đến việc vẽ xăm vào lúc trung tầm 20 tuổi, nhưng sau đó tôi cố tình đợi một thời gian rất dài
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Mă gândeam să-mi fac unul cam pe la 25 de ani, dar în mod deliberat am aşteptat mult timp.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Pensé tener mi primer tatuaje a mitad de los 20 años, pero deliberadamente esperé un tiempo.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Poprvé jsem o něm začala uvažovat, když jsem byla "dvacátnice," ale schválně jsem čekala opravdu dlouho.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Saya mulai berpikir untuk memiliki tato di pertengahan usia 20-an namun saya sengaja menunggu cukup lama.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Πρώτη φορά ξεκίνησα να σκέφτομαι να το κάνω περίπου στα 25 μου, αλλά σκόπιμα περίμενα πολύ καιρό.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Я начала задумываться о том чтобы сделать тату в свои 25, но я намерено не спешила.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.התחלתי לחשוב לראשונה על לעשות קעקוע באמע שנות ה-20 שלי, אבל בכוונה חיכיתי המון זמן.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.حيث بدأت أفكر في الوشم على جسدي في منتصف العشرينات من عمري ولكنى إنتظرت بصورة متعمدة مدة طويلة لكي أرسمه.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.すぐに実行せず、じっくり慎重に考えました。 誰でも知っているとおり
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Arra számítottam, hogy az emberek majd megkérdezik: "Miért rajzoltam egy birkát?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Čekal jsem, že se lidé budou zajímat "Proč jsem nakreslil ovci?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Esperaba que la gente se preguntara: "¿Por qué dibujé una oveja?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Esperava que as pessoas se perguntassem "Porque é que eu desenhei uma ovelha?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Ich habe erwartet dass Menschen sich fragen "Warum musste ich ein Schaf zeichnen?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Ik verwachtte dat mensen zich zouden afvragen: "Waarom heb ik een schaap getekend?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Je m'attendais à ce que les gens se demandent "Pourquoi j'ai choisi un mouton?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"저는 사람들이 왜 양을 그릴까를 궁금해하기를 바랬습니다.
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Mi aspettavo che tutti si chiedessero, "Perchè ho disegnato una pecora?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Oczekiwałem, że ludzie będą się zastanawiać "Dlaczego mam narysować owcę?".
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Saya sudah menyangka orang-orang akan berpikir, "Kenapa saya menggambar domba?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Tôi tưởng mọi người đều sẽ thắc mắc: "Tại sao tôi vẽ một con cừu?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Περίμενα πως κι άλλοι θα απορούσαν. Γιατί μας βάζει να ζωγραφίζουμε πρόβατα;
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Аз очаквах хората да се питат "Защо нарисувах овца?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Я ожидал, что люди зададутся вопросом "Зачем я нарисовал овцу?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"Я очікував, що люди задумаються, для чого вони намалювали вівцю.
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"ציפיתי שאנשים יתהו לגבי "למה ציירתי כבשה?"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"توقعت ان يتسائل الناس، " لماذا رسمت خروفا؟"
İnsanların şunu merak etmesini bekledim, "Neden bir koyun çizdim?"もっともな質問ですね