Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.עד חצות השתתפנו בחגיגה.
General Johnston komutasındaki Anzak birlikleri, saat 06:30 dolaylarına kadar geride kalan taburu beklediler.מפקדי הקיבוץ החליטו לחכות לתגבורת עד שעה 03:00.
Hayatta kalanlar yardım beklediler.Останалите живи решават да изпратят някой да търси помощ.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.След полунощ протестите затихват.
Daha sonra dışarı çıkıp beklediler.Seejärel jäi ta ootama.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.A dali jej do vězení, až by jim bylo oznámeno, co s ním Bůh káže učiniti.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Bo miłościwy rok jest, święty wam będzie; co się na polu przedtem zrodziło, to jeść będziecie.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Dali ho pod stráž, aby im bolo oznámené od Hospodina, čo mu urobiť.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.dan menahan dia sambil menunggu keputusan TUHAN mengenai apa yang harus mereka lakukan terhadapnya
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De jongeman werd gevangen gezet in afwachting van Gods beslissing over hem.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De satte ham fast, forat de kunde få avgjørelse ved et ord fra Herren.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.És õrizet alá veték azt, míg kijelentést nyernének az Úr akarata felõl.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.In ga denejo v zapor, dokler ne prejmejo odgovora, kaj veli GOSPOD.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Ja he panivat hänet vankeuteen, kunnes heille ilmoitettaisiin Herran vastaus.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.그들이 그를 가두고 여호와의 명령을 기다리더니
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.L-au aruncat în temniţă, pînă va spune Moise ce va porunci Domnul.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Lo misero sotto sorveglianza, finché fosse deciso che cosa fare per ordine del Signore
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít , con_gái của Ðiệp - ri , thuộc về chi_phái Ðan .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít, con gái của Ðiệp-ri, thuộc về chi phái Ðan.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Och de satte honom i förvar, för att de skulle få hans dom bestämd efter HERRENS befallning.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Og de satte ham i Varetægt for at få en Kendelse af HERRENs Mund.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.On le mit en prison, jusqu`à ce que Moïse eût déclaré ce que l`Éternel ordonnerait.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Puseram-no, pois, em detenção, até que se lhes fizesse declaração pela boca do Senhor.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.und legten ihn gefangen, bis ihnen klare Antwort würde durch den Mund des HERRN.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Y lo pusieron bajo custodia, hasta que fuesen recibidas instrucciones exactas de parte de Jehovah
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Και εβαλον αυτον εις φυλακην, εωσου φανερωθη εις αυτους η θελησις του Κυριου.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.и посадили его под стражу, доколе не будет объявлена им воля Господня.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.И туриха го под стража, догде им се обяви от Господа, какво да му сторят .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.ויניחהו במשמר לפרש להם על פי יהוה׃
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.فوضعوه في المحرس ليعلن لهم عن فم الرب
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監 裡 、 要 得 耶 和 華 所 指 示 的 話
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監裡 、 要 得 耶和華 所 指示 的話
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Abners strijders van de stam van Benjamin hergroepeerden zich op de top van die heuvel.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Dân Bên-gia-min hiệp lại cùng Áp-ne, làm thành một đạo, và dừng lại trên chót một gò nỗng.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Dân_Bên - gia-min hiệp lại cùng Áp - ne , làm thành một đạo , và dừng lại trên chót một gò nỗng .
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Da samlede Benjaminiterne sig om Abne'r og stillede sig i Klynge på Toppen af Gibeat-Amma.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Fiii lui Beniamin s'au adunat în urma lui Abner, au făcut o ceată, şi s'au oprit pe vîrful unui deal.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.I Beniaminiti si radunarono dietro Abner formando un gruppo compatto e si fermarono in cima ad una collina
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.In sinovi Benjaminovi se zbero pri Abnerju ter se skupijo v krdelo, in stopijo na vrh griča.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.베냐민 족속은 함께 모여 아브넬을 따라 한 떼를 이루고 작은 산꼭대기에 섰더라
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Men Benjamins barn samlet sig i én flokk om Abner og stilte sig på toppen av en haug.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Silloin benjaminilaiset kokoontuivat Abnerin taakse yhteen joukkoon ja asettuivat kukkulan laelle.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Tedy sešli se synové Beniamin za Abnerem, a jsouce spolu v houfu, postavili se na vrchu pahrbku jednoho.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.И вениаминците като се събраха около Авенира, съставиха една дружина и застанаха на върха на един хълм.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.И собрались Вениамитяне вокруг Авенира и составили одно ополчение, истали на вершине одного холма.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.ויתקבצו בני בנימן אחרי אבנר ויהיו לאגדה אחת ויעמדו על ראש גבעה אחת׃
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.فاجتمع بنو بنيامين وراء ابنير وصاروا جماعة واحدة ووقفوا على راس تل واحد.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.便 雅 憫 人 聚 集 、 跟 隨 押 尼 珥 站 在 一 個 山 頂 上
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.便 雅憫人 聚集 、 跟隨 押尼珥 站在 一 個 山頂上
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Aceştia au luat -o înainte, şi ne-au aşteptat la Troa.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.A z Azyjatczyków Tychykus i Trofimus, którzy wprzód poszedłszy, czekali nas w Troadzie.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Ceux-ci prirent les devants, et nous attendirent à Troas.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Deze mannen reisden ons vooruit naar Troas en bleven daar op ons wachten.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Diese gingen voran und harrten unser zu Troas.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Disse droge forud og biede på os i Troas;
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Disse drog i forveien og bidde på oss i Troas;
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Estes porém, foram adiante e nos esperavam em Trôade.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Éstos salieron antes y nos esperaron en Troas
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.Ezek elõremenvén, megvárának minket Troásban.
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.그들은 먼저 가서 드로아에서 우리를 기다리더라