Ana içeriğe geç
Sözlük

bekledi ile cümle

bekledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.Это позволяет любому управлять программой так, как ему удобно.
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.זה ממש מאפשר לכל אחד להכנס -- וזה פשוט עושה מה שמצפים,
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.إنها حقا تسمح لأي كان بالعمل وهي تفعل ما تتوقعها منها
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.ほら インタフェースなし 単に消えてしまったかのよう
Hey ben de bir şeyler yaptım! Sadece beklediğiniz gibi değildi. Hey!Hej, ja przynajmniej coś robię, tylko może nie to co byś chciała.
Hey ben de bir şeyler yaptım! Sadece beklediğiniz gibi değildi. Hey!-'우리'라니 뭐야? -이봐, 나도 뭔가를 하긴 했다고! 너희 생각대로가 아니었을 뿐이지.
Hey ben de bir şeyler yaptım! Sadece beklediğiniz gibi değildi. Hey!-Εσύ τι έκανες για να κερδίσεις; -Κάτι έκανα, απλά όχι αυτό που περίμενες.
Hey ben de bir şeyler yaptım! Sadece beklediğiniz gibi değildi.Něco jsem udělal, jen ne to co jste čekali.
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Ce que nous attendons avec impatience, c'est -- (Applaudissements)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Ciò che desideriamo (Applausi)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)우리가 기대하는 것은 (박수)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Waar we naar uitkijken is -- (Applaus)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Wir wollen aber nicht nur -- (Beifall)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Αυτό στο οποίο ανυπομονούμε είναι -- (Χειροκρότημα)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)Те, чого ми очікуємо з нетерпінням... (Оплески)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)הדבר שאנחנו מצפים לו -- (מחיאות כפיים)
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)ما نتطلع إليه الآن هو -- ( تصفيق )
Heyecanla beklediğimiz şey.. (Alkışlar)(拍手) 私が言いたいことは・・・
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Dia mendengar hamba jawaban pintu, dan menunggu kakinya di tangga, namun dia tidak datang.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.El a auzit robul răspunzi la uşă, şi a aşteptat pentru picioarele ei pe scara, dar ea nu a venit.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Ele ouviu o servo atender a porta, e esperou que os seus pés na escada, mas ela não veio.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Er hörte den Diener an die Tür und wartete auf ihre Füße auf der Treppe, aber sie kam nicht.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Hallotta a szolga választ az ajtót, és várta a lábát a lépcsőn, de ő nem jött.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Han hörde tjänaren svaret dörren och väntade på fötterna i trappan, men Hon kom inte.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Hän kuuli palvelijan vastaus oven, ja odotti häntä jalat portaikko, mutta Hän ei tullut.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Hij hoorde de knecht antwoord de deur, en wachtte op haar voeten op de trap, maar ze kwam niet.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.그는 종이 문을 답변을 듣고, 그리고 계단에 다리를 위해 기다 렸는데
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Ông nghe tôi tớ câu trả lời cửa, và chờ đợi cho chân của cô trên cầu thang, nhưng cô ấy đã không đến.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Oyó el siervo abrir la puerta, y esperó a que sus pies en la escalera, pero ella no vino.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Počul sluha zazvoní pri dverách a čakal na nohách na schodoch, ale neprišla.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Sentì il servo rispondere alla porta, e aspettò che i suoi piedi sulle scale, ma lei non venne.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Slišal je uslužbenec odgovoriti na vrata in čakal za noge na stopnišču, vendar ona ni prišel.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Slyšel sluha zazvoní u dveří a čekal na nohou na schodech, ale nepřišla.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Usłyszał sługa otworzyć drzwi, i czekał na jej stóp na schodach, ale nie przyjdzie.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Άκουσε ο υπηρέτης απάντηση από την πόρτα, και περίμενε για τα πόδια της στο κλιμακοστάσιο, αλλά αυτή δεν ήρθε.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Він почув відповідь слуги двері, і чекав її ніг на сходах, але вона не прийшла.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.Он услышал ответ слуги дверь, и ждал ее ног на лестнице, но она не пришла.
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.سمع موظف الإجابة على الباب ، وانتظرت قدميها على الدرج ، ولكن
Hizmetçinin kapıyı duydum ve merdiven ayakları bekledi, ancak o gelmedi.彼女は来なかった。 "それが何であったかワンダー"と博士はケンプは言った。
İlişkim birçok açıdan veya beklediğimden daha iyi görünüyor."Můj vztah zdá se fungoval v mnoha jiných oblastech nebo více oblastech, než jsem čekal."
İlişkim birçok açıdan veya beklediğimden daha iyi görünüyor."Relaţiile mele par să meargă bine în multe arii diferite sau în mai multe arii decât m-am aşteptat.
İlişkim birçok açıdan veya beklediğimden daha iyi görünüyor."נראה שהקשרים שלי עובדים בתחומים שונים רבים, או יותר תחומים משציפיתי."
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.제가 한 20대 중반일 때부터 하나 할까 하고 생각했었습니다 하지만 일부러 정말 오래 기다렸죠
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.All'inizio ho cominciato a pensare di farmelo verso i 25, ma ho aspettato a lungo deliberatamente.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Comecei a pensar em fazê-la com 20 e tal anos, mas esperei, deliberadamente, muito tempo.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Ik begon erover na te denken toen ik in de twintig was, maar ik heb expres heel lang gewacht.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.J'ai d'abord commencé à penser à le faire faire vers 25 ans, mais j'ai délibérément attendu très longtemps.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Lúc đầu tôi nghĩ đến việc vẽ xăm vào lúc trung tầm 20 tuổi, nhưng sau đó tôi cố tình đợi một thời gian rất dài
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Mă gândeam să-mi fac unul cam pe la 25 de ani, dar în mod deliberat am aşteptat mult timp.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Pensé tener mi primer tatuaje a mitad de los 20 años, pero deliberadamente esperé un tiempo.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Poprvé jsem o něm začala uvažovat, když jsem byla "dvacátnice," ale schválně jsem čekala opravdu dlouho.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Saya mulai berpikir untuk memiliki tato di pertengahan usia 20-an namun saya sengaja menunggu cukup lama.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Πρώτη φορά ξεκίνησα να σκέφτομαι να το κάνω περίπου στα 25 μου, αλλά σκόπιμα περίμενα πολύ καιρό.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.Я начала задумываться о том чтобы сделать тату в свои 25, но я намерено не спешила.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.התחלתי לחשוב לראשונה על לעשות קעקוע באמע שנות ה-20 שלי, אבל בכוונה חיכיתי המון זמן.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.حيث بدأت أفكر في الوشم على جسدي في منتصف العشرينات من عمري ولكنى إنتظرت بصورة متعمدة مدة طويلة لكي أرسمه.
İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım, ama özellikle uzun bir süre bekledim.すぐに実行せず、じっくり慎重に考えました。 誰でも知っているとおり
İnsanların iyi olmayı bekledikleri şeyler hakkında iltifatta bulun.Berikan kehormatan pada apa yang orang harapkan pada hal yang mereka sukai
İnsanların iyi olmayı bekledikleri şeyler hakkında iltifatta bulun.Faça elogios sobre aquilo em que pessoas gostariam de ser boas.
İnsanların iyi olmayı bekledikleri şeyler hakkında iltifatta bulun.Halagando a las personas en lo que quieren destacarse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod