Elimden gelenin en iyisini yaptım. Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.Lo hice lo mejor que pude y sólo esperaba el momento para ir a leer mis libros.
Elimden gelenin en iyisini yaptım. Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.Я дуже старалась і чекала тої миті, коли зможу втекти й почитати свої книжки.
Elimden gelenin en iyisini yaptım. Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.Я старалась изо всех сил и просто ждала момента, когда можно будет пойти почитать.
Elrond Elflerinin beni beklediği yere.Där Elrond halvalven väntar mig.
Elrond Elflerinin beni beklediği yere.Dove mi sta aspettando Elrond Mezzelfo.
Elrond Elflerinin beni beklediği yere.助言をくれるはず
En sonunda beklediğim an geldi!Akhirnya waktunya tiba.
En sonunda beklediğim an geldi!De tijd is eindelijk gekomen.
En sonunda beklediğim an geldi!E' finalmente giunto il momento.
En sonunda beklediğim an geldi!Končno je prišel ta trenutek.
En sonunda beklediğim an geldi!Le moment est finalement venu.
En sonunda beklediğim an geldi!Letztendlich ist es so weit.
En sonunda beklediğim an geldi!<i>どうしよう~~</i>
En sonunda beklediğim an geldi!Sắp đến lúc rồi.
En sonunda beklediğim an geldi!Ten czas wreszcie nadszedł.
En sonunda beklediğim an geldi!Tidpunkten har kommit till sist.
En sonunda beklediğim an geldi!Επιτέλους έφτασε η ώρα.
En sonunda beklediğim an geldi!Наконец-то пришло время.
En sonunda beklediğim an geldi!لقد أتت اللحظة
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.A férfiak lépett vissza a szobába, és vártam.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Bărbaţii pasit inapoi in camera si am asteptat.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.De mannen stapten terug in de kamer en wachtte.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Die Männer traten in den Raum zurück und wartete.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.남자들은 방으로 뒤로 물러났다하고 기다렸습니다.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Les hommes reculèrent dans la salle et attendit.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Los hombres dio un paso atrás en la habitación y esperó.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.L'uomo fece un passo indietro nella stanza e attese.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Mændene trådte tilbage ind i stuen og ventede.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Männen steg tillbaka in i rummet och väntade.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Mężczyzn cofnął się do pokoju i czekał.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Miehet astui takaisin huoneeseen ja odotti.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Moški stopil nazaj v sobo in čakala.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Những người đàn ông bước vào phòng và chờ đợi.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Os homens voltou para o quarto e esperei.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Para pria melangkah kembali ke kamar dan menunggu.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Vyšli späť do miestnosti a čakal.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Vyšli zpět do místnosti a čekal.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Οι άνδρες ενισχυθεί πίσω στο δωμάτιο και περίμενε.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Мужчин шагнул обратно в комнату и стал ждать.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Мъжете се върна обратно в стаята и зачака.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.Чоловіків ступив назад до кімнати і став чекати.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.הגברים נכנס לחדר וחיכיתי.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.صعد الرجل مرة أخرى إلى الغرفة وانتظرت.
Erkekler geri odasına yürüdü ve bekledi.間もなく父親は譜面立て、楽譜と母、そして付属
Esanov dışarıda (soğukta) çok uzun süre bekledi ve bir anda sıcak bir yere girdi.Esanov pasó demasiado tiempo en la fila afuera y repentinamente entró a un lugar abrigado.
Esanov dışarıda (soğukta) çok uzun süre bekledi ve bir anda sıcak bir yere girdi.Эсанов слишком долго оставался в очереди снаружи и неожиданно вошёл в тёплое помещение.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Aspettavamo la pace, ma non c'è alcun bene; l'ora della salvezza, ed ecco il terrore»
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Aşteptam pacea, şi nu vine nimic mai bun; o vreme de vindecare, şi iată groaza!`` -
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Čakaj na pokoj, ale neni dobrého, na čas uzdravenia, a hľa, des.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Čakali smo miru, toda nič ni prišlo dobrega, časa ozdravljenja, a glej, le strah!“
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Čekej pokoje, ale nic dobrého, času uzdravení, ale aj, hrůza.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Chúng ta trông sự bình an, nhưng chẳng có sự tốt gì đến; trông kỳ chữa lành, và sự sợ hãi đây nầy!
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Chúng_ta trông sự bình_an , nhưng chẳng có sự tốt gì đến ; trông kỳ chữa lành , và sự sợ_hãi đây nầy !
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Czekaj pokoju, alić nic dobrego; czasu uzdrowienia, alić oto strach.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Esperamos a paz, porém não chegou bem algum; e o tempo da cura, e eis o terror.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Esperamos paz, y no hay tal bien; tiempo de sanidad, y he aquí, terror
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.iért] békességre várni, holott nincs semmi jó; gyógyító idõre, holott ímé [itt] van az ijedelem.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.우리가 평강을 바라나 좋은 것이 없으며 고치심을 입을 때를 바라나 놀라움 뿐이로다
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Man håber på Fred, men det bliver ej godt, på Lægedoms Tid, men se, der er Rædsel.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Nous espérions la paix, et il n`arrive rien d`heureux; Un temps de guérison, et voici la terreur! -