Ana içeriğe geç
Sözlük

bekledi ile cümle

bekledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk."Odotetaan rauhaa, mutta hyvää ei tule, paranemisen aikaa, mutta katso, tulee peljästys!
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Percuma saja kita mengharapkan kedamaian dan masa penyembuhan, sebab yang ada hanyalah kekerasan
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Vi venter på fred, og det kommer intet godt, på lægedoms tid, og se, det kommer forferdelse.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Wij verwachtten vrede, maar er kwam geen vrede; we hoopten op genezing, maar er was alleen diepe ellende."
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Επροσμειναμεν ειρηνην, αλλ' ουδεν αγαθον καιρον θεραπειας, αλλ' ιδου, ταραχη.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Ждем мира, а ничего доброго нет, – времени исцеления, и вот ужасы.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.Очаквахме мир, но никакво добро не дойде, - Време на изцеление, но, ето, смущение.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.קוה לשלום ואין טוב לעת מרפה והנה בעתה׃
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.انتظرنا السلام ولم يكن خير. وزمان الشفاء واذا رعب.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.我 們 指 望 平 安 、 卻 得 不 著 好 處 . 指 望 痊 愈 的 時 候 、 不 料 、 受 了 驚 惶
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.我 們 指望 平安 、 卻 得 不 著 好處 . 指望 痊愈 的 時候 、 不料 、 受了驚惶
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Am asteptat atat de mult sa va intoarceti acasa.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Dlho som na vás čakal, kým prídete domov.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Ho aspettato a lungo che tu tornassi a casa.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Ich habe so lange auf euerer Rückkehr nach Hause gewartet.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Ik was zolang aan het wachten voor jou om thuis te komen.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.JAg väntade så länge på att du skulle komma hem.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.J'attendais depuis longtemps que vous rentriez à la maison.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Mình đã đợi rất lâu, chờ cậu về đấy.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Σας περίμενα ώρα να γυρίσετε σπίτι.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.Я так долго ждал, когда вы вернетесь.
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.لقد قمت بانتظارك طويلا لكي تعودون إلى المنزل
Eve gitmek için uzun süredir sizi bekledim.そうか
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Aber ganz sicher, schien er sich nicht zu sein, denn er setzte sich hin, um mit mir zu warten.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Ale nie nie był tego pewien, bo zaczekał ze mną.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Ale zas tak jistý se nezdál, protože si ke mě přisedl a čekal se mnou.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Dar nu părea foarte sigur, așa că s-a așezat să aștepte cu mine.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.De nem tűnt teljesen biztosnak, ezért leült és velem együtt várt.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.하지만 그렇게 확신하는 것 같지는 않았는데, 왜냐하면 저와 같이 앉아서 기다려줬기 때문입니다.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Maar hij leek niet zo heel zeker, want hij kwam bij me zitten wachten.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Mais, il n'en avait pas l'air si sûr, car il s'est assis pour l'attendre avec moi.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Ma non sembrava proprio così sicuro, quindi si sedette ad aspettare con me.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Mas não me pareceu muito seguro, porque sentou-se ao meu lado e esperou comigo.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Men han verkade inte helt säker, för han satte sig ner och väntade med mig.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Nhưng trông cũng chẳng chắc chắn lắm, vì vậy cậu ngồi xuống đợi với tôi.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Pero no se veía demasiado seguro, porque sentó a esperar conmigo.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Δε φαινόταν, όμως, να είναι τόσο σίγουρος γιατί κάθισε να περιμένει μαζί μου.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Но не изглеждаше чак толкова сигурен, защото седна до мен да чакаме заедно.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.Но он не выглядел таким уж уверенным, поэтому он сел и стал ждать вместе со мной.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.אבל הוא עצמו לא נראה משוכנע, כי הוא התיישב לחכות איתי.
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.لكنه لم يبدوا واثقا جدا حيث أنه بقي لينتظرها معي
Fakat çok da emin gözükmüyordu ki, yanıma oturdu ve benimle birlikte bekledi.一緒に座って待ってくれました それから2時間 みんな一緒に待ってくれました
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.A naozaj, urobili to - ale najmä vtedy, ak informácia, ktorú sme im podali, bola lepšia než ich očakávania.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.Což se stalo -- ale většinou tehdy, pokud informace, které jsme jim dali, byly lepší, než jejich očekávání.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.E foi o que aconteceu, mas principalmente quando as informações eram melhores do que tinham esperado.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.En dat deden ze -- maar vooral wanneer die informatie beter was dan hun verwachting.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.És valóban ezt tették -- de jobbára akkor, ha az általunk adott információ jobb volt, mint amit vártak,
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.그리고 실제로 사람들은 그렇게 사용했습니다 -- 하지만 대부분 저희가 제공한 정보는 그 사람들이 기대한 것 보다 더 좋았습니다.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.Och det gjorde de - men framför allt om information de fick var bättre än de förväntat sig.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.Og det gjorde de -- men for det meste når den information vi gav dem var bedre end det de forventede.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.Và thật sự là có -- nhưng hầu hết khi thông tin chúng tôi đưa cho họ tốt hơn điều mà họ dự đoán.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.Większość badanych zmieniała zdanie, gdy informacja była lepsza niż oczekiwali.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.И они его изменили, но в основном, когда полученная информация была лучше ожидаемой.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.Наистина, тя ги промени - особено, когато информацията, която им давахме, беше по-добра от очакванията им.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.וכן, כך היה -- אבל בעיקר כאשר התחזית שנתנו להם הייתה טובה יותר מהשערתם הראשונית.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.و فعلاً قاموا بذلك - لكن غالباً لمّا كانت المعلومة التي أعطايناهم أحسن ممّا توقعوا.
Gerçekten değiştirdi -- ama onlara verdiğimiz bilgi çoğunlukla beklediklerinden iyiydi.しかし それが顕著だったのは 与えられた情報が 期待していたよりも良かった場合です 例えば
Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.Aku harus menunda dan menunggu... ...tapi tak ada hukum di negara ini.
Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.Am stat deoparte şi am aşteptat, însă nu este justiţie în ţara asta.
Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.Držel jsem se zpátky a čekal, ale v této zemi není žádná spravedlnost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod