Ben sabırla bekledi.Am aşteptat cu răbdare.
Ben sabırla bekledi.Čakal sem potrpežljivo.
Ben sabırla bekledi.Čakal som trpezlivo.
Ben sabırla bekledi.Čekal jsem trpělivě.
Ben sabırla bekledi.Czekałem cierpliwie.
Ben sabırla bekledi.Ho aspettato con pazienza.
Ben sabırla bekledi.Ich wartete geduldig.
Ben sabırla bekledi.Ik wachtte geduldig.
Ben sabırla bekledi.Jag väntade tålmodigt.
Ben sabırla bekledi.J'ai attendu patiemment.
Ben sabırla bekledi.Jeg ventede tålmodigt.
Ben sabırla bekledi.난 인내심을 기다렸습니다.
Ben sabırla bekledi.Odotin kärsivällisesti.
Ben sabırla bekledi.Tôi kiên nhẫn chờ đợi.
Ben sabırla bekledi.Vártam türelmesen.
Ben sabırla bekledi.Περίμενα υπομονετικά.
Ben sabırla bekledi.Чаках търпеливо.
Ben sabırla bekledi.Я терпеливо ждал.
Ben sabırla bekledi.Я терпляче чекав.
Ben sabırla bekledi.انتظرت بصبر.
Ben sabırla bekledi.私は私の美しさ、睡眠を逃していたが、私の足は、ハード凍結していたが、私は過去の後悔だった。
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Abners strijders van de stam van Benjamin hergroepeerden zich op de top van die heuvel.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Dân Bên-gia-min hiệp lại cùng Áp-ne, làm thành một đạo, và dừng lại trên chót một gò nỗng.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Dân_Bên - gia-min hiệp lại cùng Áp - ne , làm thành một đạo , và dừng lại trên chót một gò nỗng .
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Da samlede Benjaminiterne sig om Abne'r og stillede sig i Klynge på Toppen af Gibeat-Amma.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Fiii lui Beniamin s'au adunat în urma lui Abner, au făcut o ceată, şi s'au oprit pe vîrful unui deal.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.I Beniaminiti si radunarono dietro Abner formando un gruppo compatto e si fermarono in cima ad una collina
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.In sinovi Benjaminovi se zbero pri Abnerju ter se skupijo v krdelo, in stopijo na vrh griča.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.베냐민 족속은 함께 모여 아브넬을 따라 한 떼를 이루고 작은 산꼭대기에 섰더라
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Men Benjamins barn samlet sig i én flokk om Abner og stilte sig på toppen av en haug.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Silloin benjaminilaiset kokoontuivat Abnerin taakse yhteen joukkoon ja asettuivat kukkulan laelle.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.Tedy sešli se synové Beniamin za Abnerem, a jsouce spolu v houfu, postavili se na vrchu pahrbku jednoho.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.И вениаминците като се събраха около Авенира, съставиха една дружина и застанаха на върха на един хълм.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.И собрались Вениамитяне вокруг Авенира и составили одно ополчение, истали на вершине одного холма.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.ויתקבצו בני בנימן אחרי אבנר ויהיו לאגדה אחת ויעמדו על ראש גבעה אחת׃
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.فاجتمع بنو بنيامين وراء ابنير وصاروا جماعة واحدة ووقفوا على راس تل واحد.
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.便 雅 憫 人 聚 集 、 跟 隨 押 尼 珥 站 在 一 個 山 頂 上
Benyaminliler Avnerin çevresinde toplanarak bir birlik oluşturdular. Bir tepenin başında durup beklediler.便 雅憫人 聚集 、 跟隨 押尼珥 站在 一 個 山頂上
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.그리고는 걸레 자루끝에 오븐 클리너를 묶고 상어를 만나서 점액을 채취할 기회를 가질 수 있게 되기를
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.là hết sức cần thiết tôi có một cơ hội để tóm một vài con cá mập.
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.Owinąłem myjkę wokół końcówki kija i tylko czekałem, by mieć okazję trafienia na rekiny.
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.Я посадил печной очиститель на черенок и отчаянно ждал возможности встретиться с акулами.
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.כרכתי מטליות לניקוי תנורים בקצה המקל והייתי נואש, נואש שתהיה לי ההזדמנות
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.ولففت منظف الفُرن حول نهاية مقبض المسح وكنت يائساُ,يائساً لأجد الفرصة
Bezi paspasın sapına sardım ve bıkmadan usanmadan köpekbalıklarının yaklaşmasını bekledim.今か今かと サメと遭遇する機会を 待ちました
Birine, bebek beklediğinizi ya da kanser olduğunuzu söylemek de olabilir.O contarle a alguien que estás embarazada. O contarle a alguien que tienes cáncer.
Birine, bebek beklediğinizi ya da kanser olduğunuzu söylemek de olabilir.Или да кажете на някого, че сте бременна. Или да кажете на някого, че имате рак.
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Ma dopo un ora, sembra emergere lo stesso schema di interferenza.
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Αλλά, μετά από μία ώρα πειράματος, άρχισε να σχηματίζεται το ίδιο σχέδιο συνδυασμού!
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Но след 1 час от това, същата последователност се получила.
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda!Pero después de una hora, seguía apareciendo el mismo patrón de interferencia.
Bir şey beklediğimi kim söyledi?Νιώθω ότι η ζωή που έχω ζήσει ως τώρα, δεν ήταν πραγματική.
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Con có biết mẹ chờ giây phút này bao lâu rồi không?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Kamu tahu berapa lama aku sudah menunggu saat-saat ini?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Sai quanto tempo ho aspettato per questo momento?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Sais-tu depuis quand j'attends ce moment ?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Stii de cand astept momentul asta?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Vet du hur länge jag har väntat på detta ögonblick?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Weet je hoelang ik voor dit moment aan het wachten was?
Bu an için ne kadar uzun süre bekledim biliyor musun?Weißt du wie lange ich auf diesen Moment gewartet habe?