Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.In ga denejo v zapor, dokler ne prejmejo odgovora, kaj veli GOSPOD.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Ja he panivat hänet vankeuteen, kunnes heille ilmoitettaisiin Herran vastaus.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.그들이 그를 가두고 여호와의 명령을 기다리더니
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.L-au aruncat în temniţă, pînă va spune Moise ce va porunci Domnul.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Lo misero sotto sorveglianza, finché fosse deciso che cosa fare per ordine del Signore
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít , con_gái của Ðiệp - ri , thuộc về chi_phái Ðan .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Mẹ nó tên là Sê-lô-mít, con gái của Ðiệp-ri, thuộc về chi phái Ðan.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Och de satte honom i förvar, för att de skulle få hans dom bestämd efter HERRENS befallning.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Og de satte ham i Varetægt for at få en Kendelse af HERRENs Mund.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.On le mit en prison, jusqu`à ce que Moïse eût déclaré ce que l`Éternel ordonnerait.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Puseram-no, pois, em detenção, até que se lhes fizesse declaração pela boca do Senhor.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.und legten ihn gefangen, bis ihnen klare Antwort würde durch den Mund des HERRN.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Y lo pusieron bajo custodia, hasta que fuesen recibidas instrucciones exactas de parte de Jehovah
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Και εβαλον αυτον εις φυλακην, εωσου φανερωθη εις αυτους η θελησις του Κυριου.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.и посадили его под стражу, доколе не будет объявлена им воля Господня.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.И туриха го под стража, догде им се обяви от Господа, какво да му сторят .
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.ויניחהו במשמר לפרש להם על פי יהוה׃
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.فوضعوه في المحرس ليعلن لهم عن فم الرب
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監 裡 、 要 得 耶 和 華 所 指 示 的 話
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.他 們 把 那 人 收 在 監裡 、 要 得 耶和華 所 指示 的話
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Aku menunggu selama 6 jam di Alexanderplatz.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Esperé durante seis horas en Alexanderplatz.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Hat órán át vártam berlinben az Alexanderplatz-on.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Ik heb hiervoor zes uur gewacht op de Alexander Platz.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Jag väntade i sex timmar på Alexanderplatz.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Jeg ventede i seks timer på Alexander Platz.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim. Sonunda, Hitler geldi. Bu kitabı imzaladı.Περίμενα για έξι ώρες στην πλατεία Αλεξάντερπλατς... κάποια στιγμή ήρθε ο Χίτλερ και αυτό είναι αυτόγραφο του.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Чаках 6 часа на Александерплац в Берлин.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.Чаках в продължение на шест часа при Александерплац.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.חיכיתי בברלין .שש שעות בכיכר אלכסנדר
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.إنتظرت 6 ساعات في ميدان ... أليكسندربلاتز) في برلين)
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice aspettato gli occhi apparve, e poi annuì.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice aşteptat până la ochi a apărut, şi apoi dădu din cap.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice attendit les yeux apparu, et puis hocha la tête.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice čakala, až oči objavili a potom prikývol.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice čakal do oči pojavil, in potem je pokimal.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice čekala, až oči objevily a pak přikývl.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice chờ đợi cho đến khi mắt xuất hiện, và sau đó gật đầu.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice czekał, aż się oczy, i skinął głową.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice esperou até os olhos apareceu, e em seguida, assentiu.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice menunggu sampai mata muncul, dan lalu mengangguk.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice odotti kunnes silmät ilmestyi ja sitten nyökkäsi.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice väntade tills ögonen syntes, och då nickade.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice várt, amíg a szemek meg, és , majd bólintott.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice wachtte tot de ogen verschenen, en knikte toen.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alice wartete, bis die Augen erschienen, und dann nickte er.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Alicia esperó hasta que los ojos se veían, y y luego asintió.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.이야기. 앨리스는 눈을 나타난까지 기다렸고, 다음 고개를 끄덕였다.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Αλίκη περίμενε μέχρι τα μάτια εμφανίστηκε, και τότε κούνησε το κεφάλι.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Алиса подождал, пока глаза появился, и Затем кивнул.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Алис чакаше, докато очите се появяват и след това кимна.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.Аліса почекав, поки очі з'явився, і Потім кивнув.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.לדבר עם. אליס חיכתה עד העיניים הופיעו, ואז הנהן.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.التحدث معه. انتظر حتى أليس العينين يبدو ، و ثم هز رأسه.
Alice göründü gözlere kadar bekledi ve sonra başını salladı.その後、うなずいた。 "それはそれに話しても無駄ない、と彼女はその耳が来て'まで、考え、または少なくとも一つの
Alice tekrar görmek için bekleyen küçük bir, yarım bekledi, ama çıkmadı veAlice čakala malá, napoly očakával, že to vidieť znova, ale nezdalo sa, a
Alice tekrar görmek için bekleyen küçük bir, yarım bekledi, ama çıkmadı veAlice čekala malá, napůl očekával, že to vidět znovu, ale nezdálo se, a
Alice tekrar görmek için bekleyen küçük bir, yarım bekledi, ama çıkmadı veAlice väntade lite, halv räknar med att se den igen, men det verkade inte, och
Alice tekrar görmek için bekleyen küçük bir, yarım bekledi, ama çıkmadı veAlice wachtte een beetje half verwachtte weer te zien, maar het niet verschijnen, en
Alice tekrar görmek için bekleyen küçük bir, yarım bekledi, ama çıkmadı veAlice wartete noch ein wenig, die Hälfte erwartet, um es wieder zu sehen, aber es erschien nicht, und