Ana içeriğe geç
Sözlük

bekledi ile cümle

bekledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat Mimi hiç kayıtsız şartsız sevebileceği bir erkeği beklediğini söyler.Inimene on unustanud, mis tunne on olla tingimusteta armastatud.
Bekledi ve izledi.Saan aru ja järgin.
Haçiko tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekledi.Hachikō tuli järgmised üheksa aastat iga päev Uenot Shibuya jaama ootama.
"Bir gol için 10 yıl bekledi".Talle määrati kümme aastat ausat tööd." ...
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.12개월을 기다릴 수 있다면 이왕이면 13개월 기다리자는거죠.
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.Når de alligevel venter 12 måneder, så kan de lige så godt vente 13.
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.Puisqu'ils doivent attendre 12 mois, ils peuvent aussi bien attendre 13 mois.
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.Wenn man eh schon 12 Monate warten kann, kann man's genauso gut 13.
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.למה לא לחכות 13?
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.سيقدرون على الصبر 13.
12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.何がこの絶え間ない矛盾を引き起こすのでしょう?
15 Üye Devlet’in Dört tavan değerinden en az birine ulaşmamayı beklediğini göstermektedir; 13 ülke azot içerenSie legt „Höchstmengen“ bzw. Grenzwerte für vier Schadstoffe fest: Schwefeldioxid
37 dakika bekledi.37분 기다리다 가네요
37 dakika bekledi.Dia menunggu selama 37 menit
37 dakika bekledi.Ela esperou 37 minutos.
37 dakika bekledi.Espera hace 37 minutos.
37 dakika bekledi.Вона прочекала 37 хвилин.
37 dakika bekledi.لقد إنتظرت 37 دقيقة
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.우리가 60년대에 원했던것 처럼, 발전 하기는 커녕 상황은 점점 나빠지기만 했습니다.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.A fejlődés helyett - amiben mindannyian reménykedtünk a 60-as években - a dolgok csak rosszabbra fordultak.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Au lieu de se développer, comme nous l'avions tous espéré dans les années 60, les choses se sont empirées.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.En vez de desarrollo, como todos esperamos en los años 60. las cosas han empeorado.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.În loc să se dezvolte, aşa cum toţi am sperat în anii '60, lucrurile au evoluat în mai rău.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.In plaats van vooruit te gaan, zoals we allemaal hoopten in de jaren '60, was het achteruit gegaan.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Invece di svilupparsi, come tutti noi speravamo negli anni '60, le cose sono peggiorate.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.I stedet for at udvikle sig, som vi alle havde håbet i 60'erne, var tingene blevet værre.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Statt sich zu entwickeln - was wir in den 60ern alle gehofft hatten - wurden die Dinge schlechter.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Zamiast rozwijać się, na co wszyscy mieli nadzieję w latach 60., wszystko zaczęło się pogarszać.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Вместо да се подобри, както всички се надявахме през 60-те, положението се беше влошило.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Вместо развития, как мы все надеялись в 60-е, всё стало только хуже.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.במקום להתפתח, כפי שכולנו קיווינו בשנות השישים, המצב רק הידרדר.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.بدلا من التطور , الذي أملناه في الستينيات, آلت الأحوال إلى الأسوأ .
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.状態は逆に悪化していました アフリカは貧困と病気と戦争に さいなまれていました
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra누나가 돌아오기를 3년이나 기다린 끝에
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Après 3 ans dans l'attente du retour de ma sœur, j'ai décidé d'aller en chine pour la chercher moi-même.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Depois de três anos à espera que a minha irmã voltasse, decidi ir para China procurá-la eu mesmo.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Después de tres años esperando el regreso de mi hermana, me decidí ir a China a buscarla.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Dopo tre anni aspettando il ritorno di mia sorella, decisi di andare in Cina a cercarla.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.După 3 ani în care am aşteptat ca sora mea să se întoarcă, am hotărât să mă duc în China s-o caut.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Három évnyi várakozás után a nővéremre úgy döntöttem, hogy én magam megyek Kínába megkeresni.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Po třech letech čekání na návrat mé sestry jsem se rozhodl odejít do Číny a najít ji sám.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Po troch rokoch márneho čakania na návrat mojej sestry, som sa rozhodol odísť do Číny a vyhľadať ju sám.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Po trzech latach czekania na powrót siostry postanowiłem jechać do Chin i sam ją znaleźć.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Setelah tiga tahun menunggu kakak saya kembali, saya memutuskan untuk pergi ke China dan mencarinya sendiri.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Αφού πέρασα τρία χρόνια περιμένοντας την αδερφή μου... αποφάσισα να πάω στην Κίνα να την ψάξω.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.После трёх лет ожидания, когда вернётся моя сестра, я решил поехать в Китай, чтобы самому найти её.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.Прочекавши три роки на повернення сестри, я вирішив поїхати до Китаю, щоб шукати її самотужки.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra Çin'e gidip onu aramaya karar verdim.След като три години чаках сестра ми да се върне, реших да отида в Китай и да я потърся.
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonraSau ba năm chờ đợi chị tôi quay về,
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonraלאחר שלוש שנים של המתנה לאחותי שתחזור,
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonraبعد ثلاث سنوات من انتظار عودة أختي
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra僕は 姉を探しに中国に 行くことを決心しました
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonra經過三年喺度等阿家姐
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.A dali jej do vězení, až by jim bylo oznámeno, co s ním Bůh káže učiniti.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Bo miłościwy rok jest, święty wam będzie; co się na polu przedtem zrodziło, to jeść będziecie.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.Dali ho pod stráž, aby im bolo oznámené od Hospodina, čo mu urobiť.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.dan menahan dia sambil menunggu keputusan TUHAN mengenai apa yang harus mereka lakukan terhadapnya
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De jongeman werd gevangen gezet in afwachting van Gods beslissing over hem.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.De satte ham fast, forat de kunde få avgjørelse ved et ord fra Herren.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.És õrizet alá veték azt, míg kijelentést nyernének az Úr akarata felõl.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bekledi ile cümle - Sayfa 29 - bekledi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App