Ana içeriğe geç
Sözlük

bekledi ile cümle

bekledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Bir gol için 10 yıl bekledi".“Một người Hà Nội trăm năm vang bóng”.
Hayatta kalanlar yardım beklediler.Trong những giờ tiếp sau, những người còn sống sót tiếp tục được cứu.
Fakat Amsterdam beklediğinden farklı çıkar.Ý tưởng của Hitler thì khác hẳn.
Bekledi ve izledi.Chúng tôi tự hỏi và quan sát và chờ đợi.
Sizden beklediğimiz bir şey varsa o da bu kutsal cemiyetimize arka çıkmanızdır.Tu hành tới bậc phẩm này phải đi trên đường lối Thọ khổ của Thánh là Bác ái.
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.Meir trả lời: "Chúng tôi đã chờ đợi trong 2,000 năm.
Temmuz 2017'de çift, ikinci çocuklarını beklediklerini açıkladı.Tháng 2 năm 2017, cặp đôi cho biết đang mong muốn sinh con.
Nicklausse Stella'ya Hoffmann'in artik kendini sevmedığını ama Avukat Lindorf'un kendini bekledığını aciklar.Nicklausse giải thích Stella rằng Hoffmann không còn yêu cô ấy nữa, nhưng Lindorf thì vẫn luôn mong đợi cô.
Belki bir saate yakın beklediler.Chúng có thể làm vậy đến cả một tiếng đồng hồ.
Jaquino beraberindeki askerlerle girer ve bakanın hapishane kapısında beklediğini açıklar.兵隊を伴ったヤキーノが現れ、大臣が門で待っていると告げる。
Kate Bush'tan tam beklediğimiz."全曲ともケイト・ブッシュ作。
Hayatta kalanlar yardım beklediler.生き残った人々が生活している。
Horner şarkıyı Cameron'a sunmak için onun uygun ruh halinde olduğu zamanı bulana kadar bekledi.ホーナーは、キャメロンに歌を提供できるまで待った。
Ortada daha iyisini hak etmesine rağmen beklediği ilgiyi göremeyen bir adam vardır.真面目で困った人がいたら見逃せない人のいい人物。
"Bir gol için 10 yıl bekledi".ゴルフ歴10年。
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.^ “前田憂佳「最後までがんばりました」。
Bekledi ve izledi.」と足止めして追跡した。
Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz.旅について行くからしばらく待ってくれという。
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.実行犯たちはほとんどが拳銃と手榴弾を隠し持ちながら農民の格好をして、通りの辻に待機していた。
Bundan sonra bizi neyin beklediğini bilmiyorum.「あなたがこれから何をなされようとしているのか私は全く知りません。
"Bilimden Beklediğimiz".『科学の時代。
Bu yüzden kendi kendine bir gün gerçekten yazacağını söyleyerek bekledi.だから、もう本音っていうのを、ちょっとここでもう一回書いておきたかったっていうか。
Her iki tarafta kaybedeni neyin beklediğini biliyor.両面の一面待ち 両面待ちにも一面待ちとなるケースがある。
Ancak bazı izleyicilerin bunu beklediğini düşünüyorum.視聴者の多くがそれを望むことが問題だとされることもある。
Şovumuzu herkes çok beğendi, ancak beklediğimiz puanı alamadık."世界は手に入れたいが、表舞台には立ちたくない」。
Beklediği yaşama kavuşamayan Nesibe, bir süre sonra ortadan kaybolur.死亡したキャラが落としたオーブは誰かが拾わなければ一定時間で消える。
Amanda bir şekilde istasyona girmeyi başarsa da karşılaştığı manzara hiç de beklediği gibi değildir.監督交代後、オンジェンダは出場機会を得られず、思うような経験を得ることができなかった。
"Sette beklediğim her an zevksiz!".『7つのたまごをGETしよう!
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.本当にわずかな期間でしたがお世話になり、ありがとうございました。
Beklediği ölçüde bir sonuç elde edemediyse de 1603, 1607 ve 1610 yıllarında Avrupa’ya elçi heyetleri gönderdi.だが、この遠征は失敗に終わったため、1608年と1609年の2度にわたる遠征軍を派遣した。
(Hıncal Uluç): “Ordu sonuna kadar bekledi..」と結局最後まで居続けた。
Struma limanda polis kontrolünde 72 gün bekledi.シーキャットは37日間を哨戒海域で過ごした。
Kaynak maskesini takarak Ramsey ve Enrico Fermi ile sonuçları bekledi.他戴着焊工護目鏡,等候拉姆齊和恩里科·費米的結果。
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.由此,普鲁士的领袖们希望能够在德意志政治中扮演一个关键性的角色。
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.团伙成员大多打扮成农民,带着左轮手枪和手榴弹在街角等候。
Deutschland 22 Aralık 1916 ile 16 Ocak 1917 tarihleri arasında Kiel Koyu'nda görevsiz şekilde bekledi.从1916年12月22日至1917年1月16日,德国号于基尔湾搁置。
Nisan 2014'te çift, ilk çocuğunu beklediklerini açıkladı.2014年8月他们预计会迎来自己的第一个孩子。
"Bilimden Beklediğimiz".是关于科学的科学。
Her iki tarafta kaybedeni neyin beklediğini biliyor.注意两边是如何脱钩工作的。
Bekledikleri altı isim ringe çıktı.有6種植物以他的名字命名。
Bu durum Lenin'in beklediği iddia edilen etkiyi yaratmadı.他并没有否认哈灵顿所描述的情况。
Bayan Hudson, Sherlock'a kendisi için bir taksi beklediğini söyler.此時,房東哈德遜太太稱有一輛的士在門外等待歇洛克。
Dönmek: Müşteriler hizmet için çok uzun süre beklediyse sıradan ayrılıyorlar.不久,轉任為太僕,遷太常。
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.該彩蛋能夠透過在訓練室等待3.5分鐘獲得。
Kocası Greenwich Sokak'ta bir pansiyon ayarlarken, Virginia gemide bekledi.弗吉尼亚在船舱中等待,她丈夫在格林威治街道的一间公寓中为他们找到了住处。
Bekledik, biraz daha bekleyeceğiz.我等啊,绝望地等着。
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.奸雄窺伺,待時而發。
Sizleri çok beklettiğimi biliyorum ama beklediğinize değecek.迨明夷用晦,而大有得尊。
Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz.우리는 현실을 직시하며 원대한 곳을 바라보고(着眼遠大), 비근한 것부터 착수하여(着手卑近) 건국도상의 청년다운 순감(純感)을 바칠 것을 기한다."
Tutu, "Son dakikaya kadar bekledik.마츠모토 왈 “당시에는 그게 한계였다.”라고 말하였다.
Beklediği yaşama kavuşamayan Nesibe, bir süre sonra ortadan kaybolur.또 그것은 살아생전에 이루지 못했던 욕구는 죽은 뒤에도 충족되지 않으면 끝내 요동한다.
Her iki tarafta kaybedeni neyin beklediğini biliyor.양쪽의 대각선 앞에 적의 기물이 있는 경우는 어느 쪽을 잡을지 선택할 수 있다.
Bekledikleri altı isim ringe çıktı.앞의 6개의 벨 수는 다음과 같다.
Bundan sonra bizi neyin beklediğini bilmiyorum.그 앞에 무엇이 기다리고 있는지도 모르는 채….
Türk filosu, bir gün boyunca liman önlerinde bekledi.당시 일본군이 만주에서 치른 첫 전투로 단 하루만에 전략적 항구인 여순항을 함락시켰다.
Grup bu demoyu birçok plak şirketine gönderdi ve onlardan cevap bekledi.밴드는 이 시기의 EP를 프로모션의 목적으로 여러 음반 회사에 보냈었는데, 반응은 썩 좋지 않았다.
Buna merakını sürdürdü, "Avcı olarak beklediğiniz kişi ya beklediğiniz gibi değilse?질문지의 내용은 "네가 들은 이야기나 읽은 책에 나오는 인물 중에서 너는 누구와 비슷한 사람이 되고 싶은가?"
Bu insanların beklediği şey olmazdı." dedi.대표곡은 "Wasn't Expecting That"이다.
Yeni dedektif katilin yağmurlu geceleri beklediğini ve sadece kırmızı giyinmiş kadınları öldürdüğünü keşfeder.선제공격에 나선 형사들은 비오는 밤, 여경에게 빨간 옷을 입히고 함정 수사를 벌인다.
Mart 2008'de Cook ve Andersen ilk çocuklarını beklediklerini bildirdiler.בחודש מרץ 2008, הודיעו קוק ואנדרסן שהם מצפים לבנם הראשון בספטמבר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bekledi ile cümle - Sayfa 27 - bekledi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App