Cukanoviç, ülkesinin Kasım ayında AB aday statüsü elde etmeyi beklediğini söyledi.Djukanovic said his country expects to receive EU candidate status in November.
Ancak Blajan, onları engebeli bir yolun beklediği konusunda uyardı.But Blajan cautioned of a bumpy road ahead.
Papuliyas, göçmenlerin durumunda iyileşme beklediğini de sözlerine ekledi.He also said he expects an improved situation for immigrants.
Milosavlyeviç, Sırbistan'ın 2012 yılına kadar katılmasını beklediğini söyledi.Milosavljevic said he expects that Serbia will join in 2012.
Srcan, "Takımımızın yenmesini bekledim."I expected our team to win.
Beklediğimizden daha iyi görünüyor."It looks better than we expected."
Ancak bakan, Ankara'nın Bağdat ve Erbil'den daha fazlasını beklediğini de belirtti.However, he said that Ankara expects more both from Baghdad and Arbil.
Yetkili, 5 Nisan'da centilmenlik ve uluslararası standartlara uygunluk beklediğini de ekledi.He added he expects fair play and conformance with international standards on April 5th.
Fakat Saraybosnalı gazeteci İvan Lovrenoviç ülkeyi büyük zorlukların beklediği konusunda uyarıyor.However, major challenges await, warns Sarajevo publicist Ivan Lovrenovic.
Bunun ürettiği ekonomik büyümenin beklediklerinden yüksek olduğunu kabul ettiler.They admitted the economic growth it generated was larger than they expected.
Yetkili, ANI'nin yasaya yine itiraz edilmesini beklediğini de sözlerine ekledi.He added that the ANI expects the legislation to be challenged again.
Ancak Calija, Wild Boars'u çeşitli güçlüklerin beklediğini kabul ediyor.Calija concedes, however, that the Boars face diverse challenges.
Her ikisi de adil bir hüküm, beraat beklediğini söyledi.Both said that they expect a just verdict -- acquittal.
Dinkiç, ihracattan yılda 2 milyar avro civarında gelir elde edilmesini beklediğini söyledi.Dinkic said he expects exports to earn around 2 billion euros annually.
Lider Rıza Halimi, koalisyonun meclisteki 250 sandalyeden ikisini kazanmasını beklediğini söyledi.Leader Riza Halimi said that he expects the coalition to win two of the 250 seats in parliament.
Cancescu bunun bir sonraki toplantıda gerçekleşmesini beklediğini söyledi.Cancescu said he expects this to happen at the next meeting.
Sırp yetkililer ICTY'den özellikle hangi davaları beklediklerini belirtmekten kaçındılar.Serbian officials have declined to say which particular cases they expect from the ICTY.
Türk vatandaşlar, vize almak için kimi zaman aylarca beklediklerini söylüyor. [Reuters]Turkish citizens say getting a visa can take months. [Reuters]
Karadağ uzun zamandır beklediği AB aday statüsüne kavuştuMontenegro gets long-awaited EU candidate status
Piyasaların “kendi kendini iyileştirme” gücü ise, henüz kimilerinin beklediği sonuçları vermedi.Trust in the "self-healing" power of markets has not yielded the results some expected.
Kukulska, 30 Temmuz 2016'da üçüncü çocuklarını beklediğini açıkladı.On July 30, 2016 she announced that she's expecting their third child.
“Dağlardaki ruhun mağarasına” doğru yol aldı ve sabırla bekledi.She made her way to “the cave of the spirit in the mountains” and patiently waited.
Taştan taşa atlayarak, kocası ve oğlunun kendisini beklediği yurda koştu.Jumping from stone to stone, she rushed down the mountain, where her husband and son awaited her.
Freud başkalarından tutarsızlığa dikkat çekmesini bekledi ve psikanalist Charles Brenner bunu yaptı.Freud expected others to point out the discrepancy, and psychoanalyst Charles Brenner did just that.
Chizuru bunun için onu azarladığında, onun beklediğinden daha kaba biri olduğunu fark eder.When Chizuru berates him for that, he realizes she is meaner than he expected.
Kuşatılmışlar daha erken bir kurtarma bekledikleri için haberler pek güven verici değildi.[1]A British soldier suggested that an appropriate reply would be, "Not massacred yet."[46]
Güneşin hızlı battığını ama beklediği kadar hızlı olmadığını söyledi.He said the sun set fast, but not as quickly as he had expected.
"Sıcaklığımla üzerime hafifçe esen melteme kur yaptım; beklediğim meltemdi."I wooed the breeze, blowing gently on me in my heat; the breeze I waited for.
Silah, para ve avukat senden beklediği şeyler.Arms, money, and counsel, are what she expects from you.
Evine ulaşır ve annesinin onu beklediğini sanar ama ev boştur.He finally reaches his house and expects his mother to be waiting for him but the house is empty.
Evlerinde devrimin sonucunu görmek için beklediler.They waited in their homes to see the result of the revolution.
Tevvabin, üç gün bekledikten sonra Kerbela'ya doğru yola çıktı.After three days of wait, the Tawwabin set out for Karbala.
Çabucak ve sessizce çiftlik binalarını çevrelediler ve beklediler.Quickly and quietly they surrounded the ranch buildings and waited.
İskender'in Tuna seferi Cleitus'a tam da beklediği fırsatı vermişti.Alexander's Danubian expedition had given Cleitus just the chance he was waiting for.
Ne kadar beklediniz?Wie lange haben Sie gewartet?
Sonunda buluşuyoruz! Bu an için çok bekledim.Endlich treffen wir uns! Ich habe so lange auf diesen Moment gewartet.
Sorunun çözümü beklediğimizden daha zordu.Eine Lösung des Problems war schwieriger, als wir angenommen hatten.
Tom Mary'nin ondan ne beklediğini bilmiyor.Tom weiß nicht, was Maria von ihm erwartet.
Tom bir saatten daha fazla bekledi.Tom wartete mehr als eine Stunde lang.
Tom yağmur durana kadar ağacın altında bekledi.Tom harrte unter dem Baum aus, bis es aufhörte zu regnen.
Beklediğimden daha uzunsun.Du bist größer, als ich erwartet hatte.
Bekledim ama gelmedi. Gideyim bari.Ich habe gewartet aber er ist nicht gekommen. Dann gehe ich eben.
Sanırım yeterince uzun bekledim.Ich denke, ich habe lange genug gewartet.
Bu mektupta Mary, onu Silent Hill'de özel mekanında beklediğini söyler.In dem Brief steht, dass Mary James an ihrem ‚besonderen Ort‘ in Silent Hill erwarten würde.
Buna rağmen, Socorro belediyesinde isyan başladı ve Venezuela’dan askeri takviye beklediler.Die Rebellion begann in Socorro und erwartete militärische Unterstützung aus Venezuela.
Kate Bush'tan tam beklediğimiz."Sie wurde auch stark durch Kate Bush geprägt.
Bu albüm onun beklediği gibi başarı sağlamadı.Das Album verkaufte sich jedoch damals nicht so gut, wie er es sich erhofft hatte.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.Doch gegen Mitternacht musste auch er den Rückzug antreten.
Resepsiyonist, Doktor'un kendisini beklediğini söyler.Der Buchhalter antwortet, dass er sich schon darauf freue.
Dönüp ararlar diye olduğu yerde bekledi, uyuyakaldı.Und er ging zu den Jüngern zurück und fand sie schlafend.
Ağustos 2009'da çift bir çocuk beklediklerini açıkladı.Im August 2012 wurde bekannt, dass die beiden ein Kind erwarten.
İlk iki sezonunda çoğunlukla yedek kulübesinde bekledi.Dort spielte er die ersten beiden Jahre überwiegend in der Reservemannschaft.
2012'nin Ocak ayında çift, 2012 yılının bahar aylarında ilk bebeklerini beklediklerini ilan etmiştir.Im Oktober 2014 vermeldete das Paar, dass sie im nachfolgenden Frühjahr Eltern werden würden.
"Bilimden Beklediğimiz".Die Frau vor der Wissenschaft.
Daha fazlasını beklemem çünkü beklediğimle kalırım.Warum klinge ich, als wenn ich mehr erwarten würde.
Burada takıma girmekte zorlandı ve genelde yedek bekledi.Hier tat er sich schwer in die Mannschaft zu kommen und saß überwiegend auf der Ersatzbank.
Taraftarında beklediği bu uğraş tesisleşmek ve kulübü büyütme çabasıdır.Sie sehen dies als einen Angriff auf sich selbst und ihren Club an.
Daha sonra dışarı çıkıp beklediler.Diese wurden später auch verlassen und verfielen.
"Bir gol için 10 yıl bekledi".100 Jahre Goßler'scher Spielerlaß.
Fakat Amsterdam beklediğinden farklı çıkar.Gott kommt anders, als wir erwarten.