Ana içeriğe geç
Sözlük

bekledi ile cümle

bekledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İyileşmeyi bekledikleri hastalıkları da.As well as the affections they come to cure
Sizin beklediğiniz şekilde bir ameliyattan çok farklı görünüyor.It looks very different from what you're expecting surgery to look like.
Tekniğini öğrenmek insanların beklediğinden biraz daha zordu.These techniques were a lot harder to learn than people had anticipated.
60'larda beklediğimiz gelişme yerine, her şey daha kötüye gitti.Instead of developing, as we'd all hoped in the '60s, things had gotten worse.
Burası bunları bulmayı beklediğiniz yerdir.It's where you expect to find stuff.
İsa'nın bizden beklediği buydu.This is what Jesus asked of us.
Ateşli bir şekilde aç kalbini onun ayaklarına fırlatabileceği anı bekledi.She feverishly awaited the moment when she could throw her hungry heart at his feet.
Tam beklediğim gibi.Just what I expected.
Bekledim ve geldin.I waited and you came.
Her gün, her saniye seni bekledim!!!I've waited every day, every second for you!
Savaştan sonra, Lily, Felice'yi boşuna yıllarca bekledi.After the war, Lilly waited in vain for Felice for many years.
Ve gidip kitaplarımı okuyacağım zamanı bekledim.I did my best. And I just waited for the time that I could go off and read my books.
Kırılganlığı uyuşturuyoruz - zamanı gelmesini beklediğimizde.We numb vulnerability -- when we're waiting for the call.
Bu genç erkeklerin neyi beklediğini tahmin edebilir misiniz?And can you guess what the young men are waiting for?
"Çok iyi, sonra" Ben bir an bekledi, ama yumuşamak olmaz."Very well, then." I waited a moment, but he wouldn't unbend.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.She wasn't the sort of girl you would have expected Bobbie to rave about.
Ben sabırla bekledi.I waited patiently.
Bu, diğer insanın sizden ne beklediğinize karar verme zorunluluğunuzdur.That is, you have to decide what that other person expects of you.
Beklediğim mucize gerçekleşmedi.The miracle I hoped for didn't happen.
Alexanderplatz'da altı saat bekledim.I waited for six hours at Alexanderplatz in Berlin.
O nedenle bunları Ximen Qing'nın... kirli parasıyla birlikte sakladım ve dönmeni bekledimThat's why I kept these with Ximen Qing's bribe money. I put them together, and awaited your return.
Güneşi görene kadar bekledimI waited till I saw the sun
Ama... Ve sanırım şimdiye kadar ama dememi beklediniz ama bu herkes için geçerli değil.But -- and I hope you are expecting a but by now -- but that wasn't true for everyone.
Insanlar memnuniyetle beklemeye hazır: 12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.People are gladly willing to wait: as long as they're waiting 12, they might as well wait 13.
Bunu yapıyorlar; çünkü olmasını bekledikleri şeyler var.They're doing it because they are expecting things to happen.
Sadece beklediğiniz gibi değildi. Hey!Just not what you expected.
Onun da aşağı inmesini bekledim, geleceğini biliyordum.And I was waiting for him to come down, and I knew that he was on his way.
İşte beklediğimiz şey bu.That's what we're looking forward to.
Bu insanların beklediği işaret.That's exactly what they'll be expecting.
"Bardaktan boşanırcasına yağıyor," deriz. Ya da "ağzındaki baklayı çıkarmasını bekledim," deriz."It's raining cats and dogs out," we say, or "I was waiting for the other shoe to drop."
Ama yaptığınızda, karşınıza beklediğiniz çıkmıyor.But when you do, you don't get what you expect.
Görmeyi beklediğimiz şey budur.So that's sort of what we expect.
Kısaca görmeyi beklediğiniz şey ile gördüşünüz aynıdır.What you expect is basically what you observe.
Beni neyin beklediğini bilmiyorum.I have never been so fulfilled not knowing. ♪ ♪
Bu beklediğimden çok daha zor oldu.That one was way more difficult than I had expected.
Ve bu su tankında vücut ısımın düşmesini umut ederek bekledim.And I stayed inside of that water tank hoping my core temperature would start to drop.
Orada öyle suyun üstünde yüzüp kalbimin durmasını bekledim. Sadece bunu bekledim.But I was just floating there waiting for my heart to stop, just waiting.
Beni neyin beklediğini biliyorum.I know what awaits me
Beni neyin beklediğini biliyorum!I know what awaits me!
Beklediğiniz gibi güzel ve simetrik.It's nice and symmetric like you would expect.
Geri adım attım ve bekledim, ama bu ülkede adalet diye bir şey yok.I've stood back and waited but there is nojustice in this country
Ve sonuçlar bizi şaşırttı, beklediğimizin tam tersiydiler.And our results surprised us, but they were backward of what we thought.
Hep birşeyin başımın tepesine düşmesini bekledim.I always waited for it to sort of hit me on the head.
Radio Shack'de ilk Model 100'lerden birini almak için sırada bekledim.I was in line at Radio Shack to buy one of the first Model 100's.
Gilraen onun gelişi için bekledi batının solmakta olan yazında.Gilraen would await his homecoming in the fading summer of the West.
Kimi beklediğini biliyorsun.You know for whom she waits.
Şimdi Ayrıkvadi'ye gidiyorum, Elrond Elflerinin beni beklediği yere.I go now to Rivendell, where Elrond Halfelven awaits me.
Beklediğiniz için teşekkür ederim. ...but one pair does
Bunların hepsi 2011'de gerçekleşmesini bekledikleri kıyamet günüyle ilgili.It's all related to the doom day predictions of the year 2011
Ablamın dönüşünü üç yıl bekledikten sonraAfter three years of waiting for my sister's return,
Yoksa köţeye sýkýţýrýz. Ne diye bekledim o zaman Dayý?Otherwise we get cornered.
Bekledik, çünkü beklemek gerekti.We waited because we needed to wait
Yedi gün daha bekledi, sonra güvercini yine dışarı saldı.He stayed yet another seven days; and again he sent the dove out of the ship.
Yedi gün daha bekledikten sonra güvercini yine gönderdi. Bu kez güvercin geri dönmedi.He stayed yet another seven days, and sent out the dove; and she didn't return to him any more.
Adamı göz altına alıp RABbin kararını beklediler.They put him in custody, until the will of Yahweh should be declared to them.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.We looked for peace, but no good came; and for a time of healing, and behold, dismay!
Halktan bazıları bu sözleri işitince, ‹‹Gerçekten beklediğimiz peygamber budur›› dediler.Many of the multitude therefore, when they heard these words, said, "This is truly the prophet."
Bunlar önden gidip bizi Troasta beklediler.But these had gone ahead, and were waiting for us at Troas.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.except that the Holy Spirit testifies in every city, saying that bonds and afflictions wait for me.
Siz konuşurken ben bekledim, Siz ne diyeceğinizi araştırırken Düşüncelerinizi dinledim.Behold, I waited for your words; I gave ear to your reasons, whilst ye searched out what to say.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod