Sanırım o kadar uzun bekleyebilirim.I guess I can wait that long.
Sanırım çok uzun bekledim.I guess I waited too long.
Bugün bekleriz, yarın kazanacağız.Today we wait, tomorrow we will win.
Gezinti için beklemek zorunda kaldım.I had to wait for a ride.
Tom'un bitirmesi için beklemem gerekti.I had to wait for Tom to finish.
Tom uyuyana kadar beklemem gerekti.I had to wait until Tom was asleep.
Şirket bu yıl beklenmedik kâr gördü.The corporation saw windfall profits this year.
Beklemekten nefret ediyorum.I hate to wait.
Böyle beklemekten nefret ediyorum.I hate waiting like this.
Ne olacağını bekleyelim ve görelim.Let's wait and see what happens.
Sizi bu kadar zaman beklettim, yalvarırım affedin.I made you wait so long; I beg your forgiveness.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.I have a client waiting in the waiting room.
Alt katta bekleyen bir arkadaşım var.I have a friend waiting downstairs.
Seni beklemekteydim.I've been expecting you.
Bütün sabah bunun olmasını bekledim durdum.I've been waiting all morning for this to happen.
Doğru zamanı beklemekteyim.I've been waiting for the right time.
Bekleyen müşterilerim var.I have clients waiting.
Bekleyen misafirlerim var.I have guests waiting.
Tom'u yeterince uzun süre beklettim.I've made Tom wait long enough.
Bekleyen hastalarım var.I have patients waiting.
Tom'un çağrısını beklemeliyim.I have to wait for Tom's call.
Tom'u burada beklemeliyim.I have to wait here for Tom.
Beklemek zorundayım.I have to wait.
Bunun için uzun zaman bekledim.I've waited a long time for this.
Hayatım boyunca bu gün için bekledim.I've waited all my life for this day.
Mümkün olduğunca uzun süre bekledim.I've waited as long as possible.
Onu bekledim.I've waited for it.
Yeterince uzun bekledim.I've waited long enough.
Bunun için çok uzun süre bekledim.I've waited so long for this.
Çok uzun zaman bekledim.I've waited so long.
Daha şimdiden çok uzun bekledim.I've waited too long already.
Bunun için çok fazla bekledim.I've waited too long for this.
Tom'dan bir şey beklemiyorum.I don't expect anything from Tom.
Senin anlamanı beklemiyorum.I don't expect you to understand.
Tom'u beklemeyi sevmiyorum.I don't like waiting for Tom.
Beklememiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should wait.
Ben hiç kimse için beklemiyorum.I don't wait for anybody.
Artık beklemek istemiyorum.I don't want to wait any longer.
Tom'un bekleyeceğinden şüpheliyim.I doubt Tom will stick around.
Bunu beklemeliydim.I should've expected it.
Seni beklerken, yarım şişe şarapla sarhoş oldum bile.I've already drunk half a bottle of wine while I was waiting for you.
Tom'un orada olmasını beklemiyordum.I didn't expect Tom to be there.
Ben sadece onu yapmak için bekleyemem.I just can't wait to do that.
Sadece bekleyemem.I just can't wait.
Ben sadece bunun olmasını beklemiyordum.I just wasn't expecting this to happen.
Sadece senin aramanı beklemiyordum.I just wasn't expecting you to call.
Tom'un bizi beklediğini biliyordum.I knew Tom was expecting us.
Bunu beklediğini biliyorum.I know that you've been waiting for this.
Ben Tom'un zorlukla bekleyebildiğini bilirim.I know Tom can hardly wait.
Ne bekleyeceğimi biliyorum.I know what to expect.
Tom'un burada olmasını beklediğini biliyorum.I know you were expecting Tom to be here.
Bunu beklemediğimi itiraf etmeliyim.I must admit I wasn't expecting this.
Şurada beklemeni istiyorum.I need you to wait over there.
Tom'un hapishaneden çıkmasını hiç beklemiyordum.I never expected Tom to get out of prison.
Yardımını hiç beklemedim.I never expected your help.
Desteğini hiç beklemedim.I never expected your support.
Tom'un başarılı olmasını gerçekten beklemiyordum.I really didn't expect Tom to succeed.
Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.Even though Tom is on the team, he's just a bench warmer.
Tom Mary'den dışarda beklemesini rica etti.Tom asked Mary to wait outside.
Tom otobüs beklerken bir kitap okudu.Tom read a book while he was waiting for the bus.