Ana içeriğe geç
Sözlük

bek ile cümle

bek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom beklediğimden daha yakışıklı.Tom is more handsome than I expected.
Tom dürüst ve diğer insanların da dürüst olmasını bekliyor.Tom is honest and expects other people to be honest, too.
Tom'un sana göstermek için bekleyemediği bir şeyi var.Tom has something he can't wait to show you.
Tom şu anda üç saattir beklemektedir.Tom has been waiting three hours now.
Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.Tom frequently waits until the last minute to pay his bills.
Tom Mary'den çok şey bekliyor.Tom expects too much of Mary.
Tom Mary'nin ona itaat etmesini bekliyor.Tom expects Mary to obey him.
Tom bunun gerçekleşmesini bekliyordu.Tom expected this to happen.
Tom'a çok daha fazla mal olması bekleniyor.Tom expected it to cost a lot more.
Tom ne bekleyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know what to expect.
Tom Mary'nin ondan ne beklediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary expects from him.
Tom Mary'nin onun sorusuna cevap vereceğini gerçekten beklemiyordu.Tom didn't really expect Mary to answer his question.
Tom ondan ne bekleyeceğini tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what was expected of him.
Tom yarışı kazanmayı beklemiyordu.Tom didn't expect to win the race.
Tom Mary'ye âşık olmayı beklemiyordu.Tom didn't expect to fall in love with Mary.
Tom başkan olarak atanmayı beklemiyordu.Tom didn't expect to be appointed chairman.
Tom toplantının o kadar uzun süreceğini beklemiyordu.Tom didn't expect the meeting to last so long.
Tom beklediğimden daha iyisini yaptı.Tom did better than I expected.
Tom hafta sonuna kadar bekleyemedi.Tom couldn't wait until the weekend.
Tom kolay şekilde bizi bekleyebilirdi.Tom could have very easily waited for us.
Tom çok kolay bir şekilde bizi bekleyebilirdi.Tom could have very easily waited for us.
Tom Mary'yi görmek için güçlükle bekleyebiliyordu.Tom could hardly wait to see Mary.
Tom tekrar yüzmeye gitme fırsatını güçlükle bekleyebiliyordu.Tom could hardly wait for the chance to go swimming again.
Tom kimseyi beklemiyordu.Tom wasn't expecting anybody.
Tom kesinlikle kazanmayı beklemiyordu.Tom certainly didn't expect to win.
Tom kesinlikle bizimle yaşamayı bekleyemez.Tom certainly can't expect to live with us.
Tom gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir.Tom can expect to hear from us by the end of the month.
Tom beklediğimden çok daha fazla yedi.Tom ate a lot more than I expected.
Tom ve Mary birbirlerini görmeyi beklemiyordu.Tom and Mary didn't expect to see each other.
Tom her zaman bir orman bekçisi olmak istemeyi düşündü.Tom always thought he'd like to become a forest ranger.
Tom'un partiye gitmesinin tek nedeni Mary'nin orada olmasını beklemesiydi.The only reason Tom went to the party was that he expected Mary to be there.
Bütün gün oturup Tom'u beklemekten daha iyi yapacak şeylerim var.I have better things to do than sit around all day waiting for Tom.
Arabayı yıkamak beklediğimizden daha uzun zaman aldı.Washing the car took longer than we expected.
İşlerin nasıl gittiğini bekleyelim ve görelim.Let's wait and see how things go.
O ne bekliyor?What does he expect?
Burada bekle. Ben kısa zamanda dönerim.Wait here. I'll return shortly.
Ben bu anı bekliyordum.I've been waiting for this moment.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldım.I had to wait more than three hours.
Bir saniye bekle.Hold on a second.
Bekliyorum ve Alex'in gelmesini umuyorum.I'm waiting and hoping for Alex to come.
Seni bekleyeceğim.I'm going to wait for you.
Buna inanmamı bekliyor musun?You expect me to believe that?
Ona inanmamı mı bekliyorsun?You expect me to believe that?
Yaklaşık 10 kişi bekliyor.About 10 people are waiting.
Uzun bir süredir bekliyordum.I was waiting for a long time.
Biz uzun süre bekledik ama o görünmedi.We waited a long time, but she didn't show up.
Tom kapının dışında bekledi.Tom waited outside the gate.
Tom platformda bekledi.Tom waited on the platform.
Tom sırasını bekledi.Tom waited his turn.
Tom burada beklememizi önerdi.Tom suggested that we wait here.
Tom bir müzmin bekardır.Tom is a confirmed bachelor.
Tom bekar olmadığını hemen Mary'ye söylemeliydi.Tom should have told Mary right away that he wasn't single.
Tom Mary'yi beklemeliydi.Tom should've waited for Mary.
Tom yakında başka birinin gelmesini bekliyor.Tom is expecting someone else to come soon.
Seni özlüyoruz ve gerçekten burada olmanı dört gözle bekliyoruz.We miss you and are really looking forward to you being here.
Onun gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.I've been looking forward to him coming.
O geç kaldı. 5.30'a kadar bekleyelim.He's late. Let's wait until 5h30.
Tom seni bekliyordu.Tom has been waiting for you.
Tom nefesini tuttu ve bekledi.Tom held his breath and waited.
Lütfen sıran gelene kadar bekle.Please wait until your turn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod