Ana içeriğe geç
Sözlük

bek ile cümle

bek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom her zaman diğerlerinin beklediği şeyi yapmaz.Tom doesn't always do what others expect.
Seni New York'ta ne bekliyor?What awaits you in New York?
Seni burada bekleyeceğim. Yarın akşam geri gel.I will wait here for you. Come back tomorrow evening.
Büyük bir felaket bekleniyor.A great catastrophe is expected.
Partini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to your party.
Bir saat arkadaşımı bekledim.I waited for my friend for an hour.
Bir saat boyunca arkadaşımı bekledim.I waited an hour for my friend.
Bay Sato diye biri sizi görmek için bekliyor.A Mr. Sato is waiting to see you.
Bu sabahın erken saatlerinden beri onu bekliyorum.I've been waiting for him since early this morning.
Bu kadar uzun beklemek istemiyorum.I don't want to wait so long.
Bayan Stevens, Bay Dell adlı biri ofisinizde sizi bekliyor.Someone called Mr Dell is waiting for you in your office, Mrs Stevens.
Yarın seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you tomorrow.
Yeni yasanın % 60 oranında hava kirliliğini azaltması bekleniyor.The new law is expected to cut air pollution by 60%.
Bir bilet almak için en az bir saat beklemen gerekebilir.You'll have to wait at least an hour to get a ticket.
Bir bilet almak için en azından bir saat beklemek zorunda kalacaksın.In order to buy a ticket, you'll have to wait at least an hour.
Bekledi ve bekledi ama o asla geri gelmedi.She waited and waited, but he never came back.
Beklemek beni öldürüyor!The suspense is killing me!
O birazcık yavaş, birazcık bekleyebilir misin?It's a bit slow, can you wait for a bit?
Yaz tatili sırasında dört gözle ziyaretini bekliyorum.I'm looking forward to your visit during the summer vacation.
Bekle, sadece bir süre bekle.Wait, wait just a little while.
Ben seni bekliyorum.I was waiting for you.
Bunun olmasını hiç beklemiyordum.I never expected that to happen.
İki saattir beklemekteyim.I've been waiting for two hours.
Sizi beklemek uzun zamanımızı aldı.It took us ages waiting for you.
İşverenler çalışanlarının yüzde 110 vermesini bekliyor.Employers expect their employees to give 110 percent.
Ben bir süre bekledim.I waited a while.
Umarım o benim için bekler.I hope he will wait for me.
O dönünceye kadar burada bekleyelim.Let's wait here until he comes back.
Çok fazla bekleme.Don't wait too long.
Bu aktrisin muhteşem performansı tüm beklentileri aştı.The wonderful performance of this actress exceeded all expectations.
İyi sonuçlar bekliyoruz.We expect good results.
İyi sonuçlar beklenmektedir.Good results are expected.
Uzun süre bekledik ama gelmedin.We waited for a long time, but you didn't arrive.
İki saat boyunca onu bekledi.She waited for him for two hours.
Oraya vardığın zaman bir süre bekle.When you get there, wait for a while.
Saatlerdir bekliyoruz.We’ve been waiting for hours.
Bu beklediğimden daha uzun süre aldı.That took longer than I expected.
Yarın kar yağması bekleniyor.It's supposed to snow tomorrow.
Saat altıya kadar bekleyeceğim.I'll wait until six o'clock.
O, uzun süredir burada bekliyor.He's been waiting here for a long time.
O uzun bir süre burada bekliyor.He's been waiting here for quite a while.
Önümde bekleyen üç kişi vardı.There were three people waiting in front me.
Bütün günü seni bekledik.We have waited for you the whole day.
Tom Mary'nin kendisini burada beklemesini rica etti.Tom asked Mary to wait for him here.
Yaz tatilini dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to the summer vacation.
O bekar mı yoksa evli mi?Is she single or married?
Zaman bekler ve zaman unutur.Time waits and time forgets.
Bizden beklediğimizden daha fazla ücret aldılar.They charged us more than we expected.
Seni bu kadar uzun süre beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting for so long.
Mary eve giderken beklenmedik bir biçimde John'a rastladı.Mary unexpectedly ran into John on her way home.
Beni bekleyecek misiniz?Will you wait for me?
Kate'i beklerken Bob ve Mary'yi gördüm.I saw Bob and Mary while I was waiting for Kate.
Kate'i beklerken Bob ve Mary ile karşılaştım.I met Bob and Mary while I was waiting for Kate.
On dakika beklemeden önce Mary geldi.Mary came before I had waited ten minutes.
Şimdi biraz bekle lütfen. O henüz gelmedi.Just wait a little please. He hasn't arrived yet.
On beş dakika bekledim.I waited for fifteen minutes.
Farklı bir şey bekliyor muydun?Were you expecting something different?
Biz seni orada bekleyeceğiz.We'll wait for you there.
Biz seni orada bekliyoruz.We will wait for you there.
Neyi bekliyorsunuz?What are you waiting for?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod