bekçi ile cümle
bekçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu türdeki kaya balıkları, bu nedenden dolayı bazen bekçi veya karides balığı olarak bilinirler.Ces motifs, à Banpo, sont caractérisés par des visages ou des poissons.
İyi bir bekçi köpeği olabilirler.Il peut aussi être un très bon chien de garde.
Çok iyi bir koruma ve bekçi köpeğidir.C'est un excellent gardien et chien de compagnie.
Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz."Il ne cessa de veiller sur nous ».
İyeler bazen Bekçi olarak da adlandırılır.Certaines sont parfois considérées comme domestiques.
Günümüzde Chow Chow aile köpeği olmanın yanı sıra bekçi olarak kullanılır.Hoy en día, el chow chow es comúnmente un perro de compañía.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.El guarda de seguridad recibió un disparo en la cabeza.
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.Hay unos cincuenta guardias armados en la fortaleza.
Clare: Kapı bekçisidir.Guardián de la Puerta).
İyi bir bekçidir.Sea un buen oyente.
Tanrı’nın güçlü bir bekçisidir.¡Dios basta como garante!»
Sular çekilerek oluşan arazinin tek bekçisi ise Erciyes'tir.El compuesto padre del que derivan los demás es la arsina.
Çıkan çatışmada, 1 polis ve 1 bekçi öldü.Durante el intento de fuga al menos cuatro guardias y un preso murieron.
Üç bekçi konur.Tres mujeres descontroladas.
Çok havlar ve iyi bir bekçi köpeğidir.Ama a los niños y es un excelente perro de guardia.
23 Nisan 1945'e kadar, Hitler için orada bekçi olan yaklaşık 30 üyeye komuta etti.Al 23 aprile 1945, comandava circa 30 uomini posti alla guardia di Hitler.
İyi bir bekçi köpeği olabilirler.Può anche essere un buon cane da guardia.
Bekçilik işini iyi yapar.L’ospitalità fa bene.
Ev Bekçisi olarak da bilinir.È conosciuto come il guardiano.
Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş.Presidentessa del Consiglio Scolastico, adora il mistero.
Ağaçları korumakla ve bekçiliğini yapmakla görevlidir.Hanno il compito di proteggere le streghe e di servirle.
Mahalle bekçisi Praetorian muhafızlarGuardia del corpo Guardia pretoriana
Clare: Kapı bekçisidir.La porta è difesa dal portiere.
İnsanın “gölge can”ı öte-âlemin eşiğini bekleyen eşik bekçisine rastlar; sonra kayıkla öte yakaya geçer.In verità l'uomo è una cloaca vivente, uno scarico d'acque nere: l'oltreuomo è l'oceano che può ripulirlo.
Rottweiler, Almanya kökenli bir bekçi ve koruma köpeği ırkı.Stoeberer è ora un tipo di cane da caccia in Germania con il Wachtelhund.
Hazin: Cennet ve cehennemde bekçilik yapan melek.Malik, l'angelo guardiano preposto all'Inferno.
Çok iyi bir koruma ve bekçi köpeğidir.Является непревзойденной охранной и сторожевой собакой.
Boğazın denize açılan yerinde iki bekçi evi yapılmıştır.Для съёмок на берегу моря были выстроены два домика.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Нижний этаж башни использовался в качестве тюрьмы.
Günahların Bekçisi, Amerikan - Alman ortak yapımı bir gerilim filmidir.«Убить священника» — французско-американский фильм.
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.Утром мы посмотрели на небо и обнаружили, что совершили молитву не в сторону Киблы.
Konaklardaki ayvazlar, bekçilik yapar, gelenleri karşılar, yemek servisi yapar, ocağı yakardı.Бомжи собираются на помойках, воруют, ищут еду и теплое место для ночлега.
İyeler bazen Bekçi olarak da adlandırılır.Таких, как он, часто называют красивыми.
Bulundukları yeri korumayı sevdikleri için iyi bir bekçi köpeği olabilir.وبالتالي، فهي كلاب حراسة ممتازة تحمي أصحابها التي تحبهم.
Cehennem bekçisine şöyle feryad ederler: "Mâlik!أسباب نزول الآية (23) قال قتادة : قال المشركون : لعل محمدا فيما يتعاطاه يطلب أجرا .
Tanrı Kabil'e kardeşinin nerede olduğunu sorunca "Ben kardeşimin bekçisi miyim?" diye cevap verir.فقام على أخيه هابيل في الحقل وقتله، فقال الرب قابيل أين هابيل أخوك؟ فقال لاأعلم؛ أحارس أنا لأخي.
Bostan Bekçisi olarak da bilinir.وهو المعروف الآن ببستان قربان.
Bekçide onu kafasından vurmuştur."Um oficial golpeou-o no rosto.
Çok iyi bir koruma ve bekçi köpeğidir.É um excelente cão de guarda e pastoreio.
Bekçi köpeklerinin en iyilerinden biri sayılmaktadır.É um dos cães de guarda mais dedicados.
Zaman geçti, ve Aegwynn’in bir oğlu oldu.Adı Aegwynn tarafından Medivh koyuldu.Anlamı Gizemlerin Bekçisiydi.Aegwynn gerou um filho, Medivh, (o Guardião dos Segredos), que fora concebido de um mágico.
Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş.Ela gosta muito dos animais da fazenda.
Ormancı, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister.O bom Fogo-de-conselho pela OMME O programa do Fogo deve ser preparado com antecedência.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.""Orando, ele teve uma visão, três dias antes de o prenderem: viu seu travesseiro queimado pelo fogo.
Gece, bir bekçi Cevriye’yi fark edip hareketlerinden şüphelenir.Ele começa a suspeitar que alguém está monitorando seus passos.
Mahalle bekçisi Praetorian muhafızlarGuarda Suíça Guarda pretoriana Guarda-costas
Bekçilik işini iyi yapar.Um Escoteiro faz bom uso de seu tempo.
Çıkan çatışmada, 1 polis ve 1 bekçi öldü.No confronto, um policial e um manifestante morreram.
Ölüm Evi'nin bekçisiydi ve ruhları bir araya getirirdi.Ele é o guardião das Casas dos Mortos, e o que convoca os espíritos dos que foram assassinados.
Bekçilik görevini mükemmel bir şekilde yerine getirir.Terminando de forma bem razoável seu mandato.
Tanrı Kabil'e kardeşinin nerede olduğunu sorunca "Ben kardeşimin bekçisi miyim?" diye cevap verir.God vraagt Kaïn waar zijn broer is, waarop deze antwoordt met "Ben ik mijn broeders hoeder?"
İyi bir bekçi köpeği olabilirler.Hij is een prima waakhond.
Eşik Bekçisi tabiri de kullanılır.Ze worden echter ook als waakhond gebruikt.
Sekizinci sezonda Doctor Who dizisinde "Nethersphere'in Bekçisi" rolünde oynayacağı açıklandı.In seizoen 8 treedt dokter Driessen aan als opvolger van dokter Koen Laenen.
Çok havlar ve iyi bir bekçi köpeğidir.Waakzaam tegenover vreemden en een goede waakhond.
Bu yönleriyle sürüleri "koruyan" bekçi köpeklerinden ayrılırlar.Hierdoor kan het voorkomen, dat honden 'sleedje' gaan rijden.
Seni kudretinle ve gücünle bekçim yaptım.Ik heb wel aan mijn kracht en uithoudingsvermogen gewerkt.
Ağaçları korumakla ve bekçiliğini yapmakla görevlidir.Ze hadden de plicht de bossen te onderhouden en toezicht te houden op het gebruik.
İlk üç oyun, bir pizzacıda gece bekçisi olarak çalışan oyuncunun etrafında dönüyor.Gracz podobnie jak w pierwszej części steruje nocnym stróżem w pizzerii.
Bekçide onu kafasından vurmuştur.Jego adiutant dobił go strzałem w głowę.
İlgili Sayfalar