Bu bir bedensel bir tepkiydi.Ήταν μια φυσική αντίδραση.
Bu bir bedensel bir tepkiydi.Беше физиологична реакция.
Bu bir bedensel bir tepkiydi.І це був психологічний відгук.
Bu bir bedensel bir tepkiydi.Это был физиологический ответ моего тела.
Bu bir bedensel bir tepkiydi.וזו הייה תגובה פזיולוגית.
Bu bir bedensel bir tepkiydi.وكان ذلك الشعور استجابة فيزيائية
Bu bir bedensel bir tepkiydi.その時以来
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Jos se tehdään ei-lääketieteellisestä syystä, puututaan pojan ruumiilliseen koskemattomuuteen.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Om det görs av icke-medicinska orsaker, inkräktar man på en pojkes fysiska integritet.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Si elle est effectuée pour des raisons non-médicales, il est porté atteinte à l’intégrité physique du garçon.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.Si se realiza por motivos que no sean médicos, se está interfiriendo en la integridad física del niño.
Çocuk tıbbi olmayan nedenlerle sünnet edilirse, çocuğun bedensel dokunulmazlığına müdahale edilmiş olur.يُسمح بإجراء الختان من قبل طبيب مؤهل فقط ويحتاج الأمر إلى موافقة أولياء أمر الطفل.
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Albowiem nie ten jest Żydem, który jest Żydem na jawie, ani to jest obrzezka, która jest na jawie na ciele;
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Infatti, Giudeo non è chi appare tale all'esterno, e la circoncisione non è quella visibile nella carne
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.대저 표면적 유대인이 유대인이 아니요 표면적 육신의 할례가 할례가 아니라
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Lebo nie je ten je Židom, kto je ním zjavne, navonok, ani nie je obriezkou obriezka na tele;
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Mert nem az a zsidó, a ki külsõképen az; sem nem az a körülmetélés, a mi a testen külsõképen van:
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Nebo ne ten jest pravý Žid, kterýž jest zjevně Židem; aniž to jest pravé obřezání, kteréž bývá zjevně na těle;
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Porque não é judeu o que o é exteriormente, nem é circuncisão a que o é exteriormente na carne.
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Porque no es judío el que lo es en lo visible, ni es la circuncisión la visible en la carne
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Thiikke den er Jøde, som er det i det udvortes, ej heller er det Omskærelse, som sker i det udvortes, i Kød;
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Ty den är icke jude, som är det i utvärtes måtto, ej heller är det omskärelse, som sker utvärtes på köttet.
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Διοτι Ιουδαιος δεν ειναι ο εν τω φανερω Ιουδαιος, ουδε περιτομη η εν τω φανερω η γινομενη εν σαρκι,
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Ибо не тот Иудей, кто таков по наружности, и не то обрезание, которое наружно, на плоти;
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Много във всяко отношение, а първо, защото на юдеите се повериха Божествените писания.
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.Не той бо, хто явно (такий) єсть Жидовин, і не те, що явно по тілу, обрізаннє,
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.כי לא הנראה מחוץ הוא היהודי ולא הנראה מחוץ בבשר היא המילה׃
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.لان اليهودي في الظاهر ليس هو يهوديا ولا الختان الذي في الظاهر في اللحم ختانا
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.因 為 外 面 作 猶 太 人 的 、 不 是 真 猶 太 人 、 外 面 肉 身 的 割 禮 、 也 不 是 真 割 禮
Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudidir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.因 為 外面 作猶 太 人 的 、 不 是 真 猶太人 、 外面 肉身 的 割禮 、 也 不 是 真 割禮
Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Então, foi por isso que a destruição do teu corpo não te feriu.
Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Siksi sinä et loukkaantunut.
Eğer 'ben' hissinle bir kişi olarak özdeşleşirsen, o zaman bedensel hayatı gözetmek, kişinin sorumluluğu olur.Ha az 'én' érzéseddel személyként azonosulsz, akkor a személy dolga a testi élet gondját viselni.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Dĩ nhiên bà có trang điểm cho dịp này, nhưng đây là 1 người phụ nữ bị bệnh năng.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Ella estaba, desde luego, arreglada para la ocasión, pero era una mujer en gran dolor físico.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Elle était, bien sur, élégante pour l'occasion, mais cette femme souffrait beaucoup physiquement.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.En ze was voor deze gelegenheid uiteraard opgedoft, maar dit was een vrouw met grote lichamelijke ongemakken.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Era, naturalmente, elegante per l'occasione, ma questa donna pativa grandi sofferenze fisiche.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.물론 인터뷰를 위해 힘들여 왔지만, 정말 대단히 몸이 불편한 상황이었습니다.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Oczywiście na tę okazję była zrobiona na bóstwo, ale była to kobieta dotkliwie cierpiąca.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Samozřejmě byla pro tu příležitost upravená, ale šlo o ženu s velkým fyzickým trápením.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Şi bineînţeles că au aranjat-o pentru această ocazie dar se vedea că suferea mult.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Sie war natürlich für diesen Anlass zurecht gemacht. Aber sie hatte großem körperlichen Stress.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Φυσικά ήταν περιποιημένη για την περίσταση, αλλά επρόκειτο για μια γυναίκα με μεγάλο σωματικό πόνο.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.Разбира се, беше нагласена за случая, но това беше жена, силно измъчваща се физически.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.היא הייתה, כמובן, מגונדרת בשביל המאורע. אבל זו הייתה אישה במצוקה פיזיקת קשה.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.كانت بالطبع متأنقة من أجل المناسبة، و لكن تلك كانت إمرأة تعاني من آلام جسدية شديدة.
Tabii ki bu olay için giyinip süslenmişti. ama bedensel olarak acı içindeydi.肉体的には非常な困難に見舞われた人でした 我々は話を始めると
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Albowiem jeźli krew wołów i kozłów, i popiół jałowicy pokrapiający splugawione poświęca ku oczyszczeniu ciała:
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Als het bloed van bokken en stieren en de as van jonge koeien van zonden konden reinigen,
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Kajti če bikov in kozlov kri in junice pepel, ki pokropi onečiščene, posvečuje za čistost mesa,
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.염소와 황소의 피와 및 암송아지의 재로 부정한 자에게 뿌려 그 육체를 정결케 하여 거룩케 하거든
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Nebo jestližeť krev býků a kozlů, a popel jalovice, pokropující poskvrněných, posvěcuje jich k očištění těla,
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Sillä jos kauristen ja härkäin veri ja hiehon tuhka, saastaisten päälle vihmottuna, pyhittää lihanpuhtauteen,
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Бо коли кров волова та козина і попід з яловиці, окроплюючи осквернених, осьвячує на тілесну чистоту;
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.Ибо если кровь тельцов и козлов и пепел телицы, черезокропление, освящает оскверненных, дабы чисто было тело,
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.И почти мога да кажа, че по закона всичко с кръв се очистя; и без проливането на кръв няма прощение.
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.כי אם דם הפרים והשעירים ואפר הפרה אשר יזה על הטמאים יקדשם לטהרת גופם׃
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.لانه ان كان دم ثيران وتيوس ورماد عجلة مرشوش على المنجسين يقدس الى طهارة الجسد
Tekelerle boğaların kanı ve serpilen düve külü murdar olanları kutsal kılıyor, bedensel açıdan temizliyor.若 山 羊 和 公 牛 的 血 、 並 母 牛 犢 的 灰 、 灑 在 不 潔 的 人 身 上 、 尚 且 叫 人 成 聖 、 身 體 潔 淨