Ana içeriğe geç
Sözlük

bedenler ile cümle

bedenler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Karısı yeni doğanlara bedenlerini verirken, o onlara ruhlarını verirdi.While his wife give the newborns their bodies, he gives them their soul.
Bazen kanın efendisi, tanrıların büyük katliamcısı ve bedenleri parçalayan lakaplarına da sahipti.He was also lord of blood, great slaughterer of the gods, and he who dismembers bodies.
Fiziksel bedenlerin alemi içinde zihinsel nedenselliği kanıtlamak zorlu bir iştir.It is an arduous task to prove mental causation within the realms of a physical body.
Bazen, ölü bedenler de değiş tokuşta yer alır.[1]Sometimes, dead bodies are involved in an exchange.[1]
Dikkatsizliklerinden rahatsız olan çocuk, bedenleri darağacına geri asar.The boy, annoyed at their carelessness, hung them back up in the gallows.
Bu süre zarfında Alcock, insan bedenlerini incelemek için mezarlar bile kazdı.During this time Alcock even dug graves to study the bodies of humans.
Önce uçları karşılıklı, sonra ip bedenlerini karşılıklı çekerek düğüm sıkıştırılır.Dann rennen sie aufeinander zu und bleiben dicht voreinander stehen, den Hals nach oben gestreckt.
Suudi Arabistan'da umuma açık alanlarda kadınların bedenlerinin tamamını kapatmaları zorunludur.In Saudi-Arabien ist das Verschleiern von Frauen in der Öffentlichkeit Pflicht.
Fakat bedenleri ele geçirilen hayvanların ömürleri kısalır.Die Tiere besitzen ophistocoele (hinten ausgehöhlte) Wirbelkörper.
YPG'ye göre, 140 IŞİD militanının bedenleri geride kaldı.De acuerdo con las YPG, los terroristas dejaron atrás 140 cadáveres.
Bazı diğer hikâyelerde Buda'nın başka bedenlerde tekrar doğmuş varlığı konu olarak ele alınır.Según la tradición, en su interior se conservan algunos cabellos de Buda.
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Se dice que tienen cuerpos similares (entre ellos) pero percepciones diversas.
Bedenleri %97 oranında su içerir.El porcentaje de hogares con acceso a agua potable es del 97%.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Buscaban venganza, su dinero y sus bienes.
Günümüzde artık hem erkek hem de kadın kimonoları değişik boy ve bedenlerde bulunmaktadır.Oggigiorno tuttavia sia i kimono per uomini che per donne sono maggiormente disponibili in varie taglie.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.I loro corpi furono cosparsi di benzina, parzialmente bruciati e lasciati insepolti.
Ölü bedenleri denizden çıkarmıştır.I loro corpi galleggianti vengono trasportati dal mare.
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Si dice che abbiano organismi simili (tra di loro), ma percezioni diverse.
Sofya kızlarının bedenlerini almış ve üç gün sonra kendisi ölmüştür.Император отдал истерзанные тела дочерей Софии, она с почестями похоронила их и умерла через три дня.
Günümüzde artık hem erkek hem de kadın kimonoları değişik boy ve bedenlerde bulunmaktadır.Как женское, так и мужское кимоно надевают с запахом направо.
(Yuhanna 17:11; 20:17) 11. Gerçek Kilise Tanrı'nın ve İsa'nın et ve kemikten bedenleri olduğunu öğretmelidir.Бог Отец и Иисус Христос имеют материальные, осязаемые тела «из плоти и костей».
Poetry Boy suçluları öldürüp kısa şiirler yazarak onların bedenlerinin bırakarak adını kazanmıştır.وقد حصل الصبي الشعر على لقب طريقة عمله من قتل المجرمين وترك قصائد قصيرة مع أجسادهم.
Bedenleri, dergileri ve fotoğraflarının bir kısmı sekiz ay sonra bir arama grubu tarafından bulundu.Alguns dos seus corpos, diários e fotografias foram descobertos por um grupo de salvamento oito meses depois.
Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer.De lichamen van zijn slachtoffers werden vervolgens via een geheime stortkoker in de kelder gegooid.
Doğrulanmamış raporlara göre ölenlerin bedenlerinin üstündeki banka ve kredi kartları yağmalanmış.Banken blokkeerden uit voorzorg bankpassen en creditcards van de slachtoffers.
Abraham dışarı çıkar ve karısı ve çocuklarının cansız bedenlerini görür.Vervolgens ontdekt hij de levenloze lichamen van zijn vrouw en zijn dochter.
Bazı diğer hikâyelerde Buda'nın başka bedenlerde tekrar doğmuş varlığı konu olarak ele alınır.Onder zijn bewind kregen een aantal boeddhistische scholen hun bestaansrecht terug.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Ostatnich więźniów zamordowano tuż przed ucieczką, ich ciała spaliły się tylko częściowo i są pochowane wokół.
Bedenlerine kasıtlı olarak işkence yapmaya başlamışlardır.Swoim ofiarom zadawał wyszukane tortury.
Bu hastalığa sahip olan kişiler bedenleri ve organlarına yönelik çeşitli şikayetlerde bulunabilirler.Różnorodność objawów bierze się z tego, że ta postać choroby może zaatakować wiele tkanek i narządów.
Günümüzde artık hem erkek hem de kadın kimonoları değişik boy ve bedenlerde bulunmaktadır.W dzisiejszych czasach coraz częściej dostępne są różne rozmiary męskich i żeńskich kimono.
Bedenleri %97 oranında su içerir.Тіло на 97 % складається з води.
Zaman Lordları, bedenleri ölümcül yara aldığında bedenlerini yeniden oluşturma yeteneğine sahiptirler.Це означає, що Володар Часу, зазнавши смертельних поранень, може повністю змінювати своє тіло.
Bedenleri, dergileri ve fotoğraflarının bir kısmı sekiz ay sonra bir arama grubu tarafından bulundu.Його апаратура та фотокамери протягом декількох днів вивчали Місяць з орбіти.
(Yuhanna 17:11; 20:17) 11. Gerçek Kilise Tanrı'nın ve İsa'nın et ve kemikten bedenleri olduğunu öğretmelidir.Бог Отець й Ісус Христос мають матеріальні, відчутні тіла «із плоті й костей».
Ölü bedenleri denizden çıkarmıştır.Напарники викидають тіла в море.
Ölü bedenleri denizden çıkarmıştır.Jeho tělo pak bylo vyloveno z moře.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Jejich pán je pánem jejich majetku, jejich těla, jejich života.
Şiddetli kar yağışının altında ölü bedenler sokaklara yığılıyordu.A sűrű pelyhekben hulló hó beborítja a város utcáit.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Entä jos kaikki ihmiskehon elimet aivolohkoja myöten vaihdetaan tällä tavoin?
İşleyişini, bir ilişkisellik içerisinde bedenler üzerinden gerçekleştirir.Χαϊδεύοντας τα υλικά του βρίσκεται σε μια σωματική σχέση μαζί τους.
Sur çalınınca bütün ruhlar yeniden dirilecekler, bedenleriyle birleşip Mahşer Yeri'nde toplanacaklardır.Og når han kommer, må alle mennesker stå opp igjen med sine legemer og gjøre regnskap for sine gjerninger.
Bedenleri %97 oranında su içerir.Den inneholder mellom 97-99% vann.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Alle menneskelige kropper er ifølge denne lære å tilbakeføre til denne urkropp.
Aynı bedenleriyle reenkarne olabilme seçeneği kendilerine verilmiştir.På denne måten håper de å få tilbake kroppene sine.
Bedenleri, dergileri ve fotoğraflarının bir kısmı sekiz ay sonra bir arama grubu tarafından bulundu.その遺体、日誌、写真の幾らかが8か月後の捜索隊によって発見された。
Jon Snow (Kit Harington), Sam (John Bradley) ve birkaç kişi daha Duvar'a donmuş bedenlerle döner.ジョン・スノウ(キット・ハリントン)、サムウェル(ジョン・ブラッドリー)と仲間たちは凍った2体の死体を見つけ、〈壁〉に戻る。
Fakat bedenleri ele geçirilen hayvanların ömürleri kısalır.屍(グール) 人や動物の死体に憑依する下級悪魔。
"Sonsuza dek ruhları bedenlerinden ayrılamayacak olanlardır."「わたしの霊は人の中に永久にとどまるべきではない。
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.その後二人の遺体はガソリンを用いて焼却されたが、火が消えても黒こげのままで放置された。
Bedenleri %97 oranında su içerir.体の99%は海水で出来ている。
Bedenleri, dergileri ve fotoğraflarının bir kısmı sekiz ay sonra bir arama grubu tarafından bulundu.史考特一行於回程途中全部罹難;其中一些人的遺體、日誌及照片被一個搜救隊在8個月後尋獲。
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.屍體隨後澆上汽油焚燒,但僅有部分焚毀,且遺骸並未掩埋。
Kolombiyalı yetkilere göre, ortaya çıkarılan bedenlerin kimliğinin tespiti yıllar alacak.而由於部署程序複雜費時,憑證機構發出的根憑證有效期可能長達十年以上。
Kimono giyenler, kumaşı kendi bedenlerine uydurabilmek için katlayarak vücutlarına sarar.벨트는 사람이 물 속에서 직립하여 몸을 바르게 지탱할 수 있도록 도와 준다.
Bedenleri, dergileri ve fotoğraflarının bir kısmı sekiz ay sonra bir arama grubu tarafından bulundu.מספר גופות של חברי המשלחת וכן יומנים ותצלומים ממסעם התגלו על ידי משלחת חיפוש שמונה חודשים לאחר מכן.
Sofya kızlarının bedenlerini almış ve üç gün sonra kendisi ölmüştür.לאחר מכן, סופיה קברה את גופותיהן של בנותיה ונשארה לצד קבריהן במשך שלושה ימים, עד שמתה בעצמה.
Yaşayan canlılara sağlık verme yeteneğine sahiptir ancak ölmüş bedenleri canlandırma yeteneği yoktur.היכולת שלה היא להחיות את המתים, אך ללא נשמה.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.След това телата са напоени с бензин, но биват само частично изгорени и не са погребвани.
Bedenleri %97 oranında su içerir.При някои видове водата е 97 % от масата на тялото.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bedenler ile cümle - Sayfa 2 - bedenler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App