Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı'yı bedeninizde yüceltin.因 為 你 們 是 重 價 買 來 的 . 所 以 要 在 你 們 的 身 子 上 榮 耀 神
Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı'yı bedeninizde yüceltin.因為 你 們是 重價買來 的 . 所以 要 在 你 們 的 身子 上 榮耀神
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.Als danseres vertrouwde ik er volledig op dat ik mijn lichaam kende, net zoals dat ik kleuren kon aanvoelen.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.댄서로서 저는 제 몸에 관해 아는 이 능력에 대해 굉장한 믿음을 가지고 있었습니다, 제가 색깔들을 분별할 수 있는 방법을 아는 것과 똑같이요.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.וכרקדנית היתה לי אמונה רבה ביכולת שלי לדעת את גופי, בדיוק כפי שידעתי כיצד לחוש צבעים.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.وكراقصة كان لدي هذا الايمان الكبير بمقدرتي على معرفة جسدي تماما كما عرفت كيفية الاحساس بالالوان
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.そして ダンサーとして私は 自分の身体を十分に知ることができます 色がわかるのと同じようにわかります
Bir de duvar resmi üzerindeki taş var. Bu, bedeni simgeliyor.Luego está la piedra pintada en el mural, que representa el cuerpo.
Bir de duvar resmi üzerindeki taş var. Bu, bedeni simgeliyor.Η πέτρα που απεικονίζεται στην τοιχογραφία, αντιπροσωπεύει το σώμα.
Bir Homunculus olabilirsin, fakat normal bir bedenin varsa yapı malzemenin üçte biri karbondan demektir.Du är en Homunculus men din kropp är normal. Det betyder att en tredjedel- -består av kol.
Bir Homunculus olabilirsin, fakat normal bir bedenin varsa yapı malzemenin üçte biri karbondan demektir.Du er en homunculus med en normal krop. Så en tredjedel af den - - består af kul.
Bir Homunculus olabilirsin, fakat normal bir bedenin varsa yapı malzemenin üçte biri karbondan demektir.Jos Homunculuksella on normaali ruumis- -kolmasosa siitä on hiiltä.
Bir Homunculus olabilirsin, fakat normal bir bedenin varsa yapı malzemenin üçte biri karbondan demektir.Możesz być Homunkulusem, ale masz zwyczajne ciało, co znaczy, że w trzeciej części zbudowany jesteś z węgla.
Bir Homunculus olabilirsin, fakat normal bir bedenin varsa yapı malzemenin üçte biri karbondan demektir.Может, ты и гомункул, но твоё тело обыкновенное, а это значит, что оно на треть состоит из углерода.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Cuando se introduce en un cuerpo humano, produce un rechazo inicial mientras intenta hacerse con ese cuerpo.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Ihmisen ruumis hylkii sitä rajusti- -sen yrittäessä ottaa ruumiin valtaansa.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.När den placeras i en kropp frånstöts den- -när den försöker ta över kroppen.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Når den sættes ind i en krop, bliver den frastødt, - - når den forsøger at overtage kroppen.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Quando colocada num corpo humano, é destruída pela rejeição, ao tentar controlar esse corpo.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Se iniettato in un corpo umano, genera un forte rigetto, nel tentativo di impossessarsi di quel corpo.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Umieszczony w ludzkim ciele narażony jest na odrzucenie, kiedy usiłuje je opanować.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Το ανθρώπινο σώμα προσπαθεί να την αποβάλλει, καθώς προσπαθεί να το κυριεύσει.
Bir insan vücuduna konduğunda tepkiyle karşılaşır, çünkü o bedeni ele geçirmeye çalışır.Помещённый в тело человека, он разрушается от отвержения в попытке овладеть этим телом.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Át tud változni egy nagy, félelmetes hallá pár másodperc alatt.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Có thể biến đổi cơ thể thành một con cá to lớn và đáng sợ chỉ trong vài giây.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Ele pode transformar o seu corpo num grande e intimidante peixe numa questão de segundos.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Er kann binnen Sekunden seinen Körper in einen großen, furchteinflössenden Fisch verändern.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Hij kan zijn lichaam in een grote, intimiderende vis veranderen in luttele seconden.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Il peut changer son corps en un gros poisson intimidant en quelques secondes.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Își poate schimba corpul ca să pară un pește mare și intimidant în doar câteva secunde.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.복어는 자심의 몸을 몇 초 안에 크고 위협적으로 변화시킬 수 있습니다.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Może zmienić się w wielką, groźną rybę w kilka sekund.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Může změnit svoje tělo, změní se ve velkou děsivou rybu ve zlomku sekundy.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Puede convertirse en un pez grande, intimidante, en cuestión de segundos.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Può trasformare il propro corpo in un pesce grosso e impressionante in pochi secondi.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Он может превратиться в большую устрашающую рыбу за несколько секунд.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.Тя може да промени тялото си на голяма, застрашаваща риба, в рамките на секунди.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.הוא יכול לשנות את הגוף שלו לדג גדול ומפחיד תוך מספר שניות.
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.يمكنها ان تغير من شكل جسمها لكي تصبح ضخمة .. وتخيف الاسماك الاخرى خلال ثوان قليلة
Birkaç saniye içinde... bütün bedenini değiştirip büyük, korkutucu bir balık oluyor.大きく迫力のある魚に− 変わる事ができるんです まず 膨らんでいないフグを描いて
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Am devenit un copil în corpul unei femei.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Dobesedno sem postala dojenček v ženskem telesu.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Esencialmente me convertí en una niña en el cuerpo de una mujer.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Gestalt einer Frau.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.I alt væsentligt blev jeg en baby i en kvindes krop.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Ik was in feite een baby in het lichaam van een vrouw.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Intinya saya jadi seorang bayi di dalam tubuh seorang wanita dewasa.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Jag förvandlades till ett spädbarn i en kvinnas kropp.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Ja olen tuonut tänne todelliset ihmisaivot.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.인간의 뇌를 보신 적이 있다면,
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Lényegében csecsemő lettem egy nő testében.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Sono diventata praticamente una bambina nel corpo di una donna.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Stałam się właściwie niemowlęciem w ciele kobiety.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Stala som sa v podstate bábätkom v tele ženy.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Tornei-me numa criança num corpo de mulher.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Về cơ bản, tôi trở thành đứa trẻ sơ sinh trong cơ thể của một người phụ nữ.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.V podstatě jsem se stala nemluvnětem v těle ženy.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Έγινα ουσιαστικά ένα βρέφος μέσα στο σώμα μιας γυναίκας.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.По същество се бях превърнала в малко дете в женско тяло.
Bir kadın bedeninde tam bir bebek olmuştum.Я, по суті, перетворилася на немовля у тілі жінки.