Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Αλλα θελει τις ειπει Πως ανασταινονται οι νεκροι; και με ποιον σωμα ερχονται;
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Но скажет кто-нибудь: как воскреснут мертвые? и вкаком теле придут?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.сее се в безчестие, възкръсва в слава; сее се в немощ, възкръсва в сила;
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Та хто-небудь скаже: Як у стануть мертві? і в якому тїлї прийдуть?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.ואם יאמר איש איך יקומו המתים ובאי זה גוף יבואו׃
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.لكن يقول قائل كيف يقام الاموات وباي جسم يأتون.
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.或 有 人 問 、 死 人 怎 樣 復 活 . 帶 著 甚 麼 身 體 來 呢
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.或有 人 問 、 死人 怎 樣 復活 . 帶著 甚 麼身體來 呢
Ama bugün, bedenim demeçlere ve kelime sınırlarına sığmak zorunda olan, TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Ma oggi oggi, il mio corpo era un massacro in TV che doveva rientrare nei limiti del servizio e delle parole.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Aber je mehr ich darüber sprach, desto mehr versachlichte und fragmentierte ich meinen Körper.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím viac som o tom hovorila, tým viac sa moje telo zhmotňovalo a trieštilo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím více jsem o něm mluvila, tím víc se mé tělo externalizovalo a fragmentovalo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale im więcej o tym mówiłam, tym bardziej uprzedmiotowione i rozfragmentowane stawało się moje ciało.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Dar cu cât vorbeam mai mult despre ea, cu atât corpul meu se fragmenta mai mult, devenea un obiect.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.De minél többet beszéltem erről, a testem annál inkább eltárgyiasodott és darabokra szakadt.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.하지만 제가 그것에 대해 얘기하면 할수록 제 몸은 더욱 객관화되고 붕괴되었습니다.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Maar hoe meer ik erover praatte, hoe verdeelder en ontzielder mijn lichaam werd.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mais plus j'en parlais, plus mon corps devenait dépersonnalisé et fragmenté.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ma più ne parlavo, più il mio corpo diventata oggettificato e frammentato.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mas quanto mais eu falava sobre ele, mais o meu corpo se tornava num objeto e se fragmentava.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Men ju mer jag pratade om det, desto mer objektifierad och fragmenterad blev min kropp.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Namun semakin banyak aku membicarakannya, semakin tubuhku menjadi objek dan terpecah belah.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Nhưng càng nói về nó, thì cơ thể tôi càng trở nên hiện hữu và đứt đoạn.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Pero cuanto más hablaba de él, más se transformaba en un objeto y más se fragmentaba mi cuerpo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Але чим більше я про це говорила, тим більше конкретизованим і фрагментованим моє тіло ставало.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но колкото повече говорех за него, толкова по-обективирано и разпокъсано ставаше тялото ми.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но чем больше я говорила об этом, тем более вещественным и фрагментарным становилось мое тело.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.אך ככל שדיברתי על זה, כך הפך גופי להראות בעיניי כאובייקט וכגוף מפוצל.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.ولكن كل ما تحدثت عنه أكثر كلما أصبح جسدي "شيئا" كأجزاء
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.不過,我講起佢,講得愈多, 我嘅身體,就顯得越加似個冷冰冰、破碎嘅物體。
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.私の身体は対象化され 断片化されていきました 私の身体はエンターテイメント になりました 新しい種類の商品-
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on hovoril o chráme svojho tela.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on mówił o kościele ciała swego.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on pravil o chrámu těla svého.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ali on je govoril o svetišču telesa svojega.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Dar El le vorbea despre Templul trupului Său.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.(Er aber redete von dem Tempel seines Leibes.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.그러나 예수는 성전된 자기 육체를 가리켜 말씀하신 것이라
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Maar Jezus sprak niet over de tempel! Hij bedoelde Zijn eigen lichaam.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ma egli parlava del tempio del suo corpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mais il parlait du temple de son corps.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mas ele falava do santuário do seu corpo.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men det var om sin kropps tempel han talade.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sit Legemes Tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sitt legemes tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mutta hän puhui ruumiinsa temppelistä.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng Ngài nói về đền thờ của thân thể mình.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng_Ngài nói về đền thờ của thân_thể mình .
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Õ pedig az õ testének templomáról szól vala.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Pero él hablaba del templo de su cuerpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Tetapi Rumah Tuhan yang dimaksudkan Yesus adalah tubuh-Nya sendiri
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Εκεινος ομως ελεγε περι του ναου του σωματος αυτου.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.А Он говорил о храме тела Своего.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Він же глаголав про церкву тіла свого.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.והוא דבר על היכל גויתו׃
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.واما هو فكان يقول عن هيكل جسده.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶 穌 這 話 、 是 以 他 的 身 體 為 殿
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶穌這話 、 是 以 他 的 身體 為殿
Ama onlarla konuşacak çok zamanım oldu. Hepsi bana verdiğin bu ölümsüz beden sayesinde.Men jag hade å andra sidan mycket tid på mig... ...tack vare den här odödliga kroppen som du gav mig.
Ama öyle değil! Gerçekten bedenlerinde oluyor. Ölçülebilir bir şey.Pero no es así, en realidad radica en su fisiología, eso se puede medir.