beden ile cümle

beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.Emme halua ruumiitamme takaisin niin paljon- -että veisimme kaupungilta lääkärin.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.Ma... Non vogliamo indietro i nostri corpi al punto di privare questa città del suo sostentamento.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.-Mas... -Não queremos tanto recuperar o nosso corpo que privássemos esta cidade de assistência médica.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.- Men ... - Vi vil ikke ... Have kroppene tilbage, - - hvis vi tager det helbredende middel.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.-Men... -Vi vill inte... ...få tillbaka våra kroppar- -och samtidigt beröva staden dess botemedel.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.Nie zależy nam aż tak bardzo na odzyskaniu ciał, żeby pozbawić to miasteczko opieki medycznej.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.-Αλλά... -Δεν θέλουμε να πάρουμε τα σώματά μας στερώντας από την πόλη την πηγή της φροντίδας της.
-Ama... -Bedenlerimizi bu kasabayı tedavi kaynagından yoksun bırakacak kadar çok geri istemiyoruz.- Но... - Мы не так уж хотим вернуть поскорее наши тела, чтобы лишить этого городка врачебной помощи.
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Ale niekto povie: Ako vstanú mŕtvi z mŕtvych? A v akom tele prijdú?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Ale řekne někdo: Kterakž pak vstanou mrtví? A v jakém těle přijdou?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Ale rzecze kto: Jakoż wzbudzeni bywają umarli i w jakim ciele wychodzą?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Dar va zice cineva: ,,Cum înviază morţii? Şi cu ce trup se vor întoarce?``
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.De mondhatná valaki: Mi módon támadnak fel a halottak? és minémû testtel jönnek ki?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Ik hoor al iemand vragen: "Hoe worden de doden dan weer levend gemaakt? En wat voor lichaam hebben zij dan?"
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.누가 묻기를 죽은 자들이 어떻게 다시 살며 어떠한 몸으로 오느냐 하리니
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Mais quelqu`un dira: Comment les morts ressuscitent-ils, et avec quel corps reviennent-ils?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Ma qualcuno dirà: «Come risuscitano i morti? Con quale corpo verranno?»
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Mas alguém dirá: Como ressuscitam os mortos? e com que qualidade de corpo vêm?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Men en kunde si: Hvorledes opstår de døde? og med hvad slags legeme kommer de frem?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Men man vil sige: "Hvorledes oprejses de døde? hvad Slags Legeme komme de med?"
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Möchte aber jemand sagen: Wie werden die Toten auferstehen, und mit welchem Leibe werden sie kommen?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Mutta joku ehkä kysyy: "Millä tavoin kuolleet heräjävät, ja millaisessa ruumiissa he tulevat?"
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Nhưng có kẻ sẽ nói rằng : Người chết_sống lại thể_nào , lấy xác nào mà trở_lại ?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Nhưng có kẻ sẽ nói rằng: Người chết sống lại thể nào, lấy xác nào mà trở lại?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Nu torde någon fråga: »På vad sätt uppstå då de döda, och med hurudan kropp skola de träda fram?»
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Pero dirá alguno: ¿Cómo resucitan los muertos? ¿Con qué clase de cuerpo vienen
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Toda poreče kdo: Kako vstajajo mrtvi? in v kakšnem telesu prihajajo?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Αλλα θελει τις ειπει Πως ανασταινονται οι νεκροι; και με ποιον σωμα ερχονται;
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Но скажет кто-нибудь: как воскреснут мертвые? и вкаком теле придут?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.сее се в безчестие, възкръсва в слава; сее се в немощ, възкръсва в сила;
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.Та хто-небудь скаже: Як у стануть мертві? і в якому тїлї прийдуть?
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.ואם יאמר איש איך יקומו המתים ובאי זה גוף יבואו׃
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.لكن يقول قائل كيف يقام الاموات وباي جسم يأتون.
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.或 有 人 問 、 死 人 怎 樣 復 活 . 帶 著 甚 麼 身 體 來 呢
Ama biri çıkıp, ‹‹Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?›› diye sorabilir.或有 人 問 、 死人 怎 樣 復活 . 帶著 甚 麼身體來 呢
Ama bugün, bedenim demeçlere ve kelime sınırlarına sığmak zorunda olan, TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Ma oggi oggi, il mio corpo era un massacro in TV che doveva rientrare nei limiti del servizio e delle parole.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Aber je mehr ich darüber sprach, desto mehr versachlichte und fragmentierte ich meinen Körper.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím viac som o tom hovorila, tým viac sa moje telo zhmotňovalo a trieštilo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale čím více jsem o něm mluvila, tím víc se mé tělo externalizovalo a fragmentovalo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ale im więcej o tym mówiłam, tym bardziej uprzedmiotowione i rozfragmentowane stawało się moje ciało.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Dar cu cât vorbeam mai mult despre ea, cu atât corpul meu se fragmenta mai mult, devenea un obiect.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.De minél többet beszéltem erről, a testem annál inkább eltárgyiasodott és darabokra szakadt.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.하지만 제가 그것에 대해 얘기하면 할수록 제 몸은 더욱 객관화되고 붕괴되었습니다.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Maar hoe meer ik erover praatte, hoe verdeelder en ontzielder mijn lichaam werd.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mais plus j'en parlais, plus mon corps devenait dépersonnalisé et fragmenté.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Ma più ne parlavo, più il mio corpo diventata oggettificato e frammentato.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Mas quanto mais eu falava sobre ele, mais o meu corpo se tornava num objeto e se fragmentava.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Men ju mer jag pratade om det, desto mer objektifierad och fragmenterad blev min kropp.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Namun semakin banyak aku membicarakannya, semakin tubuhku menjadi objek dan terpecah belah.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Nhưng càng nói về nó, thì cơ thể tôi càng trở nên hiện hữu và đứt đoạn.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Pero cuanto más hablaba de él, más se transformaba en un objeto y más se fragmentaba mi cuerpo.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Але чим більше я про це говорила, тим більше конкретизованим і фрагментованим моє тіло ставало.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но колкото повече говорех за него, толкова по-обективирано и разпокъсано ставаше тялото ми.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но чем больше я говорила об этом, тем более вещественным и фрагментарным становилось мое тело.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.אך ככל שדיברתי על זה, כך הפך גופי להראות בעיניי כאובייקט וכגוף מפוצל.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.ولكن كل ما تحدثت عنه أكثر كلما أصبح جسدي "شيئا" كأجزاء
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.不過,我講起佢,講得愈多, 我嘅身體,就顯得越加似個冷冰冰、破碎嘅物體。
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.私の身体は対象化され 断片化されていきました 私の身体はエンターテイメント になりました 新しい種類の商品-
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on hovoril o chráme svojho tela.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on mówił o kościele ciała swego.

İlgili Sayfalar