beden ile cümle
beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eser, insan bedeninin bir romanın sayfaları olabileceği fikri ile sahneye konmuştur.Duša predpokladá živé telo, aby jej obrazy mohli žiť.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Následkom úrazu v detstve mala deformovaný trup – vychýlené rameno.
Sokrat'a göre insan ruhu görünmez ve ölümsüzdü, bedeni sevk ve idare eden ruhtu.Podľa hinduizmu je duša (átman) nesmrteľná, zatiaľ čo telo podlieha zrodeniu a smrti.
Beden dikkatlice yıkanır.Ruky by mali byť dôkladne umyté mydlom.
Bazı özel hastalıklardan sonra veya sıradışı bedensel akıntıların ardından verilen sunu.Objavuje sa pri niektorých psychických ochoreniach alebo po požití niektorých psychotropných látok.
Ter bedende hoş olmayan kokulara neden olabilir.Jedná sa o kvapalnú látku nepríjemnej vône.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Ježiš rozdelil medzi svojich apoštolov chlieb a víno, ako telo a krv, ktoré sa za nás obetujú.
İki çocuk çiftin olduğu eve geldiğinde Kristen, James ve Mike'ın bedenlerini bulurlar.Fanta prispeta do hiše, kjer najdeta trupli Jamesa in Kristen.
Frank’in cansız bedeni ile gemiye döndüğünde, HAL Dave’in gemiye yeniden girmesini onaylamaz.Ko se Dave vrača na ladjo s Frankovim truplom, mu HAL prepreči vstop.
Beden veya vücut anlamında kullanılır.Uporablja se v glavi in v telesu dokumenta.
Ölüm olayında ruh ve fiziksel beden birbirlerinden ayrılır.To pomeni uničenje duha in fizičnega telesa v trenutku smrti.
O halde zihnin yetkinliği, bedenin yetkinliğinden geçecektir.Vaše fizično nasilje bomo prestrezali z močjo duše.
Beden temizliği kadar giyilenlerin temizliği de önemlidir.Potrebno je tudi razkužiti oblačila, ki so v stiku s kožo.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Tam se ne smejo odlagati človeški deli telesa.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.En fant stopi do Kristen in se je dotakne, nakar se ona zbudi in zakriči.
İnançlara göre bu ruh insanı öldürmez, bedenine zarar verir.Ljudje verjamejo, da ta izvir zdravi ne le telo ampak tudi dušo.
Bedeni, kıyafetleri, ailesi, arabası, banka hesabı gibi.Take stvari so obleke, denar, telo in družina.
Okuldaki eğitimi sırasında beden eğitimi öğretmeninin desteğiyle halterciliğe başladı.V času odraščanja je šolanje končala s pomočjo zasebnih učiteljev.
Buffy onunla savaşır ama bedensiz olduğu için kazanamaz.Cassie se bori, a ve, da ni dovolj močna.
Ip bedeni ise uca uygulanan kuvvetin üç katıyla gerilir.Trdna telese imajo samo tretjo možnost, po kateri se njih delci gibljejo.
Az ileride ise bedeni cansız olarak duruyordu.Kmalu po smrti so njegovo telo upepelili.
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Čuti svoj obstoj, vendar čuti tudi druga telesa.
Bu öğretiye göre amaç, ölümsüz olan ruhu, ruh için bir hapishane sayılan bedenin esiri olmaktan kurtarmaktı.Po njihovem prepričanju je bila duša oblika duhovne zavesti, ki je bila obsojena na zapor v določenem telesu.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.13. marca je bil pokopan na Smolenskem pravoslavnem pokopališču v Peterburgu.
Ölüm kişilerin yok oluşu değil beden ve ruhun birbirinden ayrılmasıdır.Drugič: kapitalist ne loči med živim in mrtvim delom.
Bunlar, beden sağlığını en iyi şekilde etkiler.To močno vpliva na telesno držo.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Ongių moteris su vaiku Puošta mirusiojo giminaičio kaukolė (~1910 m.)
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Jų kūnai buvo padegti, tačiau neužteko benzino ir jie tik smarkiai apdegė.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Priešingai nei dualizmas, monizmas teigia, kad nėra fundamentalaus sąmonės ir kūno atsiskyrimo.
Bedeni, anayurduna gömülmedi ve yerli halk ruhundan korktuğu için adı gelecek nesillerde kullanılmadı.Roi Matos kūną palaidojo ne gimtinėje, nes vietiniai žmonės bijojo jo dvasios.
Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir.Lyginant pagal kūno dydžio santykį su kitais paukščiais, varniniai turi didžiausias smegenis.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Tačiau Setui pavyksta sukapoti jį į 14 gabalų ir išmėtyti po visą Egipto žemę.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.Po keleto dienų mergaitė dingsta ir vėliau kanale surandamas jos kūnas.
Kabak bedeni temizler, sinirleri yatıştırır.Terminis vanduo sušildo kūną, atpalaiduoja raumenis.
Soldakinin ucu geri bükülür sağdakinin ip bedenine dolanır.Arklio kūnas išlenkiamas aplink dešinę raitelio koją.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Paties Spartako kūnas nebuvo surastas.
Peter Parker'ın bedeni ise gayet dinçtir.Vyras Petras Povilas Daužvardis.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Neršto metu kūnas įgavo vario raudonumo spalvą.
Bedeni New York'ta başarılı bir ajana aittir.Gimusi Niujorko valstijoje, sėkmingai dirbo modeliu Niujorke.
Aldini ise bunları insan bedeni üzerinde denemeye kararlıydı.Lisipas buvo kitų pažiūrų į žmogaus kūno proporcijas.
Foucault’ya göre iktidarın uygulanmasından daha bedensel bir şey yoktur.M. Foucault pažymi, jog pati galia nėra disciplina.
Fiziksel beden şuurlu, duble şuursuzdur.Lęšis yra abipus išgaubtas, skaidrus organas.
Oysa cumhuriyetlerde beden yoktur.Respublikoje nėra didelių ežerų.
Kaç beden giyiyorsunuz?Kokį dydį jūs nešiojate?
Ayrıca oraya mezarının üstünde Csak a teste (Türkçe: Sadece Bedeni) yazılı yazıtıyla gömüldü.Ta on sinna ka maetud ja tema hauakivile on kirjutatud "Csak a teste" ("Ainult tema keha").
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Jeesus murrab leiba ja pakub veini, öeldes, et see on tema ihu ja veri.
Ruh bedenden üstündür.Vaim omab keha.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Jacksoni peanahk ei paranenud täielikult kunagi.
Ruh ve Beden Meselesi .Keha ja embus.
Tanrı'nın bedeni yoktur, hiçbir şekilde tasvir edilemez.Aga Jumal ei ole keha, nagu näidatud.
Beden kavramı devreye girmiştir.Massi mõiste interioriseerub.
Ancak tin bedenden ayrıldığı vakit, kişinin ölümü hemen gerçekleşmiş olur.Pealegi, kui inimese kehale annaks vormi ainult hing, siis surma puhul keha kohe hajuks.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.Laip ehk surnukeha ehk koolnu ehk isiku surnukeha on inimese elutu keha.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu.Sport ja kehaline kasvatus.
Mezun olduktan sonra beden eğitimi öğretmeni olarak Konya'ya atandı.Lõpetamise järel suunati ta Raplasse kehalise kasvatuse õpetajaks.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Kristluse järgi võttis Jeesus ristil surres enda peale karistuse inimkonna pattude eest.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Monismi järgi ei ole vaim ja keha ontoloogiliselt erinevad alged.
Definden önce bedeni alenen göstermek geleneklerde yer almaz.Vana sokk seevastu ei tunnista oma toitumispaikadesse ilmumisel mingit korrapära.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Püha Ksenia on maetud Peterburi Smolenski kalmistule.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Templi mõõdud põhinesid inimese keha mõõtudel.