Ana içeriğe geç
Sözlük

becerikli ile cümle

becerikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Capable, generous men do not create victims; they nurture victims?
Sendeki becerikli dövüş numaraları görüyorum, ama ne kedar iyisin vuruş kuralında?"I see you're adept at running numbers, "but how good are you at cracking code?"
Yok. Merak etme, her ţey kontrol altýnda. Bakma, becerikli bir kocan var senin.There is nothing to worry, everything is under control.
‹‹Aranızdaki bütün becerikli kişiler gelip RABbin buyurduğu her şeyi yapsın."'Let every wise-hearted man among you come, and make all that Yahweh has commanded:
İstekli, becerikli kadınlar da keçi kılı eğirdiler.All the women whose heart stirred them up in wisdom spun the goats' hair.
Meşelemyanın 18 becerikli oğlu ve akrabası vardı.Meshelemiah had sons and brothers, valiant men, eighteen.
Aşkı kovalamakta Ne kadar beceriklisin! Kötü kadınlara bile kendi yöntemlerini öğretebildin.Why trimmest thou thy way to seek love? therefore hast thou also taught the wicked ones thy ways.
Kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u anımsa. Becerikli idiler, ileri görüşlü idiler.Remember Our votaries Abraham, Isaac and Jacob, men of power and insight.
Hızlı ve becerikli bir resim görüntüleyiciA fast and versatile image viewer
Dağınık dosyaları becerikli şekilde kullanHandle sparse files efficiently
Safioleas, "Yunan halkı eğitimli, becerikli ve zorlukları yenme geleneğiyle büyümüş bir toplum."Greeks are well-educated, adept and born into a tradition of overcoming the odds.
Becerikli Esnaf MeslekleriArtisan Skilled Crafts
Sharon, eğitimli bir dövüş sanatçısıdır ve çeşitli dövüş tekniklerinde son derece beceriklidir.Sharon is a trained martial artist and extremely adept at various fighting techniques.
Petra için ; “Hesaplıyor, becerikli ve manipülatif” diyor."She's calculating, resourceful and manipulative," she said.
Uzmanlık ve becerikli bellek efektleriExpertise and skilled memory effects
Godfrey şaşırtıcı derecede yetkin ve becerikli olduğunu kanıtlar.Godfrey proves to be surprisingly competent and resourceful.
LEO çok becerikli.Francis ist sehr geschickt.
Pizza yapmada becerikli değilim ama Tom beceriklidir.Je ne suis pas doué pour faire des pizzas mais Tom si.
Şarkılarının yaklaşık % 80 'i usta, becerikli mimikleri içerir.Près de la moitié de ces 80 talents lui appartenait en propre.
Bütün raporlar kendisinin son derece yetenekli ve becerikli bir savaşçıya dönüştüğünü belirtir.Tous ces éléments indiquent que c'était un coureur rapide hautement spécialisé.
LEO çok becerikli.Leo es perfecto.
Bütün raporlar kendisinin son derece yetenekli ve becerikli bir savaşçıya dönüştüğünü belirtir.Sus experiencias lo han convertido en un hombre muy sabio y un excelente combatiente.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Era un estudiante muy prometedor y de gran talento.
Zaman içinde becerikli bir hukukçu olarak ün kazandı.Fue un jurista de reputación en su tiempo.
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.Su elevada vitalidad y estadísticas le convierten en uno de los jefes más duros del juego.
Mary Garth — Caleb ve Susan Garth'ın becerikli, sade ve iyi kâpli kızı; Mr. Featherstone'un bakıcısı.Mary Garth — La hija de Caleb y Susan Garth es una chica práctica, sencilla, y amable.
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.I suoi poteri e le sue abilità la rendono una dei personaggi più forti del gioco.
Her zanaatı yapabilen becerikli biridir.È una casalinga capace di fare ogni cosa.
Kendisi aynı zamanda kendi başına becerikli bir general ve strateji uzmanıydı.È anche un esperto nella strategia e nel comando.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.È molto brava a cantare e a suonare la tastiera.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Он был талантливым и способным учеником.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Но особенно интересовалась социальными вопросами.
Kendisi aynı zamanda kendi başına becerikli bir general ve strateji uzmanıydı.Так же, он талантливый командир и стратег.
Çok beceriklidir ama yaptığı güzellikleri farkına varmadan yapar.نعم، انه يبدو وسيم، ولكن ما تتذكره هو الإخلاص في أدائه.
Zaman içinde becerikli bir hukukçu olarak ün kazandı.خلال السنوات كونسمعة باعتباره محاميا ماهرا.
Ve belgili tanımlık becerikli alet-ebilmek bağlamak onları dostluk Telecard olduğunu (親友テレカ Shin'yū Tereka?).E o gadget pode conectá-los é Amizade Telecard (親友テレカ Shin'yū Tereka).
Şarkılarının yaklaşık % 80 'i usta, becerikli mimikleri içerir.Aproximadamente metade da música representada era de natureza vocal.
Çünkü Nicky o kadar da becerikli değildir.Por outro lado, Niimi não era muito melhor.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Ze is er vooral actief in sociale materie.
Bütün raporlar kendisinin son derece yetenekli ve becerikli bir savaşçıya dönüştüğünü belirtir.Hij liet daar zien dat hij een zeer talentvolle, sterke verdediger is.
Carpenter tuhaf bir şekilde becerikli.Coop is technisch zeer begaafd.
Sonuçta, onun doğuştan önemli beceriklidir, ancak gizli olan, sihir yeteneği vardır.Hij is een schitterend tovenaar, wiens magische kracht zich in een van zijn tanden bevindt.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Była bardzo zdolną, doskonałą uczennicą.
Her zanaatı yapabilen becerikli biridir.Każdy posiada jakąś potrzebną umiejętność.
Bu hayvana liderlik, güç, beceriklilik, sadakat, bağlılık ve cesaret gibi karakterler yüklenmiştir.Man förknippade egenskaper som ledarskap, kraft, intelligens, trohet, engagemang och djärvhet med djuret.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.Det var ett gott råd, eftersom Ellen själv var mycket intresserad av tennisspelet.
Bütün raporlar kendisinin son derece yetenekli ve becerikli bir savaşçıya dönüştüğünü belirtir.Under alla dessa fälttåg visade han att han var en skicklig ingenjör och duktig arkitekt.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Hon var särskilt engagerad i sociala frågor.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.Uměl dobře zpívat a hrát na harfu.
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.Averea ei, drepturile de succesiune au făcut-o una dintre cele mai atrăgătoare partide.
Kızlarını hep azarlar, çünkü onların eski kızlar gibi becerikli olmadığını söyler.Nagyanyja állandóan szekírozza, hogy nem olyan tehetséges, mint az apja.
LEO çok becerikli.Elroy nagyon okos.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Főleg azonban a társadalomtudományok terén tevékenykedett.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.Csodálatosan tudott énekelni és remekül játszott zongorán is.
İnsanları boğulmaktan kurtarmak için gösterilen cesaret ve becerikliliği tanımak için yaratıltı.Felejthetetlen karaktere és bátorsága mentette meg a kivégzéstől.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Hän keskittyi erityisesti yhteiskunnallisiin asioihin.
O zamanlar, kendimi becerikli birisi gibi ifade edebildiğim bir dilim vardı.Lisäksi oli useita henkilöita, jotka osasivat kieltä jonkun verran.
Bay Becerikli (orijinal adıyla Mister Maker), bir İngiliz eğlence belgeselidir.Hakki Hamsteri (alkuperäiseltä nimeltään Mike, der Taschengeldexperte) oli saksalaislähtöinen sarjakuvalehti.
Çünkü Nicky o kadar da becerikli değildir.Jensen ei ole kuitenkaan kovin isokokoinen.
Tom çok becerikli değil, değil mi?Tom ei ole kovin neuvokas, vai mitä?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod