Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.ولكنهم أيضا يفقدون القدرة على الانخراط في المجاز (الاستعارة).
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.その人に「光るもの全てが金ではない」
B1 ve B2 seviyeleri: Bağımsız kullanıcı dil becerisi (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)nivåerna B1 och B2: en självständig språkanvändares språkkunskaper (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)
B1 ve B2 seviyeleri: Bağımsız kullanıcı dil becerisi (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)niveaux B1 et B2 : connaissances d'un locuteur indépendant (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)
B1 ve B2 seviyeleri: Bağımsız kullanıcı dil becerisi (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)tasot B1 ja B2: itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito
B1 ve B2 seviyeleri: Bağımsız kullanıcı dil becerisi (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)уровни B1 и B2: уровень знания самостоятельного пользователя языка (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)
B1 ve B2 seviyeleri: Bağımsız kullanıcı dil becerisi (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito)المستوى بي1 و بي2 (B1 و B2): المهارات اللغوية لمستخدم اللغة المستقل (itsenäisen kielenkäyttäjän kielitaito).
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Beznogi, jednoręki, analfabeta, bez kwalifikacji... co on może robić?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Bez noh, jenom s jednou rukou, negramotný, bez kvalifikace -- jaká práce by pro něj byla?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Bez nôh, len s jednou rukou, negramotný, bez kvalifikácie - akú mu dať prácu?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Cul-de-jatte, avec un seul bras, analphabète, non qualifié - quel travail pour lui?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Geen benen, met slechts één arm, analfabeet, ongeschoold - wat voor werk was er voor hem?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Infirm, cu un singur braț, analfabet, neinstruit - ce slujbă să îi dau?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Không chân, chỉ còn một tay, không biết chữ, không nghề nghiệp -- việc gì cho anh ta bây giờ?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?두 다리는 없이 팔은 하나뿐인데다, 글을 모르고, 아무런 기술도 없는
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Lábatlan, egyetlen karral, analfabéta, szakképzetlen -- milyen munka való neki?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Ohne Beine, mit nur einem Arm, Analphabet, nicht ausgebildet - welche Arbeit für ihn?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Sem pernas, com um braço apenas, analfabeto, sem preparação, que trabalho poderia ter para ele?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Senza gambe, un braccio solo, analfabeta, nessuna esperienza -- che lavoro c'era per lui?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Sin piernas, un brazo, analfabeto, sin instrucción. ¿Qué trabajo habría para él?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Χωρίς πόδια, με ένα χέρι, αγράμματος, χωρίς ικανότητες -- τι δουλειά;
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Без крака, само с една ръка, необразован, неопитен -- каква работа за него?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?Безногий, с одной рукой, неграмотный, без образования... ...какую я мог дать ему работу?
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?מחוסר רגליים, בעל יד אחת, לא יודע קרוא וכתוב, לא כשיר --
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?مبتور الرجل وله ساعد واحد وأميّ ودون مهارات --
Bacakları yok, sadece bir kolu var, tahsili yok, bir becerisi yok, ona ne iş bulunabilir ki?読み書きもできず 技術の訓練もない男に- 一体どんな仕事があろうか?
Bakalım bu parabol hakkında daha çok şey öğrenmek için kare tamamlama becerimizi kullanabilir miyiz? -他の円錐断面のように、 この放物線のグラフ化の情報を集めましょう。
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.A kötések és hamis haja repült át a folyosón a bárban, hogy egy kamasz ugrás elkerülni őket.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.As bandagens e cabelos falsos voou através da passagem para o bar, fazendo um rapazola saltar para evitá-los.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Bandage och falska håret flög över passagen in i baren, vilket gör en slyngel hoppa för att undvika dem.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Bandajele şi păr fals a zburat peste trecerea în bara, facand un băieţoi sări a le evita.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Bandaże i fałszywe włosy przeleciał przejście do paska, co dzieciak skok, aby ich uniknąć.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Các băng và tóc giả đã bay qua lối đi vào quán bar, làm cho một người con trai vụng về nhảy để tránh chúng.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.붕대와 거짓 머리카락은 풋내기를 만드는 막대에 통로를 통해 비행
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Las vendas y cabello postizo cruzó el paso a la barra, haciendo un gamberro saltar para evitarlos.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Le bende e capelli finti volato attraverso il passaggio nel bar, per un adolescente saltare per evitarli.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Obvazy a falešné vlasy, letěl přes chodbu do baru, což klacek Skok se jim vyhnout.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Obväzy a falošné vlasy, letel cez chodbu do baru, čo klacek Skok sa im vyhnúť.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Povoje in lažno las letel čez prehod v bar, ki hobbledehoy skok se jim izogniti.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Siteet ja väärät hiukset lensi kulkuväylää baarissa, jolloin hobbledehoy Hyppää välttää niitä.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Бинти і накладні волосся перелетів через прохід в бар, що робить незграбний підліток перейти до їх уникнути.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Бинтове и фалшиви коса прелетя целия пасаж в бара, което прави един дангалак Направо да ги избегне.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.Бинты и накладные волосы перелетел через проход в бар, что делает неуклюжий подросток перейти к их избежать.
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.طار الضمادات والشعر كاذبة عبر ممر في شريط ، مما يجعل المراهق
Bandaj ve yanlış saç çağındaki beceriksiz genç verme, bar içine geçişini uçarak bunları önlemek için atlama.それらを避けるためにジャンプ。誰もがダウンしてみんなに下落
Basma Ustalarının efsanevi becerilerinin harmanlanmasıyla oluşur.légendaires de ses maîtres monnayeurs.
Basma Ustalarının efsanevi becerilerinin harmanlanmasıyla oluşur.وتقنية النقش المتطورة، فضلاً عن المهارات الساحرة لمحترفي صك العملات.
Bazælaræ ise temel destek faaliyetlerini gerîekleルtirecek deneyim ve becerilerden yoksun olabilir.Ôn jurul orei 24:30 au ajuns ルi la barul V. unde erau locuri pentru to゙i.
Bazælaræ ise temel destek faaliyetlerini gerîekleルtirecek deneyim ve becerilerden yoksun olabilir.Pe ™rtev ne vlo™i pobude sama, potem je postopek mo™no priイeti samo s soglasjem ™rtve.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.A naplnil ho duchem Božím, moudrostí, rozumností i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.a naplnil ho duchom Božím, múdrosťou a rozumnosťou a umením a to v každej práci,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.e o encheu do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.És betöltötte õt Istennek lelkével, bölcseséggel, értelemmel és tudománynyal minden mesterségben:
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.han har fylt ham med Guds Ånd, med visdom, med forstand og med kunnskap og med dyktighet til alle slags arbeid
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.Il l`a rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.I napełnił go Duchem Bożym, mądrością, i umiejętnością wszelkiego rzemiosła;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.in ga je napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti, razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.하나님의 신을 그에게 충만케 하여 지혜와 총명과 지식으로 여러가지 일을 하게 하시되
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.L -a umplut cu Duhul lui Dumnezeu, duh de înţelepciune, pricepere, şi ştiinţă, pentru tot felul de lucrări.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde