Gerçekleştirdiği bu çalışmalar mesleki bilgi ve becerisinin artmasına büyük katkı sağlamıştır.Ketekunannya membuat dirinya mampu menggeluti banyak bidang keahlian dan pekerjaan.
Kurenai, genjutsu üzerine uzmanlaşmıştır ve animede oldukça becerikli olduğu görülür.Khusus untuk Arjuna, dia sangat berbakat dalam memanah.
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.Pha phân tích yêu cầu có thể là một quá trình dài và khó khăn, cần đến nhiều kĩ năng tâm lý khéo léo.
Ne beceriksizsiniz, sakar mısınız?Nếu thế thì ngài bất lực?
Düğüm öğrenmek sabır ve beceri gerektirmektedir.Học cách thắt nút dây đòi hỏi cần có kiên nhẫn và sự thực hành.
10 parmak klavyeye bakmadan yazma becerisidir.Gõ 10 ngón (cũng được gọi là gõ bàn phím hoặc gõ không cần nhìn) là việc đánh máy mà không cần nhìn.
Kendisi aynı zamanda kendi başına becerikli bir general ve strateji uzmanıydı.Ông cũng là một nhà chiến thuật và chiến lược đại tài.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Cô là học sinh giỏi và rất có năng khiếu,.
OVW’de, güreş becerilerini geliştirdi ve karakterini geliştirdi.Tuy nhiên sau đó Laver đã cải thiện khả năng của mình, và gặt hái được thành công.
Gençlere elektronik bilgi becerileri kazandırmak için Gazze Kampı’nda E-eğitim Merkezi.ガザのキャンプにあるE -トレーニングセンターは�少年の電子知識技能育成するためです。
Bu beceri ve cesaret birçok kişiye örnek oldu.その魅力と洗練ぶりは多くの人々の称賛の的であった。
Ancak yüksek derecede beceri gerektiren bir uğraştır.非常に難度の高い作業。
Talal Abu-Ghazaleh Cambridge IT Becerileri Merkezi: bilgi toplumu inşasına katkı.タラール・アブー・ガザレーケンブリッジITスキルセンター:知識社会を建設するため。
About.com'dan Bill Lamb, şarkının "görünüş becerisi" ile uğraştığını belirtti.アバウト・コムのビル・ラムは歌を「外観の技巧」との関係で描写した。
Fakat yeryüzünde bu yeteneği ya da beceriyi elde edebilmiş insanlar çok nadirdir.魔法を使えるものが少なくなってきたこの世界では珍しく、魔法の潜在能力を持つ。
Her zanaatı yapabilen becerikli biridir.なんでもこなせる優秀な人物である。
Ortaokulların amacı mesleki veya öğrencinin becerilerine yönelik eğitim vermeyi sağlamaktır.中学校の目的は、職業的な、または生徒たちの才能に応じた教育を保障することにある。
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.要求分析は時間のかかる忍耐を要するものとなる場合もあり、微妙な心理学的スキルを要することもある。
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.もちろん、それを見た者は幸福を得られる。
11 yaşına geldiğinde olağanüstü oyunculuk becerilerini olduğunu gösterdi.11歳にして、繊細で存在感のある演技を見せた。
Ne beceriksizsiniz, sakar mısınız?天才なのかバカなのか?
Ahşap işçiliği, marangozluk, ahşap oyma gibi ahşap'dan öğe üretme faaliyeti veya becerisi.木工建築、木工工芸などの技能、知識を取得。
Aralarından becerikli olanları da sarayın sürülerinden sorumlu yaptı.蓮華王院の諸像に善派の関与を指摘されるものがある。
Yemek yapmak gibi bazı konularda beceriksizdir.料理など実用的なことは苦手。
O, bunu beceriyor."これならやれるわい」だった。
Gelişim puanlarına göre silah ve beceri geliştirirler.手先が器用で、先進的な武器・兵器を開発する。
Fakat babası bu olayın gitdikçe ileri gitmemesi için uğraşırken John bu becerisini kayb eder.しかし、それまでにジョンが仕事でミスをしないかヒヤヒヤしている。
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.特に技に優れる。
"Lanet olası beceriksizler!"「無敵の空手!
Helen Day rolü Bayan Edwards; üstün çeviklilik, beceri ve hareketliliğe sahip yarı maymun görünümlü bir Wight.ミス・エドワーズ 演 - ヘレン・デイ / 吹替 - 佐々木優子 敏捷性・機敏さなどを兼ね備えた半猿人のワイト。
Ama buna rağmen sonunda galip gelmeyi becerir."ほっといても最後には彼が勝つのだ。
Enzo Ferrari'nin yarış otomobillerini yaratma becerisi onu Alfa Romeo'nun sportif direktörü yaptı.法拉利领导的车队由此实质上成为阿尔法·罗密欧的赛车部门。
On üç yaşında ailesine yardım etmek için çalışmaya başladı ve birkaç el becerisini geliştirdi.曾经拥有过十六岁的人们啊,伸出手来帮他们一把吧。
Araştırmacıların bilgi düzeyleri ve becerileri bilgi arama davranışını etkilemektedir.被调查者的知识水平、表达能力对研究的结果有一定的影响。
Beceriksiz,şişman ve aptal bir kedididir.好奇心旺盛,有点笨笨的雄性猫。
Ne beceriksizsiniz, sakar mısınız?善而不可行何哉?
Uygurlar çok becerikli ve yeteneklidir.高思宗颇有武功与才干。
Bu nedenle, buna uygun olarak geniş bir beceri, süreç ve araç yelpazesi bulunmaktadır.因此,它包括相应的广泛的技能,流程和工具。
Binicilik, kısaca ata binme becerisidir.忠勇有胆略,尤善骑射。
Hatip, topluluk karşısında etkili konuşma becerisine sahip kişi.山雷是他的人民的一位有雄辩能力的发言人。
Hastalık, 1,2 milyonu tamamen kör olmuş 2,2 milyon kişide görme becerisinin yetersiz olmasına yol açmaktadır.砂眼是導致兩百二十萬人視力衰退的原因,當中有120萬人甚至已全盲。
Beceriksiz, biraz da saftır.他力大無窮,而且粗魯亂性。
Toplum yalnızca bilişsel değil, fakat duygusal ve harekete geçiren becerilere de ihtiyaç duyar.사회는 그저 인식적인 면에서 뿐 아니라 감성적이며 애정을 가진 사람들이 가진 모든 재주를 필요로 한다.
Ancak bir süre sonra onlar olayın ciddiyetini, köy halkı da onların beceriksizliğini anlar.후에 희귀하게 되어 전래되지 않아 명나라 때 행심(行深)이 이를 재편하여 간행한 것이 널리 알려졌다.
Serveti ile böbürlenir ve "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir," der.그의 오랜 친구인 이이는 그의 학문과 행적을 평가하여 "의리상 분명한 것은 내가 훌륭하지만 실천에 있어서는 미치지 못한다"고 하였다.
Çocukların gelişim hızı onların motor becerilerine bağlıdır.선회 능력은 엔진의 성능에 큰 영향을 받는다.
Annesinin gölgesinde beceriksiz bir adam.어머니의 그늘에 가려진 불운한 황제로 알려져 있다.
Çünkü Nicky o kadar da becerikli değildir."미키는 툭만큼 창의적이지 않았다.
Deneyimi ve becerisi ile bize çok yardımcı olacaktır."그들은 우리의 관심과 도움이 필요하다.”
Bereket, sağlık ve büyü konularında becerileri vardır.마법과 주술에 대한 지식과 이해도가 높다.
Bunun sonucu olarak Victoria birçok askeri beceriye sahip oldu.아침에, 슬로베니아는 몇 가지 군사적 성공을 이루었다.
Sakar ve beceriksiz, ateşi bilmiyorlar.성급하지 않고 기민하며 피로를 모른다.
Yetkin olmayan insanlar diğer insanlardaki gerçek beceriyi fark edememektedirler.다른 사람의 진정한 능력을 알아보지 못한다.
Çocukların okula başlamasıyla birlikte üstbiliş becerilerindeki gelişim de hızlanır.발육이 빨라 형과 같이 학교생활을 시작한다.
Yemek yapmak gibi bazı konularda beceriksizdir.지지배처럼 요리할 때 만큼은 섬세하다.
Gerçekleştirdiği bu çalışmalar mesleki bilgi ve becerisinin artmasına büyük katkı sağlamıştır.이러한 경험을 통해 그는 책임감과 공무에 대한 지식을 쌓을 수가 있었다.
Saklanmak için beceriklice bitkileri kullanırlar.성능향상을 위해 첨가제를 사용하기도 한다.
Yazar tıkanıklığı bir yazarın ortaya yeni bir ürün koyma becerisini yitirmesi durumudur.작가의 장벽은 주로 저자가 글을 쓸 때 새로운 작품을 만드는 능력을 잃거나 창작 둔화가 발생하는 상태이다.
Ancak yüksek derecede beceri gerektiren bir uğraştır.하지만 본인의 일에서만큼은 독보적인 실력자다.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.אבל בעולם בו אנו חיים אנשים אבדו את המיומנות הזאת, מיומנות שבטוח פעם היתה להם.