Ana içeriğe geç
Sözlük

beceri ile cümle

beceri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Beceriksizliğimi affedin.Przepraszam za moją niezręczność.
Becerilerin var mı?Masz jakieś umiejętności?
Organizasyon, iletişim ve liderlik becerileri önemli gereksinimlerdir.God organisationsförmåga, kommunikations- och ledarskapsförmåga utgör andra viktiga krav.
Texas Hold’em, profesyonel poker oyuncuların en büyük beceri sınamasıdır.Texas Hold'em är en av de mest populära pokerformerna.
Beceri kaybı hızlı ya da yavaş olabilir ve öncesinde beceri ilerlemesi görülmeyen bir dönem görülebilir.Färdighetsförlusten kan ske snabbt, eller långsamt och föregå av en lång period framåtskridande färdigheter.
Çocukların gelişim hızı onların motor becerilerine bağlıdır.Sena i utvecklingen av motoriska färdigheter.
Bu hayvana liderlik, güç, beceriklilik, sadakat, bağlılık ve cesaret gibi karakterler yüklenmiştir.Man förknippade egenskaper som ledarskap, kraft, intelligens, trohet, engagemang och djärvhet med djuret.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.Det var ett gott råd, eftersom Ellen själv var mycket intresserad av tennisspelet.
Koyukonlar doğayı anlama becerilerini asırlar içinde geliştirmiştir.Klanerna har genom århundradena lyckats utveckla övermänskliga krafter.
Hayatta kalmak isteyen biri olursa, bu becerilerden daha fazlasına ihtiyaç duyacaktır.Om jag längtar efter min bästa vän, längtar jag efter någon som finns.
Bütün raporlar kendisinin son derece yetenekli ve becerikli bir savaşçıya dönüştüğünü belirtir.Under alla dessa fälttåg visade han att han var en skicklig ingenjör och duktig arkitekt.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Hon var särskilt engagerad i sociala frågor.
Bu öğrencilerden biri de yeteneksiz ve beceriksiz Owen Lift (Danny DeVito)'tir.En av hans elever är Owen (Danny DeVito) som terroriseras av sin mor.
Sonraki yıllarında pek çok diplomatik beceri gösterdi.På våren 2003 skedde flera misslyckade diplomatiska initiativ.
Öğrencilerin öğrenme kapasitelerini arttırmaya yönelik kullanılan becerilerdir.Eleverna ska ges möjlighet att ha inflytande över hur deras utbildning utformas.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Але світ, в якому ми живемо втратив цю здатність, здатність, яку він, звичайно, мав.
O, bunu beceriyor."Думаю, він з цим впорається».
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.Аналіз вимог може бути довгим та важким процесом що вимагає використання тонких психологічних навичок.
Ancak yüksek derecede beceri gerektiren bir uğraştır.Це вимагає дуже високої майстерності.
Bireyin el becerisini geliştirir ve sentez yapmasına yardımcı olur.Маг повинен відчути воду і маніпулювати нею.
Her becerisini ve eserini ona sundu.Він прагне уславлення і похвали від усіх його творінь.
Doğan yavru hemen yürümeyi becerir ve yaklaşık 10 hafta süt emer.Одне маля народжується, і період вигодовування молоком триває близько 10 тижнів.
Twister, fiziksel bir beceri oyunu.Витривалий, фізично міцний гравець.
Birçok kez onu beceriksiz göstermeye çalışır.Її неодноразово і безуспішно пробували захопити.
Zanaatkarlar, el becerileri nedeniyle tarih boyunca pek çok toplumda saygın bir yere sahip olmuşlardır.Свого часу над тим, щоб досягти відповідного визнання в ООН, працювало багато експертів.
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Як досвідчений фахівець, він розуміє, що його чекає.
General olarak imparator, kendi savaş becerilerini iyileştiren yeteneklere sahip olur.А як генерал, він набуває вміння, які покращують його бойові здібності.
Birey, eldeki görevi tamamlama becerisinden emin olmalıdır.Člověk musí mít důvěru ve své schopnosti, aby dokončil úkol.
Texas Hold’em, profesyonel poker oyuncuların en büyük beceri sınamasıdır.Texas hold 'em je nejpopulárnější pokerovou hrou současnosti.
Ok kullanmaktaki becerileri onu ön plana çıkarır.Dobrý řidič je schopen předvídat.
Ancak beceriksiz Kudret bulduğu bilgileri hep yanlış yorumlar.Není proto divu, že někdy dospěl k nesprávným závěrům o struktuře lidského těla.
O, bunu beceriyor."To se mu povedlo."
Üstün yeteneği ve teknik becerisi ile 'Modern Drummer magazine' tarafından verilen 23 adet ödülü vardır.Je držitelem mnoha ocenění, která uděluje časopis Modern Drummer Magazine.
Veri yeterliliği bölümü öğrencinin sayısal düşünme becerisini ölçmeye yöneliktir.Protože učitelova důvěra odstranila pomyslné hranice studentových schopností.
Bu bilişsel beceri sosyal anlayışa işaret eder.Tato vědní disciplína má společenskovědní charakter.
Metis (μῆτις) Antik Yunancada "kurnazlık" veya "hüner, beceri" anlamına gelir.Metis znamená v řečtině „obratný“ či „zručný“.
Gösterdiği pilot becerileri ile 18 Temmuz 1941 tarihinde 1. Sınıf Demir Haç madalyası kazandı.Za své úspěchy byl už po méně než měsíci, 18. července, vyznamenán Železným křížem I. třídy.
Bu oyunda yeni beceriler yer almaktadır: Tomb Raider seviye editörünü içerir.Toto je poslední díl, ve kterém se tento level vyskytuje, až do dílu Tomb Raider: Legend.
Uzman, belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip kişidir.Vyjednavatel musí mít jistý specifický typ znalostí a dovedností.
Birçok kez onu beceriksiz göstermeye çalışır.StB se několikrát neúspěšně pokoušela přimět ji ke spolupráci.
Krusty bu ihtilafı sona erdirmek için hemen kampı ziyaret eder ve Bart'ı yatıştırmayı becerir.T'Pol vysvětlí situaci kapitánovi a aby tentokrát vnímal, dá mu studenou sprchu.
Askerleri kısa sürede alt edip hedef binalara C4 koyarak yok etme becerisine sahiptir.Zbývá však velmi málo času, a proto k odstranění sutin použijí C-4.
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.Uměl dobře zpívat a hrát na harfu.
Yeni kocaman yapılar ilk kez Versiyon 6'ya ait olan diyarlarda ortaya çıkarlar ve ciddi beceriler gerektirir.Noile clădiri colosale au apărut pentru prima dată în versiunea 6 și necesită cantități enorme de abilități.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Dar în lumea în care trăim azi aceasată îndemânare s-a pierdut.
Anlık, hızlı karar verir ve beceriyle uygular.Bineânțeles că intervine, hotărâtor, talentul!
Sonraki yıllarında pek çok diplomatik beceri gösterdi.De fiecare dată a dat dovadă de înalte abilități diplomatice.
Küçük Teófilo başlarda beceriksiz ve çelimsizdi.Tratamentele medicale de atunci erau ineficiente și primitive.
"Lanet olası beceriksizler!"O, voi cei nesocotiți și bogătani!
Taktiksel bilgisi ve becerikli pasları onu oyunun en muhteşem oyuncularından biri yaptı.Averea ei, drepturile de succesiune au făcut-o una dintre cele mai atrăgătoare partide.
Son zamanlarda pişirmedeki becerisini geliştirdi.În ultimul timp și-a îmbunătățit abilitățile de gătit.
Texas Hold’em, profesyonel poker oyuncuların en büyük beceri sınamasıdır.A Texas Hold’Em a közösségi pókerjátékok legnépszerűbb változata.
Organizasyon, iletişim ve liderlik becerileri önemli gereksinimlerdir.Fontos a vezetők képessége és a kommunikáció.
On dakikalık çarpışmalar stratejik, taktiksel ve tepkisel becerilerinizi ölçmenizi sağlar.Ennek ellenére a hat győzelme bizonyította taktikai ravaszságát és technikai fogékonyságát.
Kızlarını hep azarlar, çünkü onların eski kızlar gibi becerikli olmadığını söyler.Nagyanyja állandóan szekírozza, hogy nem olyan tehetséges, mint az apja.
Sosyal beceriler eğitiminin popülerliğinin yanı sıra etkinliği kesin olarak kanıtlanmamıştır.A szociális képességek tréningjének hatásosságát nem igazolták megnyugtatóan.
Slant Magazine'den Eric Henderson, şarkıyı beceriksiz bir birliktelik olarak tanımladı.Eric Herderson, a Slant magazin munkatársa udvari harsonához hasonlította a dalt.
LEO çok becerikli.Elroy nagyon okos.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Főleg azonban a társadalomtudományok terén tevékenykedett.
Köy hanımlarının becerilerinin ispatıdır.Különleges háziasszonyi képességei csodákat tesznek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beceri ile cümle - Sayfa 13 - beceri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App