Ana içeriğe geç
Sözlük

beceri ile cümle

beceri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şarkı söyleme konusunda becerikliydi ve iyi tenis oynardı.È molto brava a cantare e a suonare la tastiera.
Tom'un baskı altında sakin kalabilme becerisini gerçekten takdir ediyorum.Я действительно восхищаюсь способностью Тома сохранять спокойствие, находясь под давлением.
Bu sosyal beceriksizlik "aktif ama garip" olarak adlandırılmıştır.Такая социальная неуклюжесть называется «активный, но странный».
Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerden herhangi birinin kaybı.Если в любом возрасте происходит потеря какой-либо части языковых или социальных навыков.
Ama buna rağmen sonunda galip gelmeyi becerir."Но несмотря на это, в конце концов, ей удается одержать победу».
Talal Abu-Ghazaleh Cambridge IT Becerileri Merkezi: bilgi toplumu inşasına katkı.Талал Абу-Газале Кембриджский Центр ИТ навыков: вклад в строительство общества знаний.
Birleşmiş Milletler Mesleki Beceri Standartları Uzman Komitesi, Cenevre, İsviçre (1995-1998).Комитет экспертов по профессиональной квалификации стандартов ООН, Женева, Швейцария (1995-1998).
Gençlere elektronik bilgi becerileri kazandırmak için Gazze Kampı’nda E-eğitim Merkezi.Центр электронного обучения в лагере Газа, для обеспечения молодёжи знаниями и навыками в области ИТ.
Arin ile prova yaptık ve becerisi, davranışları ve iş ahlakı yönlerinden etkilendik.Мы репетировали с ним и были впечатлены его техническими навыками, отношением и трудовой этикой.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Он был талантливым и способным учеником.
Freeman kendine has düzgün, derin sesiyle ve anlatımdaki becerisi ile tanınır.Также Фримен известен своим характерным спокойным глубоким голосом и мастерством рассказчика.
Sosyal beceriler eğitiminin popülerliğinin yanı sıra etkinliği kesin olarak kanıtlanmamıştır.Несмотря на популярность тренинга социальных навыков, его эффективность строго не доказана.
Bunun dışında fark yaratabilecek tek şey oyuncunun becerisidir.Это лучшее, что может произойти с актёром.
Ne beceriksizsiniz, sakar mısınız?Что ты такая смелая, бесшабашная.
Bu beceri ve cesaret birçok kişiye örnek oldu.Их мужество и сила духа служат для нас примером.
Özellikle sosyal konularda oldukça beceriklidir.Но особенно интересовалась социальными вопросами.
Bu oyunda yeni beceriler yer almaktadır: Tomb Raider seviye editörünü içerir.Детали третьего сценария нам показывает Tomb Raider.
Özellikle süvari okçuluğu becerisine önem verilirdi.Особенно спорным моментом было использование конной полиции.
Anakin'in güç üzerindeki becerisi tartışılmazdır.Власть над островом Лианкур спорна.
Öğrencilere okuduklarını anlama becerisi kazandırmak.Как учить детей читать.
Bir alanda uzman olan kişi bu alanın gerektirdiği becerilere ve bilgilere sahip olan kişidir.Потенциальный уровень реализации - это тот, который возможен при данном уровне знаний и ресурсов в мире.
Geçmiş deneyimlerimiz, genel olarak problem çözme becerimizi arttırır.Я думаю, что-то более сильное, чем мы сами, решает наши судьбы.
Birey, eldeki görevi tamamlama becerisinden emin olmalıdır.Сделайте так, чтобы человек был рад выполнить Ваше задание.
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Это место давно утратило своё истинное предназначение.
Kendi bilgi ve becerisini gelecek kuşağa öğretiyor.Свои знания и опыт умеет передать подчиненным.
Sakar ve beceriksiz, ateşi bilmiyorlar.Симпатичные интеллигенты, но без дерзости и огня.
Fakat herkes tarafından komedi konusunda beceriksiz bulundu.Комизм положения невольно настроил всех юмористически.
Serveti ile böbürlenir ve "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir," der.Он ответил: «Нет, но если мне их продиктуют, то я узнаю их».
Esas beceri isteyen, onu seyredilebilir kılmaktır.Легче всего увидеть её, когда её можно заставить двигаться.
Silah kullanır, yakın dövüşü becerir, güzel de pilotluk yapar.Они хорошо работают на тренировках, контролируют мяч.
Herkes, yetenek ve becerileri ölçüsünde iş görmeli, topluma ve ülkesine bu bağlamda hizmet etmelidir.Где бы вы ни были, умом и сердцем вы обязаны служить народу.
Ancak yüksek derecede beceri gerektiren bir uğraştır.Выполняют самую высококвалифицированную работу.
Kendisi aynı zamanda kendi başına becerikli bir general ve strateji uzmanıydı.Так же, он талантливый командир и стратег.
Daha sonra, kendi safına yeniden katılmayı becerir.Потом уже может вернуться назад на своей упряжке.
Ayrıca 'deney beceriksiz bir şekilde sunuldu' dedi.Возможно, сделано это было даже бессознательно».
O, bunu beceriyor."Думаю, он с этим справится».
Annesinin gölgesinde beceriksiz bir adam.Долгое время находилась в тени своей матери.
İnsanlara yeteneklerini ve becerilerini o verir.Они отдают ему все своё умение и любовь.
Bu sosyal beceriksizlik "aktif ama garip" olarak adlandırılmıştır.هذا الارتباك الاجتماعي يطلق عليه اسم "نشط لكن غريب".
Herhangi bir yaşta dil ya da sosyal becerilerden herhangi birinin kaybı.حدوث أي فقدان في اللغة أو المهارات الاجتماعية في أي عمر.
Gereksinim analizi, pek çok hassas psikolojik becerinin katıldığı uzun ve yorucu bir süreç olabilir.تحليل المتطلبات يمكن أن يكون عملية طويلة ومتعبة وتشارك خلالها العديد من المهارات النفسية الحساسة.
Birey, eldeki görevi tamamlama becerisinden emin olmalıdır.يجب أن يكون لدى المرء الثقة في القدرة على إكمال المهمة.
Antik Roma dönemin en etkileyici teknolojik becerilerine sahipti.وهو يقف شاهدا على البراعة التقنية الفائقة عند الرومان القدماء.
Yineleyici oyun oynama tarzı ve sınırlı sosyal beceriler oldukça barizdir.هذا بالإضافة إلى أن مهارات اللعب المتكرر والمهارات الاجتماعية المحدودة واضحة بشكل عام.
Serveti ile böbürlenir ve "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir," der.قال عنه الشيخ أيمن الظواهري :«لقد استفدت من الشيخ رفاعي كثيرًا ومن علمه وأدبه وسماحة أخلاقه.»
Magic Mouse'un Mac Pro iş istasyonlarına istikrarlı bir bağlantı kurma becerisine diğer konular odaklanır.ماوس السحرية كما قد مشاكل معروفة مع الحفاظ على اتصال مستقرة لمحطات العمل "ماك برو".
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.القدرة على رؤية الروابط بين الحقول والأفكار والمفاهيم هي مهارة أساسية.
Hem konuşma hem de dinleme becerileri öğretilir.وهى ام تصغي وعندها موهبة السماع.
Her becerisini ve eserini ona sundu.ولكل مذهب أصوله وأصوليوه.
Bu nedenle, düzenleme yaratıcı becerilerini, insan ilişkilerini ve yöntemler kesin bir set içerebilir.على هذا النحو، قد تنطوي على مسألة المهارات الإبداعية، والعلاقات الإنسانية ومجموعة محددة من الأساليب.
Geri çekilmeyi de İmparatorluğu'nun karşısında, kendisinin aciz ve beceriksiz görülmesini kabul edememiştir.ولم يتقبل فكرة انسحابه وظهوره امام الامبراطورية عاجزا وفاشل.
Davranış terapisi: Amacı çocuklara yeniden dil, kendine bakma ve sosyal beceriler kazandırmaktır.العلاج السلوكي هدفه هو تعليم الطفل اللغة مجدداً وتعلم العناية الشخصية والمهارات الاجتماعية.
Bu sayede öncelikle parlaklığın yönünü belirleyebilme becerisini kazanmışlardır.سعى في المقام الأول لتحديد صلاحيات البطريرك.
Küçük konuşma becerisi toplumsal bir beceridir; dolayısıyla, küçük konuşma sosyal iletişimin bir türüdür.القدرة على إجراء محادثة تحتوي على الحشو هي مهارة اجتماعية: وبالتالي, الحشو هو أحد أنواع التواصل الاجتماعي.
Çok beceriklidir ama yaptığı güzellikleri farkına varmadan yapar.نعم، انه يبدو وسيم، ولكن ما تتذكره هو الإخلاص في أدائه.
Uzman, belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip kişidir.خبير المجال هو شخص ذو معرفة خاصة أو مهارات في مجال معين .
Zaman içinde becerikli bir hukukçu olarak ün kazandı.خلال السنوات كونسمعة باعتباره محاميا ماهرا.
Laibon'un saygınlığı sosyal konumundan çok, kişisel becerisinden kaynaklanır.مثل لالا، فإن قدراتها الجسدية بشكل كبير أقوى من القدرات البشرية.
Ayrıca 'deney beceriksiz bir şekilde sunuldu' dedi.مع ذلك، يبدو أنها عُلقت لأجل غير مسمى.
Mimari proje yöneticileri yapı endüstrisindeki meslektaşları gibi birçok aynı beceriye sahiptirler.المُصَمّمين المِعمارِيين لَدَيهِم مَهارات مُماثِلَة للمُهَندِسين المِعمارِيين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod