Ana içeriğe geç
Sözlük

bebekler ile cümle

bebekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.Wszystkie dzieci, nawet w Berkley, lubią krakersy, a nie lubię surowych brokułów.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.Όλα τα μωρά, ακόμη και στο Μπέρκλεϊ, προτιμούν τα κράκερς από το ωμό μπρόκολο.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.Все дети, даже в Беркли, любят печенье и не любят сырую брокколи.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.Всички бебета, включително тези от Бъркли, харесват кракерите и не харесват суровите броколи.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.Нині всі діти, навіть з Берклі, люблять крекери і не люблять сирої брокколі.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.כל התינוקות, אפילו בברקלי, אוהבים את הקרקרים ולא את הברוקולי.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.وكل الصغار حتى في بيركلي، يحبون البسكويت ولا يحبون القرنبيط غير المطهو.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.クラッカーが好きで生のブロッコリは嫌いです (笑)
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Ahora, al tipo de cambio actual, digamos que hay una demanda de 100 muñecas en los Estados Unidos.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Bây giờ, ở mức tỉ giá này, giả sử là có nhu cầu cần mua 100 búp bê ở Mỹ.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Po obecnym kursie, powiedzmy, że popyt na takie lalki że jest popyt na 100 lalek w USA.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Při tomto kurzu je poptávka po panenkách - řekněme, že v USA je poptávka po 100 panenkách.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Тепер при актуальному обмінному курсі, скажімо, що виникає попит на 100 ляльок в США.
Şimdi diyelim ki, cari kurlarla, bu oyuncak bebekler için ABD'de olan talep 100 adet. .Теперь, по данному обменному курсу, допустим, спрос на эти куклы, что есть спрос на 100 кукол в США.
Sizi ben doğurmamış olmama rağmen... ...bebeklerim olduğunuzu biliyorum.Bár nem én adtam életet nektek, mindenki tudja, hogy a lányaim vagytok.
Sizi ben doğurmamış olmama rağmen... ...bebeklerim olduğunuzu biliyorum.Même si je ne vous ai pas données naissance, tout le monde sait que vous êtes mes enfants.
Sizi ben doğurmamış olmama rağmen... ...bebeklerim olduğunuzu biliyorum.Ακόμα και εάν δεν σας γέννησα... Ξέρω ότι είστε τα μωρά μου.
Sizi ben doğurmamış olmama rağmen... ...bebeklerim olduğunuzu biliyorum...حتى ولو لم الدكم ...اعلم ان كلاكما طفلاي
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.A szociális agy ellenőriz, amikor a babák a statisztikákat készítik.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Bộ não xã hội điều khiển khi những đứ trẻ thu nhập số liệu.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Creierul social controlează momentul în care bebelușii fac statistici.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Das soziale Gehirn kontrolliert wann Babys Statistiken anfertigen.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Den sociala hjärnan styr när spädbarnen ska föra statistik.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Den sociale hjerne kontrollerer hvornår babyerne tager statistik.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.El cerebro social controla los momentos cuando los bebés toman sus estadísticas.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Het sociale brein controleert wanneer de baby's statistieken bijhouden.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.아기들이 그들의 통계를 취하고 있을 때, 사회적 두뇌가 통제하고 있습니다.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.La parte 'sociale' del cervello prende il controllo quando i bambini fanno le loro statistiche.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Le cerveau social contrôle quand les bébés tirent des statistiques.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Njihovi socialni možgani odločajo, kdaj lahko pride do statistike.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.O cérebro social está controlando quando os bebês estão calculando estatísticas.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Otak sosial mengendalikan kapan bayi-bayi ini mengambil data statistik mereka.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Sociálny cit mozgu kontroluje, kedy si bábätká štatistiku robia.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Socjalna część mózgu kontroluje kiedy dzieci sporządzają statystyki.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Sosiaaliset aivot hallitsevat, vauvojen tilastoidessa.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Společenská část mozku řídí, kdy si děti vedou své statistiky.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Ο κοινωνικός εγκέφαλος ελέγχει πότε τα μωρά κρατούν τα στατιστικά τους.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Социалния мозък контролира кога бебетата получават техните статистически данни.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Социальная составляющая мозга контролирует начало сбора статистики.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Соціальний мозок контролює, коли малюки ведуть статистику.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.המוח החברתי שולט כאשר התינוקות נוטלים מדגמים.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.ولأن العقل الإجتماعي يكون مهيمناً حينما يشرع الأطفال في إجراء إحصاءاتهم.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.社会的な脳が制御しているのです 赤ちゃんが人の前にいるときと
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.A língua do que mama fica pegada pela sede ao seu paladar; os meninos pedem pão, e ninguém lho reparte.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Bayi-bayi tak disusui, sehingga mati kehausan. Anak-anak minta makan, tapi tak ada yang memberikan
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Con mới đẻ khao khát lắm, lưỡi nó dính với cúa họng. Trẻ nhỏ đòi bánh chẳng ai bẻ cho.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Con mới đẻ khao_khát lắm , lưỡi nó dính với cúa họng . Trẻ nhỏ đòi bánh chẳng ai bẻ cho .
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Den spædes Tunge hang fast ved Ganen af Tørst, Børnene tigged om Brød, og ingen gav dem.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Diebarnets tunge henger fast ved ganen av tørst; små barn ber om brød, det er ingen som deler ut til dem,
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Jazyk prsí požívajícího přilnul žízní k dásním jeho; děti prosí za chléb, ale není žádného, kdo by lámal jim.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Jezik lepí dojenčku na nebesu od žeje; otročiči prosijo kruha, a ni ga, da bi ga delil.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.젖먹이가 목말라서 혀가 입천장에 붙음이여 어린 아이가 떡을 구하나 떼어 줄 사람이 없도다
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Limba sugătorului i se lipeşte de cerul gurii, uscată de sete; copiii cer pîne, dar nimeni nu le -o dă.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Spenabarnets tunga låder av törst vid dess gom; le späda barnen bedja om bröd, men ingen bryter sådant åt dem.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Защото езикът на бозайничето се залепя на небцето му от жажда; Децата искат хляб, но няма кой да им отчупи.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.Язык грудного младенца прилипает к гортани его от жажды; дети просят хлеба, и никто не подает им.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.דבק לשון יונק אל חכו בצמא עוללים שאלו לחם פרש אין להם׃
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.لصق لسان الراضع بحنكه من العطش. الاطفال يسألون خبزا وليس من يكسره لهم.
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.喫 奶 孩 子 的 舌 頭 、 因 乾 渴 貼 住 上 膛 . 孩 童 求 餅 、 無 人 擘 給 他 們
Susuzluktan emzikteki bebeklerin dili damağına yapışıyor, Çocuklar ekmek istiyor, veren yok.喫奶 孩子 的 舌頭 、 因乾 渴 貼住 上膛 . 孩童 求 餅 、 無人 擘給 他 們
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod