Onlar bebeklerini emzirdi.They breastfeed their babies.
Mary oyuncak bebekleriyle oynuyor.Mary is playing with her dolls.
Tom gerçek bir bebek gibi davrandı.Tom acted like a real baby.
Bir bebek gibi ağlamaya başladım.I started crying like a baby.
Tom bir bebek bakıcısı bulamadı.Tom couldn't find a babysitter.
Bebeklerin büyük kafaları var.Babies have big heads.
Satıcıya bebek önlüğünün çamaşırla birlikte konulabilip konulamayacağını sormayı unutma.Don't forget to ask the seller if the jumper can be put in with the washing.
Sanırım bebek yakında geliyor.I think the baby is coming soon.
Maalesef, bebek öldü.Unfortunately, the baby died.
Bir bebek sahibi olmak üzereyiz.We're about to have a baby.
Tom'un bebek bezi değişikliğine ihtiyacı var.Tom needs a diaper change.
Annem bebek bakıcılığı yapacak.My mom will babysit.
Oh, ne güzel bir oyuncak bebek!Oh, what a beautiful doll!
Bebek yumruklarını sıktı.The baby clenched his fists.
Bebek küçücük elini Tom'un parmağına sardı.The baby wrapped his tiny hand around Tom's finger.
Mary üst katta bebekle birlikte.Mary is upstairs with the baby.
Harika, uçakta bir bebek çığlığı daha.Great, another baby screaming on the airplane.
Tom bebek arabası koltuğunun nasıl uygun biçimde kurulacağı konusundaki talimatları okudu.Tom read the instructions on how to properly install an infant car seat.
Bebek yüz elli santimetre boyunda.The baby is one-hundred and fifty centimeters tall.
Bebek süt dolu midesiyle uykuya daldı.With her stomach full of milk, the baby fell asleep.
Ben o zaman bebektim.I was a baby then.
Şu an o bebek bezlerine gerçekten ihtiyacım var.I really need those diapers now.
Bir bebek gibi ağlıyordum.I've been crying like a baby.
Bebekler masumdur.Babies are innocent.
Nasıl oluyor da bebek bakıcılarımın hiç biri sana benzemiyor?How come none of my babysitters ever looked like you?
Bebek hala iyi.The baby is still fine.
Leyla'nın, Fadıl'a en çok vermek istediği tek şey bir bebektir.Layla wanted to give Fadil the one thing he wanted most, a baby.
Fadıl, Leyla'nın bir bebek sahibi olmasını istemedi.Fadil didn't want Layla to have a baby.
Leyla, Fadıl'a bir bebek vermeyi çaresizce istiyordu.Layla desperately wanted to give Fadil a baby.
On üç yaşından beri bebek bakıyorum.I've been babysitting since I was thirteen.
Mary bütün bebeklerini bağışladıMary gave away all her dolls.
Mary hala bebeklerle oynuyor.Mary still plays with dolls.
Tom'un babası o bir bebekken öldü.Tom's father died when he was a baby.
Dün gece Tom'un bodrum katında bir bebek karyolasında yattım.I slept on a cot in Tom's basement last night.
Bir bebek gibi ağladım.I cried like a baby.
Bir bebek olarak, Fadıl böyle bir ameliyat için fazla güçsüzdü.As an infant, Fadil was too weak for such a surgery.
Bebeklerinin ölümü Leyla için çok fazlaydı.The death of her babies was too much for Layla.
Fadıl bebek karyolasında öldü.Fadil died in his crib.
Dedektif Sadık bebek ölümlerini soruşturdu.Detective Sadiq investigated the baby deaths.
Leyla masum ve savunmasız bebekleri öldürdü.Layla killed innocent and defenseless babies.
Fadıl bebek öldürme hakkında daha fazla öğrenmek istedi.Fadil wanted to learn more about infanticide.
Fadıl, bebek gibi yere düştü.Fadil fell down like a baby.
Tom, Mary'yi çocuklarını bebek bakıcılığı yapmaya ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to persuade Mary to babysit his children.
Siz çocukken ben sizin bebek bakıcınızdım.I was your babysitter when you were a kid.
Onlar bebek gibi uyuyorlar.They're sleeping like babies.
Bir bebek olarak çok az resmim var.I have very few pictures of myself as a baby.
Bebek gibi davranıyordun.You were acting like a baby.
Tom, Mary için bir bebek evi yaptı.Tom made a dollhouse for Mary.
Tom tıpkı bir bebek gibidir.Tom is just like a baby.
Tom, Mary'ye çocuklarının bebek bakıcılığını yapmasını istediğini söyledi.Tom told Mary that he wanted her to babysit his children.
Sami bir bebek gibi ağlıyordu.Sami was crying like a baby.
Bebek filler sevimlidir.Baby elephants are cute.
Bebek ağlamayı bıraktı.The baby has stopped crying.
Bebek nihayet ağlamayı bıraktı.The baby has finally stopped crying.
Tom pazartesi günü bizim için bebek bakıcılığı yapmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit for us on Monday.
Bütün bebekler ağlar.All babies cry.
Tom'un bebek olduğu zamana ait bir resim görmek ister misin?Do you want to see a picture of Tom when he was baby?
Leyla sağlıklı bir bebek doğurdu.Layla gave birth to a healthy baby.
Leyla, bebekleri için burada olmak zorunda.Layla has to be here for her babies.
Her gün yaklaşık 360.000 tane bebek doğuyor.About 360,000 babies are born every day.