Jack'in karısı ve bebekleri de öldürülür.Vše zjistí také děti Jane a Jakea.
Nicole bebekken annesi ve babası ayrıldı.Béla nechal matku i bratra uvěznit.
Daha kompleks bebek lateksden yapılır.Z latexu se vyrábí lepidlo.
Burada Haley bebeğin erkek olduğunu öğrenir.Nyní se Luboš dozvěděl, že Vašek je jeho syn.
Mehdi Bebek ölür.Štěpčina matka zemře.
Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.Preeclampsia dublează, de asemenea, riscul de deces al copilului.
Bebekken ilk bağırdığı zaman, bir ebe sokağa çıktı ve yabancı bir isim verilmesini istedi.Când copilul a strigat pentru prima oară, o moașă a ieșit în stradă și a cerut un nume unui străin.
Bebeklerin uygun şekilde temizlenmemiş şişelerle Biberonla beslenmeleri, küresel ölçekte önemli bir sebeptir.Hrănirea bebelușilor cu biberonul având sticla nedezinfectată este o cauză importantă la nivel global.
Dikdörtgen şeklinde göz bebekleriyle bir at. ^ Cassin, B. and Solomon, S. Dictionary of Eye Terminology.Reflex fotopupilar ^ Cassin, B. și Solomon, S. Dictionary of Eye Terminology.
Komplo, bebekler ile yavru köpekler arasındaki gizli savaşta gizli bir ajan olan bir bebeği konu alıyor.Acțiunea prezintă un copil care este agent secret într-un război rece între bebeluși și căței.
Bebekken ölmüştür.A murit la naștere.
Bir erkek bebeği olur, Aaron.Va naște un băiat, Ben.
Sorun bebek Erica'dır.Mama lor biologică este Erica.
Bebek karyolalarının bir başka özelliği de silindirlerdir.Strângerea puternică a mâinilor bebelușului este un alt exemplu.
Diego bebeğin ailesinin bu sabah gittiklerini de ekler.Nu, mi s-a spus că a fost Baby's Day Out...
Yeni doğmuş bebekler, bu bakterileri semptom geliştirmeden taşıyabilirler.Nou-născuții pot fi purtători ai bacteriei, fără a dezvolta simptome.
Buna göre canlı bebek ölümleri 1000 bebekte 47 oranına düşmüştür.În același an rata mortalității infantile a fost de 11 decese la 1000 născuți vii.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.Două treimi dintre nou-născuții sifilitici nu prezintă simptome la naștere.
Jack'in karısı ve bebekleri de öldürülür.Astfel soția și copiii lui Macduff sunt uciși.
Bebeklerin getirilmesi ile ilgili söylenceler tarih boyunca değişik şekillerde ortaya çıkmıştır.Căsătoria minorilor a fost frecventă în cursul istoriei din diferite motive.
Henüz bebekken ailesi Avustralya'ya taşındı.În timpul adolescenței, familia s-a mutat în Atlanta.
"Dijital türküler söyleyen bez bebek".Traducere: „Șoarecii nu aveau nepoți”.
Bebeğimin üzerine çok titriyordum ve bir şekilde zarar görmesinden çok korkuyordum.""Aveam numai un fiu și-mi era frică că va muri într-un accident."
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Am încercat, cu mijloacele mele limitate, să-mi ajung tatăl.
Elif yani karnında kendi bebeğini taşımaktadır.Soției i-au scos copilul din burtă cu baionetă.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Dar bebelușul nu vrea să bea.
Hangi bebeğin tedavi edilmeyi gerektirecek düzeyde hasta olduğuna karar vermek çok önemlidir.Psihologul este persoana în măsură să stabilească de ce tratament are nevoie bolnavul.
1903, bebekten öldü.)O fetiță (1906), născută moartă.
Bebeği taşıyan mekik havalanır ve kripton gezegeni parçalanır.Superman este trimis pe Pământ de către părinții săi în timp ce planeta Krypton explodează.
Bu bağlanmanın oluşmasında bebeklerin bir takım davranış özellikleri etkili olur.Dacă se respectă aceste reguli, lucrul cu această albină este chiar plăcut.
Vejetaryen kadınların daha çok kız bebek doğurduğuna ilişkin bir araştırma vardır.Unele studii arată că la femeile vegetariene este mai probabil să aibă copii de gen feminin.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Printre persoanele folosite pe post de cobai umani s-au numărat copii, femei gravide sau femei în vârstă.
Sarılığın hızlı bir şekilde azaldığı gözlendikten sonra bebeğe anne sütü tekrar verilmeye başlanır.Alăptarea se oprește atunci când copilul nu mai are nevoie de laptele matern.
Gençlik, bebeklikten yetişkinliğe kadar olan dönemi anlatmak için kullanılan terim.Acestea sunt efectuate pentru a marca trecerea de la copil la vârsta adultă.
Bebeğe çoğunlukla kız kardeşim bakar.În mare parte, sora mea are grijă de bebeluș.
Bir bebek gibi ağlamaya gerek yok.Nu este nevoie să plângă ca un copil.
Lokanta sahibi Flappy, Stewie'nin onun bebeği olduğuna inanır ve bu sebeple işi Meg'e verir.Az étterem tulajdonosa, Flappy azt hiszi, hogy Stewie Meg gyereke, azért megkapja az állást.
Jessie oteldeyken resepsiyona indiğinde Carlos’un bebekleri çantasına koyduğunu anlar.Jessie ekkor észreveszi, hogy amíg ő telefonált a szállodában, Carlos belecsempészte a táskájába a babáit.
Aileden iki kişi (bir kadın ve bir bebek) öldü.Két középkorú személy (egy nő és egy férfi) életét vesztette.
Bebeğim ve Ben.Én és a kisöcsém.
Yeni bir kız bebeğin gelişiyle Duncan ailesinin yaşamı tepetaklak oluyor.Bemutatjuk a Duncan családot, melynek életét felforgatja az új kisbaba érkezése.
Bu anlamda daha orta ağırlıktaki bebekler daha sık hayatta kalırlar.Így a közepes felé hajló tömegű kisbabák nagyobb számban maradnak életben.
Nazan bebeğini aldıracaktır.Ferenc jön a babával.
Daha kompleks bebek lateksden yapılır.A legtöbb kapuskesztyű latexhabból készül.
Bu nedenlerden dolayı birçok bebek hasta oldu ve hatta öldü.Azonban több gyermek is elmebeteg lett, majd meghalt.
Bebekken ölmüştür.Csecsemőként meghalt.
Frengili bebeklerin üçte ikisi semptom göstermeden dünyaya gelir.A szifiliszes csecsemők kétharmada tünetek nélkül születik.
Bu bebeğin babası gitarist ve sonradan evleneceği sevgilisi Danny McIntosh idi.A gyerek édesapja Bush gitárosa és jelenlegi férje, Danny McIntosh.
Nisan 2005'te Britney ilk bebeğine hamile olduğunu açıkladı.2005 decemberében az Us Weekly bejelentette, hogy Gwen terhes első gyermekével.
Cadı ona bebekleri kurban ettirmiştir.Szolgája felajánlotta, hogy megöli a két csecsemőt.
Yeni doğmuş bebekler, bu bakterileri semptom geliştirmeden taşıyabilirler.A csecsemők tünetmentesen hordozhatják ezeket a baktériumokat.
Belirtilerin çoğu bebeklik döneminde ortaya çıkar.A legtöbb ilyen károsodás gyermekkorban következik be.
Adrian, en son doğan bebek, yani sürpriz bebek.A műfaj első számú sztárja Adrian Copilul Minune (wd) (Adrian a csodagyerek).
Yolcuların arasında bir bebek, 7 çocuk (12 yaşından küçük), 82 kadın ve 126 erkek vardı.A 447-es járat fedélzetén 12 tagú személyzet és 216 utas (1 csecsemő, 7 gyerek, 82 nő és 126 férfi) utazott.
Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir.Így például csecsemőkön is biztonsággal alkalmazható.
Bebekken terk edildiği için, bilinmeyen bir ırktan uzaylı olduğuna inanarak bir yetimhanede büyüdü.Születésekor elhagyták, árvaházban nőtt fel, és azt hitte, hogy földönkívüli.
Ağırlık ve boyut olarak daha büyük veya daha küçük bebeklerde bebek ölüm oranı çok daha yüksektir.A nagyon kicsi és nagyon nagy babák csecsemőhalandósága sokkal magasabb.
Geleneğe göre bebek Musa'nın bulunduğu yerdir.A hely zarándokjáró hely volt, a hagyomány szerint itt halt meg Mózes.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Feláldoztak gyermekeket, időseket, és terhes asszonyokat is.
En sevdiği şey bebekleriyle evcilik oynamak.A gyermek kedvenc dalait kísérjék dobolással.