Preklamsi aynı zamanda bebek ölümü riskini de ikiye katlamaktadır.A diabetes aumenta pelo menos duas vezes o risco de morte prematura.
Bebeği kaçırma görevi kendisine verilmiştir.Foi liberado do serviço para cuidar da criança.
1997'nin başlangıcında Tonks ile evlenmişlerdi ve bir bebek beklemektedirler.Se casaram em uma cerimônia super-íntima em 1997, e logo Tonks engravidou.
Erken doğan bebeklerde görülen hemolitik anemiyi düzeltmek en yaygın kullanım alanıdır.É a segunda causa mais comum de mortalidade em recém-nascidos prematuros.
Fakat bebeğin ölümsüz olmadığını fark ediyorlar.E torna-se claro que eles não são espiritualmente livres.
Bunu öğrenen annesi ve babası onu bebekken ayaklarından bağlatarak bir çobana verirler.A mulher e seu marido descobriu a criança quando eles tentaram abrir o pêssego para comê-lo.
Bu gömütlerden dördü erişkin, ikisi çocuk, üçü ise bebektir.É neste abadia que ele será enterrado como as duas mulheres, e duas de suas filhas.
Erkek bebeğin eşcinsel olma ihtimali bir önceki erkek bebeğinkinin yaklaşık %33’ü kadar artmaktadır.O espaço para bagagem diminuiu 33% em relação à geração anterior.
Bebek ağlamaya başladı.O bebê começou a chorar.
Bebek süt için ağladı.O bebê chorou por leite.
Anne bebeğini dudaklarından öptü.A mãe beijou o bebê nos lábios.
Eylül 2015'te müzisyenle ilk bebeğinin hamileliğini doğruladı.Em setembro de 2015, confirmou a gravidez de seu primeiro bebê com o músico.
Jack'in karısı ve bebekleri de öldürülür.Ook Jacks vader wordt vermoord.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Hierdoor krijgt de baby alle krachten van het masker.
Fakat bebek ölü doğmuştur.Het kind werd echter dood geboren.
Bebek Bella'yı çok seviyordur.Hij houdt net zoveel van de baby als van Bella.
O yıllarda bebek ölümleri oldukça yaygındı.Kindersterfte was in die vroegste tijden vrij hoog.
Sorun bebek Erica'dır.Het dier behoort tot het geslacht Erica.
Bunun sonucunda Charlie, bebekle ilgilenmeye başlar.Hierdoor zorgt ze graag voor baby Tommy.
En sonunda bebeği de düşürür.Uiteindelijk houdt ze het kind echter toch.
Bebek Gerald, Maggie Simpson'ın baş düşmanıdır.De baby met één wenkbrauw (Baby Gerald) is de gezworen vijand van Maggie Simpson.
Bebek ölümü, bir yaşın altındaki bir çocuğun ölümü olarak tanımlanır.Kindersterfte is gedefinieerd als het overlijden van een kind dat jonger is dan vijf jaar.
Amerika'da magnetik teyp için bestelenen ilk eser Louis ve Bebe Barron tarafından 1957'de tamamlandı.De eerste muziek voor magneetband in de Verenigde Staten werd door Louis en Bebe Baron gemaakt in 1950.
Bebek meselesi yüzünden sürekli didişirler.Dit gebeurt meestal naar aanleiding van het onophoudelijk huilen van de baby.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.1978 - Louise Brown, de eerste reageerbuisbaby, wordt geboren.
Bebek bu teklifi kabul etti.De band accepteerde dit aanbod.
Ayrıca kimden olduğu belli olmayan bir bebeği de vardır.Hij had ook een dochter, over wie verder niets geweten is.
Bebeği alıp oğlu Andy'e doğum gününde hediye eder.Hij is een van de verjaardagscadeaus voor Andy.
Üstelik eşi bebek bekliyordu.Haar moeder hield de baby ten doop.
Bebeğin doğumu Pelias'ı çok tedirgin etti.De dochters van Pelias waren overtuigd.
Bebek iken, ailesiyle Kanada'nın Hamilton kentine taşındılar.Op haar tweede verhuisde haar familie naar Hamilton in Canada.
Bir tek göz bebeği vardı, iris yoktu ve pancar gibi kırmızıydı.Hij liep op vier poten en had rode ogen zonder pupil of iris.
Bu sırada çırak, kucağında Taş Bebek ile içeri girer.Het kind komt op gegeven moment binnen met een vreemde pop binnen.
Bebekken, altızlardan en küçük görünendi.Geboren te Temse als jongste van zes kinderen.
Hamilelik sırasında kullanılmasının bebeğe zarar verdiği bilinmektedir.Onduidelijk is of het gebruik tijdens de zwangerschap negatieve effecten op de baby heeft.
Bu sırada bir bebek, başını büyük belaya sokar.Op een gegeven moment raakt de baby ernstig ziek.
Ona orada ölü bebekler olduğunu söyle, bebekleri görmüş mü?Er werd haar verteld dat de baby's doodgeboren waren.
Yanında kurtardığını söylediği bir bebek vardır.Hij heeft een meisje bij zich dat hij ontvoerd heeft.
Elif yani karnında kendi bebeğini taşımaktadır.Duimen: De mama van Knofje heeft een baby in haar buik.
Askerlerin arasındaki Palamedes, bebek Telemakhos'u alıp sabanın geçeceği yere koydu.Palamedes ontmaskerde hem door diens zoontje Telemachus uit zijn wieg te halen en voor de ploeg te gooien.
Geleneğe göre bebek Musa'nın bulunduğu yerdir.In de Bijbel wordt gesproken over de staf van Mozes.
Daha sonra üçü, bebeğin ailesini bulmak üzere uzun sürecek bir yolculuğa çıkarlar.Samen hebben ze drie kinderen die door de carrières van hun ouders veel moeten ondergaan.
22 Ocak - Yüksek Sağlık Şurası, Türkiye'de "Tüp bebek" yolu ile evlat sahibi olunabileceği kararına vardı.22 - De "Wet op de aanneming van een kind" maakt in België adoptie van minderjarigen mogelijk.
Belirtilerin çoğu bebeklik döneminde ortaya çıkar.Het overgrote deel van de fobieën ontstaat in de kinderjaren.
Sepet içinde bir bebek yıkıntıların hemen dışında terkedilmiştir.In de doos spartelt een baby.
Beşik sete yaklaştığında sudan çıkarılmış ve içinde uyumakta olan bir bebek göze çarpmış.Er bleek een baby in te liggen die rustig en droog lag te slapen.
Hangi bebeğin tedavi edilmeyi gerektirecek düzeyde hasta olduğuna karar vermek çok önemlidir.Voor elke individuele patiënt moet bepaald worden welke behandeling het meest gepast is.
Sonra Edward, bebeğin düşüncelerini okumaya başlar.Edward leest zijn gedachten.
Çömlek / küp mezarlar ise 9 yaşında bir çocuk ile bir bebek gömütüdür.Boven de man is een ongeveer 10-jarig kind begraven.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.Dit komt vooral voor bij zuigelingen en jonge kinderen.
Nyokimon Biyomon'un bebek formudur.Andere gedaantes zijn: Nyokimon Biyomons fresh-vorm.
Bebeğimin üzerine çok titriyordum ve bir şekilde zarar görmesinden çok korkuyordum.""Ik heb maar één zoon en was bang dat hij zou neerstorten."
Bunu keşfeden yetişkinler, bebeklerle yüksek sesle konuşur.Wetenschappers onderzoeken baby's met een hoge intelligentie.
Sid bebeği tek başına götürmek ister, Manfred de Sid ile dalga geçer.De moeder ontsnapt echter met de baby en vertrouwt de baby toe aan Manny en Sid.
Bebek kımıldıyorsa artık ruhu gelmiş demektir.Het moment dat de baby geboren gaat worden, is gekomen en hij verdwijnt.
Avlinn:Bir Bebektir.De enige overlevende is een baby.
Fakat bu bebek fazla yaşamadı ve aynı yıl öldü.Hij kon er niet lang van genieten, in hetzelfde jaar overleed hij.
Bir erkek bebeği olur, Aaron.Ze krijgen een zoontje: Valentijn.
Güneydeki bir odada bir bebek gömütü açılmıştır.In het zuiden ligt een graf waar een kind in was begraven.
Bebek ölüm oranı, her bin yeni doğan bebeğin başına 26,2 ölüm.De kindersterfte bedraagt 67,2 op de 1000.