Matruşkalar genelde geleneksel Rus kıyafeti olan sarafan giymiş bebekler şeklinde boyanır.Les époux sont représentés comme des donateurs vêtus d'habits princiers de style vieux-russe.
Bebek kımıldıyorsa artık ruhu gelmiş demektir.Dès la mère partie, le bébé se met à pleurer.
En sonunda bebeği de düşürür.Il finit par garder la petite.
Müdavimleri tarafından The Bird and Baby (Kuş ve Bebek) adıyla da bilinir.Ses habitants sont appelés les Boisredonnais et les Boisredonnaises.
Chico bebekler için ürünleri ile tanınan İtalyan şirketi.La famille d'artistes italiens des Bicci.
1315) bebekken ölmüştür.Il mourut en 1159, sans enfant.
Göz bebekleri yuvarlaktır.Charité entourée d'enfants.
Böylece bebeğe iyice bağlanırlar.C'est la garantie que le bébé sera bien nourri.
Scott, bebeğin Young'tan olduğundan şüphelenir.Victor apprendra que le bébé était le sien.
Brenna sessiz ve endişeli bir bebekti.Benoît était un enfant dévot et au tempérament doux.
Tablonun sağ ucunda, kucağındaki bebeğe bacayı gösteren bir çocuk vardır.Sur le côté gauche, il y a l'image d'une mère tenant un fils dans ses bras.
Doğacak bebeğin de bir kurtadam olacağı fikri onu üzmektedir.Viva se demande ce que ça ferait d'avoir un enfant.
Belki de en önemlisi bebek oyuncaklarında pek çok türünün kullanılması 1999 yılından itibaren yasaklanmıştır.Depuis 1999, il est obligatoire de l'utiliser dans certains pesticides.
Daha kompleks bebek lateksden yapılır.L'élastique est fabriqué à partir de latex.
5 Eylül 1977'de şoförü sokağın ortasında karşısına çıkan bebek arabası yüzünden durmak zorunda kaldı.Le 5 septembre 1979, alors qu'il est entraîneur, il est victime d'un accident de moto en rentrant chez lui.
Yeni doğmuş bir Harlequin tipi iktiyozis bebeği 14 yaşında Harlequin tipi iktiyozis hastası bir kızLe colis en question n’est autre qu’Ellie, une jeune orpheline de 14 ans.
Ancak ülkemizde yüzde 10 gibi azımsanmayacak bir oranda bebeğin doğumu daha erken gerçekleşmektedir.En 2012, plus d'un bébé sur dix naît prématurément dans le monde sans évidence de décroissance avec le temps.
Bebekler, gözleri dönmüş ve kana susamış güruh tarafından resmen parçalandılar.Les bébés furent littéralement déchiquetés par la foule frénétique et assoiffée de sang.
Dönüşte yaşanan tartışma sonucu Scarlett bebeğini kaybeder.Grâce à la machine à accoucher, Polly met au monde son enfant.
Her bölümde bir çağırma bebeği (summoning doll) kullanılabilir.Dans chaque division figure un dauphin d'argent.
Kundaklamanın bebek üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkileri oldukça tartışmalıdır.Les détails physiques et psychologiques de l'autoportrait sont très soignés.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Dans cet hôpital étaient accueillis aussi des pauvres, des orphelins et des personnes âgées.
İsa Bebekle Meryem, yak.Vierge avec l'Enfant Jésus, marbre.
Stewie Griffin: Ailenin küçük bebeği.Stewie Griffin est le bébé de la famille âgé d'un an.
Bebek ağlamaya başladı.El bebé empezó a llorar.
Bebek beşikte uyuyakaldı.El bebé se quedó dormido en la cuna.
O zaman, bebek ağlıyor muydu?¿Estaba el bebé llorando en aquel momento?
O bebek ağlamaktan başka bir şey yapmaz.Ese bebé no hace más que llorar.
Bebek tüm gece ağladı.El bebé lloró toda la noche.
Bebek bütün gece ağlamaya devam etti.El bebé siguió llorando toda la noche.
Bebek bir günlüktür.El bebé tiene un día.
O bir oyuncak bebek.Eso es una muñeca.
Bebeği uyandırmaya korkuyordu.Ella temía despertar al bebé.
Bebek henüz yürüyemiyor.El bebé todavía no puede andar.
O, ailenin bebeğidir.Él es el bebé de la familia.
Sessiz ol, yoksa bebek uyanacak.Estate callado o despertarás al bebé.
Bebek gibi uyuyor.Duerme como un bebé.
O bebek neden ağlıyor?¿Por qué llora ese bebé?
Bebeğe kim bakacak?¿Quién cuidará del bebé?
Mary bana Amerikalı bir bebek verdi.Mary me dio una muñeca americana.
Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.Mi hermana me ha hecho una bonita muñeca.
Bebekler aç olduklarında ağlarlar.Los bebés lloran cuando tienen hambre.
Ona bir oyuncak bebek gönderdim.Le envié una muñeca.
Kutuda oyuncak bir bebek var.Hay una muñeca en la caja.
Bebek uyandı mı?¿Se ha despertado el bebé?
Bizim bebek konuşmayı öğreniyor.Nuestro bebé está aprendiendo a hablar.
Cathy bu gece bizim bebeği görmek için geliyor.Cathy viene esta noche a ver a nuestro bebé.
Bebek bütün gece sessizdi.El bebé estuvo callado durante toda la noche.
Benim başka bir bebek için çok yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?¿Pensáis que soy demasiado mayor para tener otro bebé?
Bebeğin adı Tom.El bebé se llama Tom.
Beşikteki bebek çok şirindir.El bebé que está en la cuna es muy rico.
Beşikte uyuyan bebeğe bak.Mira al bebé que está durmiendo en la cuna.
Beşikte uyuyan sevimli bebeğe bak.Mira qué niño tan rico está durmiendo en la cuna.
Tom ve Mary'nin bir bebekleri olacak.Tom y Mary van a tener un bebé.
Tom ve Mary bir bebek bekliyorlar.Tom y Mary esperan un bebé.
Tom bebek ile oynadı.Tom jugó con el bebé.
Bebeğini kollarına aldı.Ella cogió a su bebe en sus brazos.
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entró a la habitación sin hacer ruido para no despertar al bebé.
Mick bebeğe Richard adını verdi.Mick llamó al bebé Richard.
Bebek bana gülümsedi.El bebé me sonrió.