Mary bir bebek daha doğuracak.Mary is going to have another baby.
Mary bir bebek sahibi daha olacak.Mary is going to have another baby.
Tom bebekle ilgilendi.Tom looked after the baby.
Tom bebeği uyandırmasın diye sesini kıstı.Tom lowered his voice so he wouldn't wake the baby.
Tom'un bir bebek bakıcısına ihtiyacı yok.Tom doesn't need a babysitter.
Tom bebeğe banyo yaptırıyor.Tom is giving the baby a bath.
Satılık: bebek ayakkabısı, hiç yıpranmamış.For sale: baby shoes, never worn.
Tom Mary'ye bir oyuncak bebek verdi.Tom gave Mary a doll.
Tom ailenin bebeğidir.Tom is the baby of the family.
Anna için oyuncak bebek yapıyorum.I make a doll for Anna.
Ben Anna için bir bebek yapıyorum.I'm making a doll for Anna.
Bebeğin bez değişimine ihtiyacı var.The baby needs a diaper change.
Bebekler nereden geliyor?Whence come babies?
Bebek mışıl mışıl uyuyor gibi görünüyor.The baby seems to be sleeping soundly.
Bebek sesli uyuyor gibi görünüyor.The baby seems to be sleeping soundly.
Bir kadının rahim nakli aldıktan sonra bir bebeği oldu.A woman had a baby after receiving a womb transplant.
Bebeğiniz için bir isim üzerinde karar verdiniz mi?Have you decided on a name for your baby?
Mary oyuncak bebeğini mikrodalgaya koydu.Mary put her doll in the microwave.
Bir bebek sahibi olmak istemiyorum hiç.I don't want to have a baby, ever.
Bebek tekrar ağlıyor.The baby is crying again.
Bebeğe göz kulak oldu.He took care of the baby.
Tom olası bir bebek bakıcısıdır.Tom is a potential babysitter.
Bu bebeklerle ne yapıyorsun?What are you doing with these dolls?
Tom Mary'ye bir bebek yaptı.Tom made Mary a doll.
Tom bizim için bebek bakacağını asla söylemedi.Tom never said he would babysit for us.
Tom senin için bebek bakıcılığı yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to babysit for you.
Böyle bir bebek olmaktan vazgeç.Stop being such a baby.
Mary az önce çok sağlıklı bir erkek bebeğin annesi olduMary has just become the mother of a very healthy baby boy.
Bir bebek olmak için geriye gitmek istiyorum.I want to go back to being a baby.
Keşke tekrar bir bebek olsam.I wish I were a baby again.
Oyuncak bebeklerin çok hoş.Your doll's very pretty.
Bebeğin iyi.Your baby is doing fine.
Bebek giysilerine ihtiyacınız var mı?Do you need baby clothes?
Hiç bir bebeğin oldu mu?Have you ever had a baby?
Sadece karımın bir bebeği oldu.My wife just had a baby.
Bebek hakkında ona yalan söylememeliydin.You shouldn't have lied to him about the baby.
Oldukça küçük bir bebeğin var. O tam sana benziyor.You've got a pretty little baby. He looks just like you.
Doktorlar bebeği muayene ettiler.The doctors examined the baby.
Bebeğe Tom adını vereceğim.I'm going to name the baby Tom.
Oyuncak bebeklerden bazıları satın almak için çok pahalı.Some of the toy dolls are too expensive to buy.
Sonra bebeğin gözleri iki yıldız gibi parlamaya başladı ve canlandı.Then the doll's eyes began to shine like two stars and it came to life.
Bebek için bir top aldım.I received a ball for the doll.
Dan, Linda'nın bebeğini aldı ve gecenin içinde kayboldu.Dan took Linda's baby and disappeared into the night.
Dan, Linda'nın bebeği için endişeli.Dan is worried about Linda's baby.
Tom bebeği uyandırmamak için sessizce konuştu.Tom spoke quietly so he wouldn't wake the baby.
Anne babam ben bebekken öldü.My parents died when I was a baby.
Ben artık bir bebek değilim.I'm not a baby anymore.
Artık bir bebek değilim!I'm not a baby anymore!
Tom'dan Pazartesi gecesi bizim için bebek bakmasını istedim.I've asked Tom to babysit for us on Monday night.
Pazartesi gecesi bebek bakıcılığı yapabilecek birini arıyorum.I'm looking for someone who can babysit on Monday night.
Ne zaman başka bir bebeğin olacak?When are you going to have another baby?
Ben bebek hakkında endişeleniyorum.I'm worried about the baby.
Bebeğin neden ağladığını bilmiyorum.I don't know why the baby is crying.
Bebek telsizini unuttum.I forgot the baby monitor.
Rosemary'nin bebeği Roman Polanski tarafından yapılmış bir film.Rosemary's Baby is a film by Roman Polanski.
Bebek sıkışmış. Sezaryen gerekli.The baby is stuck. A caesarian section is necessary.
Bebek ilk adımlarını attığında ben evde değildim.I wasn't at home when the baby took its first steps.
Bebek çıngırağı ağzına koyuyor.The baby is putting the rattle in its mouth.
Bazı erkekler bebekler kadar naifler.Some men are as naïve as infants.
Bebek muhtemelen emziği yuttu.The baby has presumably swallowed the pacifier.