Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Eine verheiratete Frau greift nach ihrem Baby, ein unverheiratete erreicht man ihr Schmuckkästchen.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.En gift kvinde fat på hendes barn, en ugift man når til hendes juvel-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.En gift kvinna tar tag i sitt barn, ett ogift man når till hennes juvel-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Một người phụ nữ kết hôn lấy em bé; chưa lập gia đình một trong đạt đến hộp ngọc của cô.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.O femeie căsătorită Graiferi la copilul ei; o un celibatar ajunge pentru ea bijuterie-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Poročena ženska zagrabi na svojega otroka; neporočeni prihaja do za njo jewel-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Seorang wanita menikah meraih pada bayinya, sebuah satu menikah meraih kotak perhiasan-nya.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Uma mulher casada agarra seu bebê; um uma solteira chega para sua caixa de jóias.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Una donna sposata afferra al suo bambino, un uno non sposate raggiunge per il suo scrigno.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Una mujer casada coge a su bebé, un una soltera llega a su joyero.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Une femme mariée saisit à son bébé; une une célibataire atteint pour son écrin.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Vdaná žena vezme na své dítě; svobodný člověk dosáhne její jewel-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Vydatá žena vezme na svoje dieťa; slobodný človek dosiahne jej jewel-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Zamężna kobieta chwyta się jej dziecko; niezamężne osiągnie się dla niej klejnot-box.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Μια παντρεμένη γυναίκα, αρπάζει το μωρό της στο? Ένα άγαμα έναν φτάνει για κοσμηματοθήκη της.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Една омъжена жена грабва бебето си; несемейни достига за нея бижу кутия.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Заміжня жінка хапається за дитиною; незаміжніх один тягне до неї джевел-упаковці.
Evli bir kadın, bebeği kapmak; evlenmemiş kimse onu mücevher kutusu için ulaşır.Замужняя женщина хватается за ребенком; незамужних один тянется к ней джевел-упаковке.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.A dcéra faraonova jej riekla: Iď! A deva išla a zavolala matku dieťaťa.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı."Baiklah," jawab putri raja. Maka pergilah gadis itu memanggil ibunya sendiri
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Công chúa đáp rằng: Hãy đi đi. Người gái trẻ đó kêu mẹ của đứa trẻ.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Công_chúa đáp rằng : Hãy đi_đi . Người gái trẻ đó kêu mẹ của đứa trẻ .
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Die Tochter Pharaos sprach zu ihr: Gehe hin. Die Jungfrau ging hin und rief des Kindes Mutter.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.,,Du-te``, i -a răspuns fata lui Faraon. Şi fata s'a dus şi a chemat pe mama copilului.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.És a Faraó leánya monda néki: Eredj el. Elméne azért a leányzó, és elhívá a gyermek anyját.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Faraon tytär vastasi hänelle: "Mene!" Niin tyttö meni ja kutsui lapsen äidin.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Faraos Datter svarede hende: "Ja, gør det!" Så gik Pigen hen og hentede Barnets Moder.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Faraos datter svarte henne: Ja, gå! Og piken gikk og hentet guttens mor.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Faraos dotter svarade henne: »Ja, gå.» Då gick flickan och kallade dit barnets moder.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.In hči Faraonova ji veli: Pojdi! In deklica gre in pokliče otrokovo mater.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.I rzekła jej córka Faraonowa: Idź. Tedy poszła ona dzieweczka, i zawołała matki onegoż dziecięcia.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı."Ja, doe dat maar", antwoordde de prinses. Het meisje rende naar huis om haar moeder te gaan halen!
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.바로의 딸이 그에게 이르되 가라 그 소녀가 가서 아이의 어미를 불러오니
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.La hija del faraón respondió: --Ve. Entonces la muchacha fue y llamó a la madre del niño
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Odpověděla dcera Faraonova: Jdi. Tedy šla děvečka a zavolala matky toho dítěte.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Respondeu-lhe a filha de Faraó: Vai. Foi, pois, a moça e chamou a mãe do menino.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.«Và», le disse la figlia del faraone. La fanciulla andò a chiamare la madre del bambino
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Va, lui répondit la fille de Pharaon. Et la jeune fille alla chercher la mère de l`enfant.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Και ειπε προς αυτην η θυγατηρ του Φαραω, Υπαγε. Και υπηγε το κορασιον και εκαλεσε την μητερα του παιδιου.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.Дочь фараонова сказала ей: сходи. Девица пошлаи призвала мать младенца.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.И Фараоновата дъщеря й рече: Иди. И тъй, момичето отиде та повика майката на детето.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.ותאמר לה בת פרעה לכי ותלך העלמה ותקרא את אם הילד׃
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.فقالت لها ابنة فرعون اذهبي. فذهبت الفتاة ودعت ام الولد.
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.法 老 的 女 兒 說 、 可 以 . 童 女 就 去 叫 了 孩 子 的 母 親 來
Firavunun kızı, ‹‹Olur›› diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.法老 的 女 兒說 、 可以 . 童女 就去 叫 了 孩子 的 母親來
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin? (Alkış)(拍手)
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin?FN: 여기로 좀 가지고 나와 주실래요?
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin?Forrest North: potreste portare sul palco la nostra bambina?
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin?Podem trazer o nosso bebé?
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin?Ще може ли да доведете нашето бебе.
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin?פ.נ.: אפשר להביא את התינוק?
FN: Bebeğimizi buraya getirebilir misin?ف.ن.: هلا أخرجتم الطفل
Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi.Diventerei matta con la bambina giorno e notte!
Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi.Ich würde verrückt werden Tag und Nacht mit der Kleinen.
Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi.Jag hade blivit tokig om jag haft ungen här natt och dag. Nu kommer kärringen. -God dag, faster.
Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi. -Merhaba hala. -İyi günler.Chyba bym zwariowała tak z dzieckiem dzień i noc.
Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi. -Merhaba hala. -İyi günler.Zbláznila bych se, být ve dne v noci s dítětem.
Gece gündüz bebeğin delirttiği benim tabi.¡Me volvería loca con la niña día y noche! -Hola, tía.
Gitmeliyim. Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Il faut que j'aille m'occuper du bébé de Sigbritt.
Hadi. Başka taktik denicem, bebeğim.Estoy probando otra táctica, nena.