Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Bebeluşul tău nu va fi infectat cu HIV."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Đứa con của bạn sẽ âm tính với HIV thôi."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Ihr Baby wird nicht infiziert sein."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Il tuo bambino non sarà sieropositivo.
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Je baby zal hiv-negatief zijn."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.당신의 아기는 에이즈에 걸리지 않을꺼에요. "
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der."O teu bebé vai ser VIH-negativo."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Tu bebé va a ser seronegativo".
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Twoje dziecko nie będzie miało wirusa."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Votre bébé va être VIH-négatif."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Бебето ти ще е ХИВ негативно."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.Ваш малыш будет ВИЧ-отрицателен".
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.התינוק שלך לא יהיה נשא HIV."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.و طفلك لن يولد حاملا للHIV."
Bebeğiniz sağlıklı doğacak" der.私たちは母親たちを
Bebeğiniz üzgün olabilir ya da bağırıp çağırabilir.Está bien llorar.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Así sobre el bebé, iluminando a un solo paciente.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Den placeres over en baby for at belyse en enkelt patient.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.E deasupra copilului, luminând un singur pacient.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Es ist über dem Baby, bestrahlt einen einzigen Patienten.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Fica sobre o bebé, iluminando um único doente.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Het licht boven de baby op één enkele patiënt.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Il est au dessus du bébé, il illumine un seul patient.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.머리쪽에서 한 명의 유아에게 빛을 쪼이게 되어 있어요.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Nad dzieckiem, oświetlając jednego pacjenta.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Stojí nad dítětem, ozařuje jednoho pacienta.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Và đây là nó bao phủ hết đứa bé, chỉ định cho một trẻ duy nhất.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Va sopra il bambino e illumina un unico paziente.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Πάνω απο το μωρό, εκπέμποντας σε ένα μόνο ασθενή.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.Оно окружает ребёнка, воздействует на одного пациента.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.То е над бебето, като осветява едно бебе.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.זה נמצא מעל התינוק, מקרין על מטופל אחד.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.إذا إنه فوق الطفل، يضيء مريض واحد.
Bebeğin üzerinde, tek bir hastayı aydınlatarak.アメリカの病院から機材を持ち出して
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Az arcukhoz emelve csecsemőjüket szavakkal szeretgették, dorgálták, tanították.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.De höll babyn framför sitt ansikte, smickrade den, tillrättavisade den, utbildade den med ord.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držale so otroka pred svojim obrazom, ga nagovarjale, ga grajale, ga učile z besedami.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držali dieťa pred svojou tvárou, prihovárajúc sa mu, karhajúc ho, vzdelávajúc ho za pomoci slov.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Drží před obličejem své dítě, žvatlají si s ním, opakují si s ním, vzdělávají ho slovy.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Elles ont tenu leur bébé face à elles, l'ont cajolé, l'ont grondé, l'ont éduqué grâce aux mots.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Hanno sempre avuto un bambino di fronte a loro, coccolandolo, sgridandolo, educandolo con le parole.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Họ bế đứa trẻ con trước mặt, trêu đùa nó, quở trách nó, dạy dỗ nó bằng lời nói.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.애기 얼굴을 마주보고 안으면서 단어로 부추기고, 꾸짖고, 교육시킵니다.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Seguravam os bebés à frente da cara, persuadindo-os, repreendendo-os, educando-os com palavras.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ţineau copilul în dreptul feţei lor, dezmierdându-l, dojenindu-l, educându-l cu ajutorul cuvintelor.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Trzymały w ramionach niemowlę, namawiały, upominały, uczyły za pomocą słów.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Und sie hielten das Baby vor ihrem Gesicht, redeten ihm zu, ermahnten es, erzogen es mit Worten.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ze hielden die baby voor hun gezicht, vleien het, berispen het, voeden het op met woorden.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Κρατούσαν το μωρό μπροστά στο πρόσωπό τους, καλοπιάντοντάς το, επιπλήτοντάς το, εκπαιδεύοντάς το με λέξεις.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Вони тримали це немовля біля свого обличчя, вмовляли його, робили зауваження, виховували його.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Държали са бебето пред лицето си, успокоявайки, мъмрейки или учейки го чрез думи.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Они держали этого младенца у своего лица, уговаривали его, отчитывали его, воспитывали его словами.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.הן אחזו את התינוק מול פניהן, פינקו אותו, נזפו בו, חינכו אותו באמצעות מילים.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.فهن أحتفظن بذلك الرضيع أمام وجوههن يتملقن له و يقمن بتأنيبه و تعليمه بالكلمات
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.なだめ しかり 言葉で教育してきたのです そうやってとても強い力を持つようになってきたのです
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.佢地將嬰兒放喺面前 哄佢,譴責佢,教佢講嘢
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.A spójrz jaki świetlisty materiał spowija Marię-dziecko
Bebek figürüne de bakalım, bebeği saran kumaş ustaca ve itinayla boyanmış.É só um belo acabamento dado pelo artista bem à direita de Cristo pode-se ver uma figura levemente inclinada
Bebek geliyordu ve ben de bebeğin sevgisiyle kamyon çarpmışa dönecektim.Bayi itu datang, dan saya siap untuk menyambut begitu banyak cinta yang akan merobohkan kaki saya.
Bebek geliyordu ve ben de bebeğin sevgisiyle kamyon çarpmışa dönecektim.Bebeluşul venea, şi eram gata pentru acest camion al iubirii să mă dea gata.