Bebeğim ve Ben.Mein Kind und ich.
Max: Rita & Jay'in yeni doğan bebeği.Seine Eltern leben getrennt Max: Rita & Jays neues baby.
"Diğerleri" bebeğimi alacak mı?Kümmern Sie sich um mein Baby.
En sonunda bebeği de düşürür.Sie lässt schließlich das Kind abtreiben.
Zeus bütün parlaklığıyla gücünü gösterirken Semele yanar ve karnındaki yedi aylık bebeğini düşürür.Enttäuscht über die Abweisung, brennt er Siebenschöns Elternhaus nieder.
Bu yüzden bazen Dean ona 'bebeğim' diye seslenir.Dementsprechend wurde sie von ihm bisweilen „Mütterchen“ genannt.
Ancak bebeği doğumda ölüyor.Doch das Baby stirbt bei der Geburt.
Bebeği kaçırma görevi kendisine verilmiştir.Deshalb gibt er den Befehl, das Baby zu entführen.
Bir gün göl kenarında bir kadın onlara bebeğini verir.Eines Tages wird ihnen ein Baby per Post zugestellt.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Er will das Kind nicht.
Bebeği yetimhanede ölür.Mord im Waisenhaus.
Sağlıksız doğan bebeği kısa süre sonra ölür.Glücklicherweise wird das entführte Kind kurze Zeit später unversehrt aufgefunden.
Nazan bebeğini aldıracaktır.Hannah bringt das Kind zur Welt.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Ich suchte meinen Vater und fand eine Großfamilie.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Zum Entsetzen aller Umstehenden macht er Anstalten das Baby zu erschießen.
Fakat bir Böcürt saldırısıyla bebeğini düşürmüştür.Jedoch setzte sie das Kind vor einem Dom aus.
Hep birlikte bebeğin doğumunu kutlarlar.Jahrestages der Geburt des Generals eröffnet.
Bu esnada polis memuru Schierke Bayan Knobbe' nin kaybolan bebeğini aramaktadır.Sergeant Burns sucht die vermisste Gina.
Açlıktan ölmek üzeredir ve bu yüzden bebeği gömüldüğü yerden çıkararak yer.Sie wird schwanger, stirbt bei der Geburt des Sohnes und wird unter dem Baum begraben.
Fakat bebeğini kendi başına dünyaya getirmek zorunda kaldığını söyler.Doch schließlich schafft sie es aber, das Kind auf die Welt zu bringen.
Celine: Bebeğim, uçağı kaçırmak üzeresin.Sie befürchtet, dass er den Bus verpassen wird.
Biz dışarıda olduğumuz sürece bebeğimize bakacak birine ihtiyacımız var.Nous avons besoin de quelqu'un pour surveiller notre bébé pendant que nous sommes absents.
Bu güzel bir Kabuki bebeği!Quelle belle poupée de Kabuki, non !
Bebeği uyandırmamak için hareketsiz bir biçimde orada oturuyor.Elle s'assit là immobile, pour ne pas réveiller le bébé.
Onun doğacak bebeğinin cinsiyetini tahmin etmeye çalışmak çok hoşuma gidiyor.Je m’amuse à faire des pronostics sur le sexe de son futur bébé.
Bu sırada hamile olan Vipsania olayın şoku nedeniyle bebeğini düşürmüştür.Vipsania était enceinte à ce moment-là et perdit le bébé à cause du choc.
Ayrıca kimden olduğu belli olmayan bir bebeği de vardır.Il avait également une sœur dont on ne sait rien.
Elif yani karnında kendi bebeğini taşımaktadır.La mère porte le fœtus dans son ventre.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Il refuse de reconnaître l'enfant.
Bebeği başka bir bebekle değiştirmiştir.Cette fois elle accouche d'un autre bébé.
Bir güç, bebeği öldürmek için tüm imkânlarını seferber etmektedir.Tous ses muscles essaient de faire naître le bébé.
Babe'in cevabı "Evet bebeğim" olur.Mais c’est "Bebe" la mère de Bablu qui aura le dernier mot.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.1978 : Louise Brown, premier bébé-éprouvette, née en Grande-Bretagne.
O, bebeği sahiplenir ve ailesine götürmek ister.Il propose de devenir son parrain et d'emmener l'enfant.
Bebeği yetimhanede ölür.Mais l'enfant meurt au berceau.
Rosemary'nin Bebeği, (İngilizce:Rosemary's Baby), Ira Levin tarafından 1967'de yazılmış bir gerilim romanıdır.Rosemary's Baby est un roman d'horreur de Ira Levin publié en 1967.
Yerimden kalktım, bebeğimi bulmaya çalıştım.Je rentrais chez moi, je retrouvais mes amis d'enfance et mon entreprise.
Nazan bebeğini aldıracaktır.Ulysse emporte l’enfant.
Fakat bebeğini kendi başına dünyaya getirmek zorunda kaldığını söyler.Elles y reviennent après avoir mis au monde leur bébé au Revier.
En sonunda bebeği de düşürür.Il finit par garder la petite.
Scott, bebeğin Young'tan olduğundan şüphelenir.Victor apprendra que le bébé était le sien.
Doğacak bebeğin de bir kurtadam olacağı fikri onu üzmektedir.Viva se demande ce que ça ferait d'avoir un enfant.
Yeni doğmuş bir Harlequin tipi iktiyozis bebeği 14 yaşında Harlequin tipi iktiyozis hastası bir kızLe colis en question n’est autre qu’Ellie, une jeune orpheline de 14 ans.
Ancak ülkemizde yüzde 10 gibi azımsanmayacak bir oranda bebeğin doğumu daha erken gerçekleşmektedir.En 2012, plus d'un bébé sur dix naît prématurément dans le monde sans évidence de décroissance avec le temps.
Dönüşte yaşanan tartışma sonucu Scarlett bebeğini kaybeder.Grâce à la machine à accoucher, Polly met au monde son enfant.
Her bölümde bir çağırma bebeği (summoning doll) kullanılabilir.Dans chaque division figure un dauphin d'argent.
Stewie Griffin: Ailenin küçük bebeği.Stewie Griffin est le bébé de la famille âgé d'un an.
Bebeği uyandırmaya korkuyordu.Ella temía despertar al bebé.
O, ailenin bebeğidir.Él es el bebé de la familia.
Cathy bu gece bizim bebeği görmek için geliyor.Cathy viene esta noche a ver a nuestro bebé.
Bebeğin adı Tom.El bebé se llama Tom.
Bebeğini kollarına aldı.Ella cogió a su bebe en sus brazos.
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entró a la habitación sin hacer ruido para no despertar al bebé.
Bu bebeğin büyük gözleri var.Este bebé tiene unos ojazos.
Bu bir Japon oyuncak bebeği.Esta es una muñeca japonesa.
O oyuncak bebeği nerede buldun?¿Dónde encontraste esa muñeca?
O, bebeğini yatağa yatırdı.Él acostó a su bebé en la cama.
Onun bebeğine bakmak zorundaydım.Tenía que cuidar de su bebé.
Bebeğinizi sevmeyi öğreneceksiniz.Usted aprenderá a amar a su bebé.
Onun sağlıklı bir bebeği vardı.Tuvo un hijo sano.