be ile cümle
be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O zamandan beri ondan haber alınmadı.He has not been heard of since.
Ondan daha fazlasını bekleyemezsin.You can't expect more than that.
O zamandan beri onu görmedim.I haven't seen her since then.
Ben o zamandan beri onu görmedim.I haven't seen her since then.
Ben onu duyduğuma üzüldüm.I am sad to hear it.
Ona inanmak benim salaklığımdı!It was stupid of me to believe that!
Onu benim için satın al, lütfen.Buy it for me, please.
Ben onu kilitlemeden bıraktım.I left it unlocked.
Ben onu görmek istiyorum.I would like to see it.
Lütfen onu benim için bir kenara koy.Please put it aside for me.
Ben bütün onları okuyabilirim.I can read them all.
Onlar benim kitaplarım değildir.They aren't my books.
Onlar benim büyük babamın kitaplarıdır.They are my grandfather's books.
Ben burada kalmayı tercih ederim.I'd rather stay here.
O, tam bizim beklediğimiz gibi gitti.It went just as we expected.
O, benim bir arkadaşım için.It's for a friend of mine.
O benim yegane kaygım.That's my sole concern.
O gerçekten benimki olabilir mi?Can it really be mine?
Bu gerçekten heyecan verici bir beyzbol maçıydı.It was a really exciting baseball game.
O, benimki ile aynı renk.That is the same color as mine.
O benim pantolonum.Those are my trousers.
Ben ısmarlıyorum.It is on me.
O benim için büyük bir şoktu.It was a great shock to me.
Bu benim için çok zordu.It was too difficult for me.
O benim için çok zordu.It was too difficult for me.
Ben bu iş için biçilmiş kaftanım.That is the sort of job I am cut out for.
Ben onu duymaktan usandım.I am tired of hearing it.
O beyazdır.It's white.
Ben onu satmayacağım.I'm not going to sell it.
Ben kitabı kolay buldum.I found the book easy.
Sessizce bekledi.It waited, silently.
Bu bir oyuncak bebek.That's a doll.
En az beş dolara mal olur.It'll cost at least five dollars.
O beni ürpertti.It gave me the creeps.
O, benim meselemdir.That's my affair.
O benim sıram değil.That is not my line.
O, benim ceket cebimde.It's in my jacket pocket.
O benim inançlarıma ters düşüyor.That goes against my beliefs.
Bu benim gücümü aşar.It is beyond my power.
O benim ilkelerime aykırı.That runs against my principles.
O benim sözlüğüm.That's my dictionary.
O benim sözlüğümdür.That's my dictionary.
O benim kişisel kullanımım için.It's for my personal use.
Bu, benim hatıralarımın içinde.That is in my recollections.
O, beklentimi karşılamadı.It fell short of my expectation.
O benim ailem için.It's for my family.
O benim kendi işim.That is my own affair.
O, benimki gibi bir şey midir?Is it anything like mine?
Bu benimki değil.It isn't mine.
Beni ilgilendirmez.It's none of my business!
Bu benim için yepyeni bir top oyunu.It's a whole new ball game for me.
Bu benim için çok yeni bir durum.It's a whole new ball game for me.
Benim için fark etmez.It makes no difference to me.
Bu benim için küçük bir sonuçtur.It is of little consequence to me.
Benim için çok zor gibi görünüyor.It seems very difficult for me.
O benim için bir ilhamdı.It was a revelation to me.
Benim için çok zordur.It's too difficult for me.
Bu benim için iyi bir haber.That's good news to me.
Onun benimle ilgisi yok.That has nothing to do with me.
O, ben varmadan önce oldu.It happened prior to my arrival.