be ile cümle
be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu benim yabancılar arasındaki ilk gecemdi.It was my first night among strangers.
Başından beri söylediğim bu.That's what I said all along.
Yapmanı beklediğim son şey budurThat's the last thing that I expected you to do.
O, benim alamayacağım kadar çok pahalıdır.It is too expensive for me to buy.
Onu benden daha iyi yapabilirsin.You're better able to do it than I am.
Onu sabırsızlıkla bekleyeceğim.I'll look forward to it.
Ben onu çekmeceye koydum.I put it in the drawer.
Onu ben kendim yaptım.I made it myself.
Bu bir elmaya benziyor.It looks like an apple.
Ben onu orada giyinmeyi kastetmedim.I didn't mean to put that on there.
Benim için çözmesi çok zor bir problemdi.It is too difficult a problem for me to solve.
Bu beni aşıyor.It's beyond me.
Onu beleşe aldım.I got it free.
Berbat bir konserdi.It was a poor concert.
Ben onu bir gün önce kiralamıştım.I had rented it the day before.
Kız arkadaşım gittiğinden beri uzun, uzun zaman oldu.It's a long, long time since my girl's been gone.
Ben onun iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum.I think it's a good idea.
O, yaklaşık on beş dolara mal olacak.It will cost around fifteen dollars.
O, on bir on beşte oldu.It happened at a quarter past eleven.
Benim için farketmez.It's the same to me.
Ben onu şaka olarak söylemiştim.I meant it as a joke.
Bu benim favori yiyeceğim.It's my favorite food.
Beni dahil et.Count me in.
Ona çok benzer bir hikaye duyduğumu hatırlıyorum.I remember hearing a very similar story to that.
Ben o konuya ilgimi kaybettim.I have lost interest in it.
Ben bunu fark etmedim.I didn't notice it.
Ben onun hakkında bir şey söyleyeceğim.I will say something about it.
Ben onun için on dolar ödedim.I paid 10 dollars for it.
O beni ona yazma sorunundan kurtaracak.That will save me the trouble of writing to him.
O beni güç bir durumda bırakırdı.That would leave me in a fix.
O, beni bir sürü sorundan kurtaracaktır.That will save me a lot of trouble.
O halde, ben sizin bugün gelmeniz gerektiğini düşünüyorum.In that case, I think you should come in today.
O, beni daha fazla sorumluluktan kurtarıyor.That absolves me from further responsibility.
Kızımdan beklediğim odur.That's what I expected of my daughter.
Ben bundan başka bir şey yapardım.I would do anything but that.
O zaman bir beyzbol maçına ne dersin?Then, how about a baseball game?
Onun benim hatam olduğunu itiraf etmeye hazırım.I'm ready to admit that it was my fault.
Bu benim en sevdiğim şarkı.It's my favorite song.
O zamandan beri onu kimse görmedi.Nobody has seen him ever since.
Onun neye benzediği hakkında bir fikrim yok.I have no idea of what it is like.
Ne kadar olduğu umurumda değil. Ben zaten onu alacağım.I don't care how much it costs. I'm going to buy it anyway.
Gökyüzünde bulutlar belirdi.Clouds formed in the sky.
Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender.
Divan üzerinde oturan kadın benim büyükannem.The woman who is sitting on the sofa is my grandmother.
Hikaye duyulursa başım belaya girer.I'll be in trouble if the story gets out.
Yaşlı bayan hastalığından beri oldukça halsiz.The old lady has been rather feeble since her illness.
Yaşlı adam ona küçük bir bebek verdi.The old man gave her a small doll.
Yaşlı adam benimle Fransızca konuştu.The old man spoke to me in French.
Yaşlı adam beş kilometre yüzmeyi denedi.The old man attempted to swim five kilometers.
Tren beş dakika içinde gidiyor olacak bu yüzden acele etsen iyi olur.The train will be leaving in five minutes so you had better hurry up.
İyi haber beni neşelendirdi.The good news cheered me up.
Terapi benim herhangi bir acı çekmeme sebep olacak mı?Will the therapy cause me any pain?
Ebeveynler oğullarından çok şey bekledi.The parents expected too much of their son.
Teori benim için çok soyuttur.The theory is too abstract for me.
Berber onun saçını tıraş etti.The barber gave him a haircut.
Mesele yarına kadar bekleyebilir mi?Can the matter wait till tomorrow?
Bebek, radyoaktif ışınlara maruz kalmıştır.The infant has been exposed to radioactive rays.
O ilaç benim için iyi çalıştı.That medicine worked well for me.
İlaç beni uykulu yaptı.The medicine made me sleepy.
Ben aktörü hiç duymadım.I've never heard of the actor.