beğenmiş ile cümle
beğenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Сантра има влечение към модата.
Gerçekten Martin onların müziklerinden çok kişiliklerini beğenmiştir.Martin voli više vrsta glazbe.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Je veľmi sebecký a egoistický.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Súčasne sa cisárovná prejavila ako veľmi sociálne cítiaca žena.
Caz tarihçisi David Gelly'e göre Morton kendini beğenmiş ve kibirli bir kişiliktir.Pre Karla Jaspersa je človek vždy niečo viac, než to, čo o sebe objektívne a vedecky vie.
Kendini beğenmiştir, tembeldir ve beceriksizdir.Počuti se samega, nemočnega in nekoristnega.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Škodoželjni človek je neka ženska.
Dave ikilinin performansını çok beğenmişti.Džimas Levis labai mėgo šios kompanijos žaidimus.
Adamlar biraz kendini beğenmiş burda, aslında.Blokes có một chút hơi ở đây, mặc dù.
Adamlar biraz kendini beğenmiş burda, aslında.Kerels zijn een beetje muf hier, hoewel.
Adamlar biraz kendini beğenmiş burda, aslında.Pero los hombres son un poco acartonados.
Adamlar biraz kendini beğenmiş burda, aslında.Tipii sunt cam înţepaţi, totuşi.
Adamlar biraz kendini beğenmiş burda, aslında.Τα τυπάκια όμως είναι λίγο περίπλοκα.
Ama bu... Başkan seni çok beğenmiş.Това е тест за Хъниган и Ангина.
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Aber trotzdem... Das Spiel ist fast fertig und es hat ihnen wirklich gefallen...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Ale wciąż... gra jest prawie skończona i bardzo ci się podobała...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Ampak vseeno...igrica je že skoraj dokončana, vam pa je bila res všeč...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Dar totusi...jocul este aproape gata si chiar iti place...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Maar toch...Het spel is bijna compleet en je hebt er van genoten...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Mais tout de même, le jeu est presque complet et vous avez vraiment apprécié...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Men ändå...spelet är nästan klart och du tyckte verklien om den....
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Nhưng... game gần như đã hoàn thành và ngài thực sự thích nó mà...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Però... Il gioco è quasi finito e le è piaciuto molto...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Tapi tetap saja... permainannya sudah hampir selesai dan anda sangat menyukainya.
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Αλλά και πάλι...το παιχνίδι σχεδόν ολοκληρώθηκε και σου άρεσε πολύ...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.Но все же... игра почти готова к выходу, и вам она нравилась...
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz....אבל עדיין... המשחק כמעט הושלם ואתה באמת נהנת מזה
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz....ولكن مع ذلك...إن اللعبة أوشكت على الإنتهاء ولقد إستمتعت بها حقاً
Ancak ... oyun neredeyse bitmek üzere, ve üstelik siz de çok beğenmiştiniz.私は そんな良く出来た人間じゃない
Başkan seni çok beğenmiş.De directeur vindt U nu erg leuk.
Başkan seni çok beğenmiş.Der Vorsitzende mag sie wirklich sehr.
Başkan seni çok beğenmiş.Le président vous aime beaucoup.
Başkan seni çok beğenmiş.Ngài chủ tịch rất thích cậu.
Başkan seni çok beğenmiş.Ordföranden har kommit å gilla dig ganska mycket.
Başkan seni çok beğenmiş.Presedintele te place foarte mult.
Başkan seni çok beğenmiş.Presiden sangat menyukaimu.
Başkan seni çok beğenmiş.Sei piaciuto tantissimo al presidente.
Başkan seni çok beğenmiş.Ο Πρόεδρος σε συμπάθησε πάρα πολύ.
Başkan seni çok beğenmiş.Вы очень понравились председателю.
Başkan seni çok beğenmiş..המנהל מאוד אוהב אותך
Başkan seni çok beğenmiş.لقد أُعجب الرئيس بك كثيراً
Başkan seni çok beğenmiş.昨日 私に電話をいただいて あなたの事をとても褒めていました
Ben kötü çocuk ya da kendini beğenmiş bir delikanlı ya da entellektüellik karşıtı olmayan falan çalışmıyordum.제 작품은 나쁜 아이가 된다거나, 못된 십대가 된다거나, 그런 저런 반지식인이라는 것 그런 것에 관련된 것이 아니예요
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Am mulţi boboci obraznici la MIT, aşa că le zic,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Ik heb een hoop eigenwijze eerstejaars op MIT, dus ik vertel ze:
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,I ved, jeg har en masse kæphøje førsteårselever ved MIT, så jeg fortæller dem,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,알다시피 저에겐 많은 수의 자신만만한 MIT의 신입생들이 있어 말만하면 됩니다.
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Saben, tengo muchos estudiantes de primer año engreidos en el MIT, por lo que les digo:
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Sapete, ho diversi studendi spacconi al primo anno del MIT ai quali dico,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Tudják, van egy csomó beképzelt újoncom az MIT-nél, akiknek azt mondom,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Víte, mám na MIT spoustu nafoukaných prváků, takže jim vždy říkám:
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Vous savez, j'ai de nombreux étudiants de première année au MIT, très arrogants, à qui je dis,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Wissen Sie, ich habe da viele eingebildete Studienanfänger am MIT, und ich sage ihnen,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,W MIT jest wielu aroganckich studentów pierwszego roku. Mówię do nich:
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,В MIT у меня полно дерзких первокурсников, которым я говорю:
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,Разбирате ли, имам много наперени първокурсници в МТИ, затова им казвам:
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,אתם יודעים, אני נמצא עם הרבה סטודנטים חדשים ושחצנים ב- MIT, ואני אומר להם,
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,كما تعرفون، يوجد العديد من الشباب المغمورين في المعهد، و لذلك أقول لهم،
Biliyorsunuz, MIT'de bir sürü kendini beğenmiş öğrenci var, onlara diyorum,「ああ、君たちの体は本当にますます強くなっていくが、
Bizim büyüdüğümüz şehirde, bize "kendini beğenmiş zenciler" derlerdi, ya da"그 거만,"로 우리에 게 우리가 자란 도시, 백인 수 참조 하거나,