beğeni ile cümle
beğeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eser çok tartışıldı ve beğenilmedi.Воно не сподобалося видавцям і було викреслене.
Call of Duty serisinin en beğenilmiş oyunlarındandır.Гра стала однією з найкращих у серії Call of Duty.
Serinin en beğenilmiş oyunlarından biridir.Вони є одною з улюблених розваг карнавалу.
Bunu bir yıl sonra eleştirmenlerce çok beğenilen That Face oyunundaki Henry karakteri takip etti.Роком раніше він отримав схвальні відгуки критиків за роль Генрі у п'єсі «Те обличчя».
1994'te Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) filminde dünya çapında beğeni kazandı.Через рік знявся у стрічці «Чотири весілля і похорон».
1992’de “ Bitter Moon - Acı Ay” u çeker ama beğenilmez.2003 — «Чарівні окуляри» Men jeg sagde ikke noget.
Şarkı çok beğenilmiştir ve grup müzikseverlerin ilgisini çekmeye başlamıştır.Музика сподобалась і музикантів просили грати ще.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Він захоплювався цим, адже йому подобалася публіка.
Dükkana gelen müşterilerden biri mangal sosunu çok beğenir.Багато з відвідувачів полюбляють позатрасове катання.
İlk üç oyun eleştirmenler ve oyuncular tarafından aşırı beğenilmişti.Bloodborne була високо оцінена гравцями і критиками.
Yeşili beğenirim.Мені подобається зелений колір.
Bu şehri beğeniyor musun?Тобі подобається це місто?
Bu kızı beğeniyor musunuz?Тобі подобається ця дівчина?
Abdülhamid'e gösterme fırsatı bulduğu suluboya tabloları Abdülhamid tarafından beğenildi.[1] Акварельні картини Фаусто Зонаро, які він мав змогу виставити, дуже сподобалися Абдулхаміду.
Ürün kısa zamanda beğenilen ve tercih edilen gıdaya dönüştü.Výrobek se rychle stal oblíbeným a napodobovaným.
2002-2003 yılları arası çok beğenilen ama kısa ömürlü bir suç draması olan Boomtown da rol aldı.V letech 2002–2003 hrála v kritiky oslavovaném, ale brzy zrušeném krimi dramatu Boomtown.
Halk tarafından şarkıları çok beğenildi.Lidem se ale píseň líbila.
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Další album Stiff Upper Lip vyšlo v roce 2000 a kritikou bylo pozitivně přijato.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Mezi studenty je velmi oblíbená.
Beğeni görebilen şeyler bunlar büyük bir şehirde.Krásné je to, co se líbí v prostém posouzení.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Ať se ti to líbí nebo NE!"
Şarkı ABD'de oldukça beğenilmiştir.Píseň byla velice oblíbená v Itálii.
Ayrıca roman ve oyunlar da yazdı ancak yazdıkları yayınevleri tarafından beğenilmedi.Rovněž psal romány a divadelní hry, ale nakladatelé jej odmítali.
Ve orayı beğenirler.Líbí se jim tam.
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Většina posluchačů jejich zvuk nepreferuje.
Araba'nın klibi de çok beğeni topladı.Oblíben je i automobilový veletrh.
Klip beğeni toplar.Baví mě nabourávat klišé.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Toskánská vína jsou světově proslulá.
Beğenip beğenmediklerini anlamıyorsunuz.Buď se vám líbí nebo nelíbí.
Her biri yalnız kendi duyuşuna, kendi beğenisine göre bir güzellik yaratma çabası içindeydi.Každá z nich jej okamžitě chtěla pro sebe, protože samozřejmě za nejkrásnější považovala sebe.
Film çok büyük beğeni karşılandı.Filmy sledoval velmi rád.
İlk önce internetten yayımlandı, şarkıyı ulusal radyolar çalmaya başladı ve şarkı beğenildi.Ten první byl kritiky velmi dobře přijat, píseň se začala hrát v rádiích a lidi si ji oblíbili.
Bu ekler modern edebiyat tenkitçileri tarafından çok beğenilmektedirler.Proto jsou velmi oblíbené v moderní architektuře.
Tüketicisinin beğenisini, güvenini kazanmıştı.Byla u posádky oblíbena kvůli spolehlivosti.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Mezi obyvatelstvem byla velmi populární a oblíbená.
20 Eylül'de YouTube'da en fazla beğenilen video olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi.20. září téhož roku byl klip zapsán do Guinnessovy knihy rekordů jako nejlépe ohodnocené video na YouTube.
Ancak Collins'in performansı beğenildi.Ne každému se ale pozice Franka líbila.
Yemek olarak en çok beğenilen ve sevilen yöre halkının deyimiyle, Topça'dır.Pro ostatní obyvatele však stále zůstává podivínským, avšak oblíbeným obyvatelem Bon Temps.
250 bin beğenilmeme aldı.Vybralo se 150 tisíc.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Dacă nu vă place, puteți să scoateți asta».
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Stiff Upper Lip, lansat în 2000, a fost bine primit de critici.
1970'ler ve 1980'ler boyunca Theo Angelopoulos, eleştirmenlerce beğeni toplayan bir dizi film yönetti.În anii 1970 și 1980, Theo Angelopoulos(en) a regizat o serie de filme notabile și apreciate.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Toți elevii o plac foarte mult.
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.Cărțile lui Shah despre sufism au fost primite cu entuziasm din partea criticilor.
Film çok büyük beğeni karşılandı.Acest film a devenit foarte apreciat.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Vinurile este consumat pe întreg teritoriul Slovaciei.
Ayrıca roman ve oyunlar da yazdı ancak yazdıkları yayınevleri tarafından beğenilmedi.A scris de asemenea nuvele și piese de teatru, care însă au fost refuzate de editori.
Serinin en beğenilmiş oyunlarından biridir.Este una din cele mai preferate plante de apartament.
En sonunda burayı beğenip kalmaya karar verirler.Aku hotărăște să le facă pe plac.
Kalandar Soğuğu eleştirel anlamda beğeni topladı.Orașul pierde la Urupema rece în întrebare.
Film eleştirmenler tarafından beğenilmemiştir.Filmul, în general, nu a fost apreciat de către critici.
Albüm, Amerika’da beklenen başarıyı sağlayamasa da, Avrupa’da oldukça beğenildi.Deși, inițial, albumul nu a impresionat în Statele Unite, a fost un succes în Europa.
The Artist daha sonra uluslararası beğeniye sunuldu.Interpretarea actorului a fost apreciată ulterior ca fiind excepțională.
Serinin en beğenilen filmi olarak da değerlendirilmiştir.Taylor l-a considerat, de asemenea, ca filmul său favorit.
Bu evi bayağı beğeniyorum.Îmi place foarte mult casa această.
Bu evi bayağı beğeniyorum.Îmi place foarte mult casa asta.
O kadar beğenildi ki besteci tam 32 kez sahneye çağrıldı.Itt a közönség annyira ünnepelte, hogy nem kevesebb mint 32-szer kellett visszatérnie a színpadra.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Diákjai nagyon kedvelték.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.De válaszolok a kérdésére: maga tetszik nekem."
Eleştirmenlerin beğenisini toplamasına rağmen bu albümden sadece 12.000 adet kopya satıldı.Bár a kritika jól fogadta, mindössze 2 000 példányt tudtak eladni belőle.