beğeni ile cümle
beğeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Winorośl jest powszechnie uprawiana na terenie kraju.
İlk albüm Mikrop çok daha farklı olan albüm büyük beğeni almıştır.Przeciwieństwo poprzedniego albumu, który był bardziej rozrywkowy.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Janasz Korczak kocha Jadzię, ale nie stara się o jej rekę.
Kısa süre çok beğeni topladı.Szybko przypadli sobie do gustu.
Kalandar Soğuğu eleştirel anlamda beğeni topladı.Niemniej krytyka przyjęła książkę chłodno.
Bölüm, tüm zamanların en çok beğenilen televizyon pilot bölümlerinden biri oldu.«Would?» to jedna z moich ulubionych kompozycji w całej historii.
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Niektórym klientom nie przypadły do gustu wystające reflektory.
Beğenip beğenmediklerini anlamıyorsunuz.Nie bacząc na to, czy się komuś spodoba, czy nie.
Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.Przekroczył nielegalnie granicę pod Cieszynem.
Fakat Muhtedi Bağdat halkı tarafından beğenilmemekte idi.Oczywiście tak sympatyczne przyjęcie nie spodobało się Borgiom.
Ama yine de seyirciler tarafından beğenildi.Był uwielbiany przez publiczność.
Burada seçmelere giren Selçuk, kısa bir süre sonra beğeniliyor ve takım ile sözleşme imzalıyor.Fotografie spodobały się na tyle, że już po tygodniu podpisała kontrakt z agencją.
Ancak Collins'in performansı beğenildi.Zachwycony jego występem Ludwik.
Basketbol da beğeniyle izlenen bir spor dalıdır.Dużą popularnością cieszy się też baseball.
Verilerin içinde kullanıcıların Facebook beğeni tuşuna ne zaman tıkladığına dair kayıtlarda yer almaktadır.Kontrowersje wzbudza także ilość danych, które Facebook zbiera na temat osób z niego korzystających.
Dizi, dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Margaret Thatcher tarafından da beğeniyle seyredilmiştir.Podobne poglądy reprezentowała premier Wielkiej Brytanii Margaret Thatcher.
Film Sovyetler Birliğinde de gösterime girmiş ve beğenilmiştir.Film cieszył się popularnością także w Związku Radzieckim.
Türk halkı için sevilen ve beğenilen bir şarkı olmadı.Nie brak piosenek ludowych i popularnych.
Ürün kısa zamanda beğenilen ve tercih edilen gıdaya dönüştü.ADAM stał się w krótkim czasie pożądanym towarem.
Ancak popüler kültürde çok beğenildi ve muazzam bir şöhret yakaldı.W swoim kraju cieszył się, i wciąż cieszy, ogromną popularnością.
Film, yılın en çok izlenen ve en beğenilen filmlerinden birisi olmuştur.Uważany za jeden z najpopularniejszych i najbardziej lubianych filmów tej wytwórni.
Bundan sonraki hazırladığı eserler bu eser kadar seyircinin ve opera kritiklerinin beğenisine şahit olmadılar.Późniejsze dzieła Joffé nie cieszyły się już takim uznaniem krytyki i publiczności.
2000 yılında Stiff Upper Lip piyasaya çıktı ve eleştirmenler tarafından beğenildi.Stiff Upper Lip gavs ut 2000 och blev väl mottaget av kritiker.
1994'te Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) filminde dünya çapında beğeni kazandı.Han slog igenom internationellt 1994 i filmen Fyra bröllop och en begravning.
Beğenir, grubun menajeri olur.Får jag tala med koncernchefen!
Elçi Gitme: Erkek tarafı kız ailesince de beğenilirse kız tarafına hatırı sayılır kişilerle elçi gönderilir.Och du, mitt barn, skall kallas den Högstes profet, ty du skall gå före Herren och bana väg för honom.
Ayrıca Esai Morales, Jimmy Smits ve Edward James Olmos'ın da oynadığı film son derece beğenildi.Filmen, där även Esai Morales, Jimmy Smits och Edward James Olmos hade roller, blev en kritikerrosad succé.
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.Idries Shahs böcker om Sufism erhöll avsevärt entusiastisk kritik.
Yeni içkisini test etmek için, ilk önce beğenisini bulan mağaza sahibi Wade Morrison'a teklif etti.Han erbjöd affärsinnehavaren Wade Morrison att pröva den nya drycken, och den föll honom i smaken.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Om du gillade det jag gjorde innan, kommer du älska det här...".
Bu ekler modern edebiyat tenkitçileri tarafından çok beğenilmektedirler.Och det är det jag verkligen älskar med låtskriveri.
Diğer bir kesimin ise beğenisini kazandı.För andra betydelser, se Lubimbi.
En sonunda burayı beğenip kalmaya karar verirler.Men vi är övertygade om att ni efter någon tid ska trivas här.
Buna karşın yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranına sahip.Underbar kärlek så stor 95.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.För schacktillbehör se schacktermer.
90'dan fazla roman ve 300 hikâye kaleme alan yazarın özellikle çocuk kitabı Animal Castle beğeni kazandı.Lee skrev minst 90 romaner och 300 noveller, en bilderbok (Animal Castle) och flera dikter.
Kültüründe beğenilerek izlenen köçekleri vardır.Arten trivs bra i kulturlandskap.
Film eleştirmenler tarafından beğenilmemiştir.Filmen uppskattades inte av kritikerna.
Serinin en beğenilmiş oyunlarından biridir.Ett av mina favoritband förresten.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.De gillar wrestling precis som Jakob, men de låter honom aldrig vara med på deras lekar.
Kendini beğenir.Villkorslöst älskad.
Film birçok eleştirel beğeni aldı.Filmen har fått omfattande kritik.
"Serhat Hacıpaşalıoğlu: Ülkemde de beğenilirse oldukça mutlu olurum".Att erbjuda sin solfjäder: Jag trivs i ditt sällskap.
Büyük beğeni toplayan albüm, Spin dergisi tarafından yılın en iyi 20 albümünden biri seçildi.Skivan möttes av övervägande positiv kritik och hamnade på tidningen Spins lista över årets 20 bästa album.
Pillars of Eternity, çıkışının ardından eleştirmenler tarafından beğenildi.Pillars of Eternity отримала визнання критиків після виходу і високі оцінки.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Ви або приймаєте її, або ні».
Bu kalemi beğenir ve çantasına koyar.Обожнюють молоко і вміст своєї валізи.
Şarkı Bulgaristan'ın "En beğenilen yaz hitti" seçildi.У вересні визнана «найпопулярнішою співачкою України».
Yeni içkisini test etmek için, ilk önce beğenisini bulan mağaza sahibi Wade Morrison'a teklif etti.Першим, хто скуштував новий напій був власник аптеки Вайд Соррісон, якому напій сподобався.
Programı çok beğenildi.Літак надзвичайно йому сподобався.
Sen ne beğenirsen, herkes onu beğenir" der.А я все-рівно тебе більше за усіх люблю».
İdris Şah’ın Sufizm hakkındaki kitapları dikkate değer eleştirel beğeni elde etti.Книги Шаха про суфізм досягли гранично значного схвалення.
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Був улюбленцем студентів.
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Особливо його захоплювали потужні машини.
90'dan fazla roman ve 300 hikâye kaleme alan yazarın özellikle çocuk kitabı Animal Castle beğeni kazandı.Авторка понад 90 романів і 300 коротких оповідань, дитячої книжки-картинки (Animal Castle) і багатьох віршів.
Yörükler orayı beğenir ve yerleşir.Сподобалась їм ця місцевість і вони поселилися тут.
Şarkı ABD'de oldukça beğenilmiştir.Ця пісня дуже полюбилася американським дітлахам.
Yerel haberler sunan radyo ilin gündemine ışık tutarak halkın beğenisini kazanmıştır.У чому, безсумнівно, виграє — популярність радіостанції зростає.
Kahraman bir havacı portresi oyuncuya farklı çevrelerin beğenisini kazandırdı.За допомогою спеціального годинника герой може приймати вигляд інших людей.
Film eleştirmenler tarafından beğenilmemiştir.Критикам фільм не сподобався.